Mükemmel Yaşam Yok ki, Mükemmel Temizlik olsun

Mükemmel Yaşam Yok ki, Mükemmel Temizlik olsun

Canım Şebnem sormuştu, anlatayım... Sene 2000. Yeni evlenmişiz. Minnak tatlı bir ev tutmuşuz. Evin içindeki eşyalar eksik; yatak yok misal, dolap da, ama olanların bazısı yeni bazısı eski, hepsi çok kıymetli. Eve halı sermiştik boydan boya, Ankara malum soğuk olur. Nasıl seviyorum evimizi anlatamam. İşe gidip geliyorum, ev temizliyorum. Süslüyorum, siliyorum. Misafir gelecek, gelmeden bir temizliyorum gittikten sonra yine silip süpürüyorum. Haftada bir halıları silip, perdeleri yıkıyorum. Başak burcu kadınıyım ben. Başak burcu insanlarının biraz temizlik takıntısı olduğunu bilmek için öyle çok da astrolojiye inanmak gerekmez aslında… Eylül / Ekim doğumlular arasında mini bir anket yapmak yeterli bence. Dahası yükselenim…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bedenini Tanı

Bedenini Tanı

Sizin de başınıza geldi mi? Küçük bir kız çocuğu iken bana hep “kız çocuğusun, kısa giyemezsin” derlerdi. Erkek kuzenlerim rahat rahat dolaşırken,  ben bedenimi saklamak zorundaydım hep. Sonra büyüdüm ama bir büyüdüm, inanılmaz. Pırasa gibi. Sınıfımın en uzunuydum. Bir kız çocuğunun bu kadar uzun olması normal değildi; “Eyvah! Erkeklerden uzun bu, ayakları bile kocaman” denir olmuştu (hatta ayağım büyümesin diye iple ölçülüp, o ipin kocaman taşın altında sıkıştırılmışlığı bile var). Memelerim sınıftaki erkekler arasında dalga geçilecek konu iken, tek çizgi kaşlarım ise utanç vericiydi. Onların hepsinden uzun olduğum gerçeğini ise kambur durarak gizlemeye çalıştım. Boyum 180 ve ancak 37 yaşımda…
Devamını okumak için tıklayın >>
Yaz Bitti

Yaz Bitti

Başarısız bir blogger olabilirim keza en son yazalı yine haftalar oldu. Yarın işbaşı yapmadan evvel iki kelam edeyim de hayatımdaki yeni dönemi sizlerle paylaşayım istedim. Koca bir yaz daha geçti. Sanıyorum oğlumun benden uzak kaldığı en uzun yaz oldu bu. Okullar kapandıktan sonra tatile babasının yanına gitti ve yeni döndü. Bu arada ben de bol bol çalıştım, bol bol yoga yaptım ve kendime zaman ayırdım... güzeldi... iki hafta kadar! Sonrası ise tam bir obsesif gitgeller... "Bu çocuk beni niye aramıyor!" "Sıkıldı mı benden??!!" "Babasının yanında daha çok mu eğleniyor ki!!???!!!" "Ben sıkıcı bir anneyimmmm...." Ama işin aslı dostlar, benim oğlum…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bekar Babalara Tavsiyeler

Bekar Babalara Tavsiyeler

Birkaç gün (tamam kabul ediyorum, birkaç hafta oldu bile) evvel bekar bir baba bana blog üzerinden ulaştı. Ayrılık sonrası oğlu ile ilişkileri konusunda endişelerinin olduğunu anlattı bana. Ben bu yazıyı normalde babalar gününe yetiştirmeye niyet etmiştim ama şimdiye kısmet oldu. Bekar bir anneden bekar babalara tavsiyeler efendim... Buyurun: Ayrılıkların erkekler için daha zor olduğunu söyleyen birçok makale okumuştum. Bunun için uzmanlar birkaç sebep belirtmektedir. Bunlardan bir tanesi, ilişkilerinin bitiş noktasına geldiğinin fark etmeleri çok daha uzun zaman alabiliyormuş. Bu nedenle, ayrılığın gerçekleşmesi erkeklerde bir nevi şok etkisi yaratıyormuş. Tabii bu durum aldatma, şiddet vs. değil genel olarak geçimsizlik, iletişimsizlik, taraflardan…
Devamını okumak için tıklayın >>
“Sakin ol Anne!” – Bağırmayan Anne Baba Olmak

“Sakin ol Anne!” – Bağırmayan Anne Baba Olmak

Evliliğimin en kötü dönemleri ile ilk boşandığım dönemler çok iyi bir anne değildim ben. Bunu ne günah çıkarmak için ne de kendimi aklamak için yazıyorum. Gerçek bu! Elbette ki çocuğumu çok seviyordum, tabii ki elimden geleninin en iyisini yapıyordum, muhakkak çok zor günlerde çok ağır şeyler yaşıyordum ama ne olursa olsun gerçekler ortada. Olmak istediğim kadar var olamadım oğlum için. Fiziksel olarak orada olsam da, zihinsel olarak çok gergin ve mutsuz ve hatta çaresiz idim ve bu ister istemez anneliğimi etkiliyordu. Oğlumun normal, çocukluğun gereği davranışlarına karşı çok sabırsız ve tahammülsüzdüm ve şimdi olsa sabırla, sakinlikle hatta eğlenerek vereceğim tepkileri…
Devamını okumak için tıklayın >>