Ailemsi Yaratıklar Olmak

Aylık sonunda çocuk “hatırına” bir araya gelinir mi gelinmez mi? Ben bu soru ile çok bocalamıştım, boşandığım ilk aylarda ve eminim ki birçok bekar anne de aynı soruyu kendine soruyordur.

Nefret etmeseniz bile kendisinden; kalbinizi kıran, sizi üzen ve sizi ve çocuğunuzu bir şekilde kendi hayatında olduğundan farklı bir konuma koyan bir insan ile bir araya gelmek birçoğumuz için gerçekten de zordur. Çok dostça şartlarda ayrılıp, ayrıldıktan sonra dostça ilişki ve iletişim kurabilen insanlar çok azdır… O noktaya da hemen gelinemez; gelmek zaman alır, sabır ister, anlayış ister. Yürek iyileşmek, yükselen ego sakinleşmek ister.

Peki ya bu arada nasıl olacak iletişim?

Çocuğunuzun babası ile ayrıldıysanız, sebep ne olursa olsun, amaç tektir… Mutlu olmak. Temel bir gerçek; insanlar ilişkilerinde mutlu olmak ister. Bir kişi bile mutsuz ise, yaşadığınız ilişki olmaktan çıkar, çıplak ayakla sıcak keskin taşlar üzerinde yürümek kadar ıstırap verici bir hale gelir. Ayrılık, mutluluğu yeniden bulmak için açılan bir kapıdır. Ayrılmayı istemeyen taraf da olsanız, isteyen tek taraf da olsanız, ortak alınan bir karar da olsa; nihayetinde ulaşılması istenilen yer mutlu olmaktır – ya birlikte ya da ayrı.

Eğer; her ne sebeple olursa olsun, eski eşiniz ile iletişim kurmakta zorlanıyorsanız, iletişim kurmak, onu görmek, duymak, onunla konuşmak size acı veriyor ise, kızdırıyor, huzursuz ediyor ise; bu duruma tek bir çözüm var: iletişimi minimuma düşürün. Kesin gerekirse. Çocuk ile ilgili çok önemli konular, mesaj veya mail ile de paylaşılabilir ama kesinlikle sosyalleşmek zorunda değilsiniz. Çocuk sizi bir arada görmek istiyor ise ve ona hayır demek zor geliyor ise size (ki çocuklarımızın ne isteklerine hayır demek zorunda kalıyoruz… Konu baba ile ilgili olunca sadece ekstra hassas davranmak zorunda hissediyoruz) yanınızdaki kişiyi bir zamanlar sevdiğiniz adam gözü ile değil, bir baba gözü ile bakın. Onun babalığını yargılayıp, öfkelenmek yerine; boş verin.

Biliyorum, söylemesi yapmasından daha zor. Ben de eski eşimin babalık adına yaptıklarına, sorumsuzluklarına çok öfkelendim, çok üzüldüm ve ağladım ama zaman geçtikçe anladım ki ben o adama hala bir zamanlar sevdiğim, evlendiği ve kendisinden çocuk yaptığım, aşık olduğum adam gözlüğü ile bakıyordum. Hayır. O adam artık yoktu. Belki o değişmişti, belki de ben. Benim ondan beklediğim standartlarda “babalık” görevini yerine getirmiyor diye ben neden üzülmeli veya kırılmalıydım ki? Üstelik benim üzülmem sadece bana ve dolaysıyla oğluma zarar veriyordu. Bu adam bir baba idi ve ben her ne kadar babalığından memnun olmasam da, benim oğlumun babasıydı. Şans veya kadar diyeyim, çocuğumu doğurmak için ihtiyacım olan eş olarak bu adamı seçmiştim ve artık hayatımda daimi bir yeri var. Tek bir yer… “Oğlumun babası” olarak. Bizim kocaman dünyamızda, kendimiz için yarattığımız yuvamızda, çok çok minik bir yer.

İlk ayrıldığımızda bir araya geldiğimde çok öfkeleniyordum ve üzülüyordum. Ben de bıraktım. Oğlum benden bir iki kere babası ve ailesi ile görüşmem konusunda istekte bulundu, tek bir seferinde kabul ettim ama onun haricinde hep çok net bir biçimde, söz konusu sürenin baba-çocuk zamanı olduğunu ve anne-çocuk zamanı için başka planlar yapacağımızı söyledim. Tutturmadı pek ama eğer tuttursaydı, giderdim ben de onlarla muhtemelen ama her seferinde değil. Ona bir takvim çizer, baba ile geçireceği zamanları ayrı işaretler, benimkileri ayrı işaretler ve üçümüzün bir arada olacağı zamanı da ayrı işaretlerdim… 4-6 hafta sonundan bir tanesi ve sadece 1 saat.

Eğer baba ile iletişim kurmak zorunda, ayrıldıktan sonra ailemsi yaratıklar olarak gezmek zorunda kalıyorsanız veya bunu çocuğunuza borçlu olduğunuzu düşünüyorsanız; size bir tek tavsiyem var: karşınızdaki adamı eski eşiniz olarak değil, çocuğunuzun babası olarak görün. Onun babalığı ile ilgili ne bir beklentiye girin, ne de ona nasıl bir baba olması gerektiğini söyleyin. Sonuçta biliyorsunuz değil mi, sağlıklı her erkek seks sonunda baba olabiliyor! Hah. Sizin durumda da aynen böyle oldu. Sizin çocuğunuzun babası diye otomatikman iyi bir baba olmuyor. İyi babalık; sorumluluk bilinci, kabına sığmayan bir sevgi, engel olunamaz bir özlem, bol keseden verilecek ilgi ve bencilliğin bir kırıntısının dahi olmadığı bir ruhtan gelir. İyi bir baba, sizin düşündüğünüz veya beklediğiniz biri olmayabilir. Kendi öğrendikleri kadar iyidir, kendi modeli kadar belki de.

Sevgi, her ne formda olursa olsun, öğretilmez. Bir başkasındaki sevgi de zorla olduğundan başka bir şekle sokulmaz. Ya seviyordur çocuğunu ya da sevmiyordur. Ya çok ilgili bir şekilde seviyordur ya da haftada bir, canı isterse seviyordur. Ya sizi öfkelendirmek, kırmak için günlerce sizden alıkoyup size göstermeyecek kadar seviyordur, ya da öncelikli bakıcısı siz olduğunuz için çocuğunuzun sizinle ilişkisine saygı duyarak seviyordur. Hissettiği sevgiyi siz değiştiremezsiniz aynı şekilde siz ölçemezsiniz. Siz sadece çocuğunuza kendi gerçeğinizdeki sevgiyi, korumayı, huzuru ve ilgiyi sağlayabilirsiniz. Bunu da ancak kendinize iyi bakarak yapabilirsiniz; buna mutsuz olduğunuz ortam ve iletişimlerden uzak kalmak dahil.

Eğer babanın çocuğu ile bir araya gelmesine tek sebep de sizin zorlamanız ise, o ilişkiden bir cacık olmaz. Sizin zorlamanız ile “gelişecek” baba çocuk ilişkisi çocuk içi sadece hayal kırıklığı ile sonuçlanır – meğer baba kendi kendine ona vakit ayırmayı isteyecek kadar bile sevmemiş onu. Esas üzücü olan bu olur. Ne engelleyin, ne de çok zorlayın. Tohum gibi. Toprağa bırakın, sulayın besleyin ama fazla su ve besin verirseniz o tohum boğulur, büyüyemez.

Ne demiştik; ilişkinin amacı da ayrılığın amacı da mutluluk. Eğer siz mutlu değilseniz, her şey boşuna demek. Çocuk anne ve babayı bir arada görmek istediğinde onları mutlu görmek istiyor ve bana inanın zorlama mutluluklar, sahte gülüşmeler ve derin sessizlikler en az soğuk bakışmalar, pasif agresif davranışlar ve kavgalar kadar çok zarar veriyor çocuklara… Kendi ilişkilerindeki “mutluluk” ve “sağlıklı iletişim” modellerini sizin “çaktırmadığınızı” sandığınız ortamlardan oluşturuyor. Buna gerek var mı?

Etiketler : , ,

Bu Yazıya 9 Yorum Yapıldı.

  1. İFFET Reply

    Biliyor musun ne çok haklısın bir sinek gibi yapışıp kaldım anlamsız bir hayat geçip gidiyor. Kendime de değil artık zavallı çocuklarım o kavgaların arasında nasıl da sessizce büyüyorlar. Ben çıkamadım bu döngüden neden ?

    • admin Reply

      Bir kaç sebebi olabilir. Belki değişimden korkuyorsun, belki kabullenmek zor geliyor. Belki fazla sessiz ve uysalsın. Belki insanların seni üzmesine izin veriyorsun? Yani buna cevap vermek için daha çok bilgiye ihtiyacım var seninle ilgili, belki sorularım sana yardımcı olur?
      Üzülme. Neden diye sormak çok çok büyük bir adım, ve bu doğru bir yol. Sevgiler.

  2. İFFET Reply

    3 satırınız bile kendimi iyi hissettirdi teşekkür ederim. Daha çok şey paylaşmak isterim..

  3. Nilsu Reply

    Bende 1 ay önce ayrıldım be 33 yaşındayım. 8 yıl flört 9 yıl evlilik koskoca 17 yılın anı ve alışkanlıklarını silmeye çalışmak için uğraşıyorum. Çok aşık olarak evlendim ve şimdi elimde kalan koca bir hiç! 8 yalında bir kızım var. En çok ona karşı duyduğum vijdan azabı Can’ımı yakıyor. Biten evliliklerin sorunlu çocukları oluyor klasiği ve herkesin kızıma acıyarak bakması, içinde bulunduğum durumun dünyanın sonu gibi görülüp herkes tarafında sürekli Allah yardımcın olsun çok zor söylemleri işimi dahada zorlaştırıyor. Zaman bize ne getirecek bilmiyorum kaygılı ve koca bi boşluktayım

    • admin Reply

      Hayır… Ben biten evliliklerin sonucunda her çocuğun sorunlu olacağına inanmıyorum. Boşanma sonunda huzurlu ve mutlu bir ebeveyn ve yuva kurulması çocuklara çok daha iyi geliyor bana inan. Zaman size iyi gelecek, bana inan. Sevgiyle…

  4. nurdan Reply

    Ne kadar dogru bir bakis acisi. Bu konuda ufkumu actiniz, silkinmemi sagladiniz. Cocuguma uzulmek, pismanlik, bezginlik gibi cikmazlarla bogusurken “evet demek ki cocugumun babasi bu adam olacakmis ama artik benim asik oldugum, herkesi karsima aldigim adam degil o” diye dusunebilmek icimi rahatlatti. Ayda iki kere yuzeysel sevgi gosterisinde bulunan bir adam bence de cocugunu sevmiyordur ve onunla cocugum icin evli kalsam ne kalmasam ne..

    • nurdan Reply

      Bu arada ekleme yapiyim. Bosanma sebebimiz benim ev islerinde kotu olusum ve gorumcemle anlasamadigim icin onu gormek istemeyisimmis. Ne kadar gecerli mazeretler degil mi insanin yavrusunu yuvasindan etmesi icin?

      • admin Reply

        Geçerli değil evet ama mazeret mazrettir. Bu olmasa başka bir şey olacaktı. İçin rahat olsun, kötü bir model yerine senin mutlu ve huzurlu olarak var olman çocuk için yeterli. Sevgiler 🙂

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir