Aileye bir tane daha…
Bu yazıyı bir süredir yazmayı planlıyorum ama bir türlü beceremedim. Sebebi ise ne konunun zorluğu veya karmaşıklığı ne de konuya karşı beslediğim duygular. Sanırım sebebi hayatımızdaki bu yeni gelişmeye karşı duygu, düşünce ve tutumumun anlaşılmayacak olma hissi ama zamanı geldi… Başlıyorum. Bir bekar anne macerası daha!
Ailemize yeni biri katıldı… Oğlumun babası geçen hafta evlendi.
Sürekli kız arkadaşları oluyordu, ben de bazısından haberdar oluyordum elbette ama bu seferki kız arkadaşından geç haberim oldu. Oğlum büyüdükçe, her ergen gibi biraz ketumlaştı sanırım. Benimle paylaşımları genellikle yeni öğrendiği şeyler hakkında, izlediği komik videolar ile ilgili oluyor. Yetişkinlerin karmaşık duygu dünyası, ilişkiler yumağı onun için bilimsel, dini ve politik sorgulamalarından daha önemli değil. Normal. Kendini keşfetme, birey olarak zihnini ve kişiliğini programlama aşamasında.
Oğlumun babası beni bir kaç hafta evvel ben iş yerindeyken aramıştı. “Sana bir şey söyleyeceğim” demişti. Bana bu cümleyi en son kurduğunda “beni aldattın mı?” diye sormuştum ve maalesef hissimde o zaman haklıydım. Bu sefer de “evleniyor musun?” diye sordum. “Evet” dedi. Ne şok oldum, ne şaşırdım, ne de kendim için üzüldüm ama nefes almam gerekiyordu. Ona “seni birazdan arayacağım, patronum çağırıyor” dedim ve telefonu kapattım. Düşüncelerimi toplamam gerekiyordu. Zihnim çok hızlı çalışıyordu. Düşüncelerim küçük pixar karakterleri gibi etrafta sevinçli, panik, heyecanlı, umutsuz karakterleri olarak koşuşturuyor ve aynı duvara çarıp çarpıp düşüyordu: AİLE… Aile olmayı isteyen ben, kadın-erkek, 3 çocuklu ve bir köpekli bir evde yaşamanın hayalini küçüklüğümden beri kuran ben, evlenen o (ki mesele nikah akdinin yapılması değil – tamamen evrak işi o kısmı bence). Yeni bir aile kuracak olan o. Onunla kurduğum ailenin dağılmasına sebep olan o, tek başıma çocuğumuzu büyüten ben. Durmadım… çirkinleştim. İlkel beynim zihnimi ele geçirdi: bana bu kadar acı çektiren bir adamı bir başka kadın nasıl, nasıl sevebilirdi…. Nefes aldım… “Saçmalama Nur, geri zekalı mısın nesin sen!” dedim ve geri aradım.
“Senin adına çok sevindim ama bana yaptıklarını o kıza asla, sakın yapma. Dersini al. Bu ilişkine önem ver, kızı üzme, yoksa kavga ederiz” dedim. “Öyle yapacağım” dedi.
“Oğlandan izin alacağım” dedi “Nasıl anlatacağım, bir konuşalım istedim. Ne yapayım” dedi.
“İzin almak ne ya. Saçmalama!” dedim. “Küçücük çocuğun sırtına böyle bir yük bindirme” dedim. “Sana evlenme dese evlenmeyecek misin asla” dedim. Devam ettim “Sen bir bireysin ve eğer yaşamın için evlenmek veya benzeri başka bir karar alıyorsan, oğlumuz buna saygı duymayı öğrenecek. İki gün sonra belki o da bizim istemediğimiz kararlar alacak veya her kararında izin istemesi gerektiğini düşünecek. Ne yapacağız; karşısında duramayız ki. Saygı göstereceğiz” dedim.
“Tamam” dedi “Ben yine de geldiğinde konuşacağım, soracağım” dedi.
“Ben hazırlayım onu bu konu ile ilgili olarak” dedim. “Çok sevindim senin için, çok. Mutlu olun” dedim.
Sonra aklıma geldi…
“Çocuk? Çocuk düşünüyor musunuz? Beni ilgilendirmediğini düşünürsün belki ama oğlumuzun kardeşi olacaksa, beni de bağlar. Oğlumuzun hayatına yeni insanlar girecek, ben de bir parçası olacağım” dedim. Sonra dayanamadım “Çocuk yaparsanız bana verin, sen beceremezsin” diye dalga geçtim.
Oğlum asla kardeşi olsun istemedi. Çocukları çok sever, çok güzel ilgilenir; oynar, öğretir ama öz kardeş istemedi. Başka çocuklara abilik yapmaktan daha mutlu.
Babası güldü. “Yok düşünmüyoruz” dedi ama ben açıkçası bir bebek bekliyorum.
Oğlumu o gün dersinden aldım ve eve yürürken çok da geç kalmadan konuyu açtım.
“Baban evlenmeyi düşünüyor, senin iznini isteyecek. Ne düşünürsün bu durumda” diye sordum. Güldü. “Evlenmesi veya evlenmemesi onun kararı, ben karışamam ki. Ama acaba bebekleri olur mu?” diye sordu.
“Sevgilisi genç bir kız, olabilir” dedim. “Ne hissedersin?”
“Olmasın ya bebek. Beceremezler” dedi. “Bence yapmazlar” diye devam etti.
“Baban da düşünmediklerini söyledi ama olabilir ve olur ise kardeşin olacak. Olur ise ona karşı sorumluluklarımız olacak, sadece senin değil benim de. Ben hep yanında olacağım. Sana yardımcı olurum, merak etme” dedim.
Yürürken çok konuşuyoruz biz. Koluma girdi, boyu da artık boyuma iyice yaklaştı; arkadaşım sanki, kanka.
“Bak oğlum. Hayatımızda artık yeni biri daha olacak. Üvey anne mi denir, cici anne mi bilmiyorum…” dedim, gülüştük. Devam ettim “İlişkinize ben karışmam. Aranızdaki iletişimi ikiniz belirleyeceksiniz. Asla ‘Babamın eşini seversem annem üzülür mü’ diye düşünme. Üzülmem. Sevip sevmemek sana bağlı. Ama saygısızlık edersen, karşında önce beni bulursun” dedim. “Babanın eşi her şeyden evvel büyüğün, bir kadın ve artık ailen” diye devam ettim.
Tabii her şey bu kadar günlük güneşlik değil. “Sana annelik etmesine izin vermem ama. O kadar da değil” dedim. Güldü serseri. İlkel zihin ya, bir an kıskançlık aktı içime; ya oğlum onu daha çok severse, babasının evinde daha mutlu olursa…. Kovaladım düşünceleri.
2 hafta evvel eski kocam yine aradı beni. “Evlenmeyi düşünüyorum” demişti ya; “Gün aldık, 2 haftaya basit bir nikah yapacağız. Ne dersin, oğlanı davet edeyim mi” diye sordu. Ayyihh deli edecek bu adam beni. “Tabii ki orada olacak oğlum” dedim. “Yahu, aileye yeni biri giriyor; orada olmayacak da nerede olacak. Sen al biletleri” dedim.
Babasının nikahı için oğluma yeni bir kravat, yeni bir kazak ve ayakkabı aldım. Hepsini bir paketledim yolladım. İyi oldu.
Kış ortasındaki bu beklenmedik ve çocuksuz süreyi de evde film izleyerek, yoga yaparak ve yeni bir şeyler öğrenerek geçirdim. O ilk duygu karmaşaları geçti ya, gerçekten mutluyum, içim rahat.
Oğlumun babasının yeni eşi bana oğlumun biletini mail ile yolladı. Belli ki benim eski eşim, yeni eşine hemen görevlerini devretmeye başladı. Ben de kıza minik bir “mutluluklar” mesajı yazdım. Kadın kardeşliği sanırım, o teşekkür etti ve devam ettik iletişimimizde. Bir kaç kere mailleştik ve mesajlaştık.
Bana eve gelen biri ile evin düzenin elbet değişeceğini ama evin her zaman oğlumun evi olacağını, benim de oğlum ve babası ile her zaman aile olacağımı, kendisinin de oğlum için ancak bir arkadaş olacağını söyledi..
“Saçmalama” diye yazdım. “Sen arkadaşı değilsin, olmaya da çalışma” dedim. “Üvey annesisin, annesin, cici annesin” demeye dilim varmadı.
Bence bu durumlar için yeni bir isim olmalı; annesi değil çünkü, teyze değil, abla değil… Sadece isimle hitap etmek tamam da, belki bir arkadaşına tanıştıracak; ne diye tanıştıracak… ‘Babamın eşi’ çok soğuk, ‘üvey annem’ ise gereksiz. Bence “tanem” denilebilir. ‘Teyzem’ ile ‘annem’ arası; bir bütünün bir parçası. Tanem… hayatımıza bir ebeveynimizin sevmesiyle giren, kan bağı olmadan kan bağı olan kadar çok seven, bakan, kollayan bir tane kişi… Tanem. Güzel…
Anlattım kıza, “Sen de ailesin. Oğluma seni sevip sevmemesinin onun kararı olacağına, benim buna asla üzülmeyeceğime ama sana saygısızlık ederse ona kızacağımı söyledim. Ergen çocuklar ayarsızdır; olur ise bir sıkıntın, bilemedin, anlamadığın bir konu, onun bir ters davranışı, bana her zaman danışabilirsin” dedim.
Devam ettim… “Bir programınız olur, oğlan gelecek diye iptal etmek zorunda kalmayın. Haberleşerek ilerleyelim, planlayarak” dedim.
Ve en son; “Öncelikle bir kadın olarak, sonra oğlumun ve babasının hayatına giren ve aile olan biri olarak iyi olmanı isterim. Daha sonra siz ikinizin, sevgililer olarak iyi olmasını isterim. Biz oğlumla burada zaten çok iyiyiz, siz de orada mutlu ve huzurlu olursanız; biz daha da iyi oluruz” dedim.
Güzel bir hafta sonu geçirdi oğlum. Nikahtan babası ile tanesinin aldığı hediyelerle döndü. Tanesi kitap hediye etmiş, bana mesaj yolladı “verdim ama sana sormasını istedim, sen de yaşına uygun bulursan öyle okusun” diye.
Bir kutu da nikah çikolatasından yollamışlar. Kalp bir kutu içinde minik kalpler…
Şu hayatta her bir olaya iki yönlü bakılabilir. Biri karanlıktan, diğeri ise aydınlıktan.
Karanlıktan baksam; nispet yapıyorlar demek olurdu. Çirkin bir yer ama gizinden dolayı rahat. O karanlıkta gizlenmek kolay olurdu.
Ben aydınlıktan bakmayı seçiyorum; birbirini seven iki insan sevgilerini, tüm tatlılığı ile paylaşıyor.
Yaşam buradan bakılınca çok daha güzel. Belki naif. Belki yarın başıma sıkıntı verecek çünkü aydınlıkta çırılçıplağım, savunmasızım ama bu riske değer.
Bir yıl daha biterken, hayatımızda yeni bir dönem başlıyor. Ben heyecanlıyım, içim rahat çünkü ne olursa olsun sevgimiz var kocaman.
Etiketler : , , , , , , , ,

Bu Yazıya 26 Yorum Yapıldı.

  1. ezgi Reply

    Bu ileri düzeyde modern ve medeni hallerinize bayılıyorum aslında. Böyle olsaydık kızımın babasıyla nasıl olurdu diye merak etmiyor da değilim. Ex de evlendi ama ben yeni eşini aileden biri olarak görmediğim gibi, kendim de olaya dahil olmamayı seçmemin verdiği rahatlıkla belki de, kızıma da bu yönde bir hazırlık konuşması dahi yapmadım. Kayıtsız kaldım kime nasıl davranacaginı sen daha iyi bilirsin dedim. Olumsuz bir olay da yasanmadı şimdiye dek. Neyse ben bu yönünüzü bir kez daha takdir ediyorum.

    • admin Reply

      Modern saymam bu düşünceyi aslında sanırım… bu Bu sadece bir yönetim, benim tercih ettiğim yöntem. Belki hata yapıyorumdur 🙂 kim bilir. Benim içim rahat.
      Okuduğunuz için çok teşekkür ederim, hele vakit ayırıp yazmanız çok kıymetli.

  2. Ayca Reply

    Güzel yürek. . Ben yapamazdım heralde yapsam bile mİş gibi olurdu üstüme bol gelirdi .. allah sana senin kadar güzel yürekler göstersin .. seviyorum seni 💕 güç veriyorsun yazdıklarınla

    • admin Reply

      Çok teşekkür ederim okuduğun için. Sevgiler benden 🙂 iyi ki varsın.

  3. mango mayvesi Reply

    bütün bu konuşmalar, aydınlıktan bakmalar çok yapay geliyor bana. yürütemediğim bir evlilik üzülürüm, doğru olanı ayrılmaktır, ayrılırım, çocuğum için babasıyla istemesem de görüşmeye devam ederim, ama babası yeni aile kuracaksa artık buna müdahil olmam, ailemize dahilmiş gibi davranmam, ona sizin yaptığınız gibi akıl fikir sunmam, eski eşime mutluluklar diler, yoluma bakarım. çünkü içten içe geçmişten kendimi de sorumlu tutarım ve yine de üzülürüm yürümemesine. bu müdahillikler, bu konuşmalar illa ki etkiler, üzer beni. bulaşmamak en iyisi.

    • Melek Reply

      Aynen böyle düşünüyorum.
      Benim oğluma evliliğimiz buyunca vermediği emeği bu yeni kadından olacak çocuğuna verirse hepten için yanar, kavrulur.

  4. Gamze Reply

    benim eski eşim ve bende evlendik. oğlumun babası bana da konuşmamız gerek dediğinde bende evleneceksin galiba demiştim 🙂 ve bende ilk ona söyledim. çocuğumuz var ve bilmek hakkı , hakkım. kimdir , nasıl biridir vs vs .
    ben çok memnun olmuştum evlenmesine çünkü sağlıklı bir hayat kurması oğlum için sağlıklı bir iletişim demekti. biz abla demeyi tercih ettik , ablamızla hiç iletişimim olmadı ama düzgün , iyi biri olduğunu oğlumdan edindiğim izlenimler ile hissediyorum. aileden biri evet , babasının ailesinden . bizim taraftan olmasa bile. ilişkilerinin güzel gitmesi için ( 6 yıl oldu evleneli) hep çabaladım , karşı tarafta aynı şekilde .. 2 yıl önce kardeşi oldu oğlumun onun mutluluğunu paylaştım , çok sevindim oda mutlu oldu. hediye aldık birlikte ,sonra doğum günlerinde yada yanına giderken . hayatta oğlumun yanında kardeşi olacak hoşuma gidiyor bu düşünce … gayet güzel bir ilişki yumağımız var ne ben tarafı ne baba tarafı sıkıntılı değil ve oğlum her yerde hep mutlu, bu sebeple hiç ürkmedi annem yada babam üzülür mü diye . çünkü biz çocuğumuz mutlu olduğunda fesat , kindar düşüncelere kapılan ebeveynler olmadık. aydınlık taraftan bakmak her zaman iyidir … kimsenin hayatını zehir etmeye, ne kötü kadın yada adam diye anılmaya ve en önemlisi evlatlarımızın hayatını zorlaştırmaya hiç gerek yok. sevgiler….

    • admin Reply

      Okuduğunuz için çok teşekkür ederim, hele vakit ayırıp yazmanız çok kıymetli. Çok mutlu oldum. Sevgiler benden.

  5. ELİF Reply

    Süpersin hatunnn. Çok azdır senin gibisi.. Ne mutlu ege ye senin gibi bir annneye sahip. Sevgiler

  6. aygi Reply

    Ya çok Afedersiniz de yorumlara bakınca şey demek geliyor içimden; madem bu kadar duzeyli bir ilişkiniz var ve bu kadar iyimser bir insansınız neden boşandiniz? Nasıl boşandınız? Kocanın ailesi, kocanın diğer çocuğu , kendi evladın, belkide ileride yeni bir kocan ve belki de o yeni kocanın önceki eşinden olan bir diğer evladı… bu kadar karmaşayi idare edebilen bir bünye , nasıl oluyor bir evliliği en baştan sonlandirabiliyor anlayamadım. Bana çok ilginç geldi.. ben çocukkrn bir komşumuz vardı iki hanımı olan bir adam. İkisi de aynı evde kuma olarak yaşardı ve Gül gibi geçinip giderlerdi..okuyunca onları hatirladim.demek ki isteyince oluyor. her şeye rağmen hayatınızda başarılar..

    • admin Reply

      Bir yazıyı okuyup, beni tanımadan, beni de kuma yaptınız ya :)) Ben bu blogda bir kaç kere boşanma sebeplerimi yazdım. İlgilenirseniz okuyabilirsiniz ama ilgi gösterecekmişsiniz gibi bir his yok içimde nedense. İnşallah benim yaşadıklarımla Allah hiç bir kadını sınamaz.

      • Melek Reply

        Sayın Bekar anne, sizi takip etmeyi seviyorum. Yaşadıklarınızın aynını sizden bir kaç ay sonra ben ve oğlum yaşıyoruz. Sizi anladığımı sanıyorum.
        Unutuyorum geçmişi. Unutmak güzel…Unutmak alışkanlık oldu. Oğlumun babası benim canımı yakmış olsa da bu sorun beni ve babasını ilgilendirir. Oğlum tabiki zamanla geçmişte babasıyla aramda yaşananları öğrenecek.
        Bir gün kendisine saygı duyan bir kadının canı gibi sevdiği oğlunun sağlıklı bir ortamda yaşaması için yaptığı bu seçimi (boşanma) anlayacaktır. Bunun için de annesini takdir edecektir.
        İyi ki varsınız.
        Saygılar.

        • admin Reply

          Ne kadar güzel ifade ettin. Affetmek ve ilerlemek bizleri huzura götürecek. Sen kendin için ve evladın için en iyisini yapmaya devam et çünkü geçmişte ne olursa olsun senin ilk sorumluluğun kendi ve çocuğunun huzuru için.
          Okuduğun için çok teşekkür ederim. İyi ki varsın 🙂 Kocaman sevgiler.

  7. Gamze Reply

    bu yazıda anlatılmak istenenlere kumalık gözüyle bakmak ….. enteresan.
    evliyken olmayan sabrı boşandıktan sonra vermek çocuğunuz içindir. ama evliyken bu sabır olamıyor maalesef çünkü bitik oluyorsunuz. “eşekten düşenin halini eşekten düşen anlar ” bu sebeple ki boşanmasaydınız gibi çıkartımlar çok yersiz bence. bu kararı hiç kimse kolay olmaz istisnalar olabilir tabi ki. ama hiç bir kadın hele ki anne olan bir kadın mutlu huzurlu olduğu yuvayı bozmaz.
    ama evine gelip son basamakta adım atmaktansa şuradan aşağı kendimi atayım da içeri girmeyeyim diye düşündünüz mü hiç. bunların sebebi boğazınızda yumru oldu mu ………
    evet boşandım evet eski eşime çok sabır gösteriyorum çok düzeyli iletişimimiz var. çünkü ben anneyim. çocuğum benim nefretimin hayatımın yükünü omuzlamak zorunda değil. onun için önemli olan anne babasının hep arkasında yanında olduğunu bilmek eğer gerçekten odak noktası çocuksa bunun için aynı evde yaşamak şart değil. aynı evde yaşayıp çocuğunun kaçıncı sınıfa gittiğini bilmeyen babalar var yada çocuğunun ne yediği ile ilgilenmeyen anneler .
    eski eşle çocuğunuzu paylaşmaktır önemli olan bunu yapabilmektir anne baba olmak. herkes özel hayatında istediğini yapar ve bu kimseyi ilgilendirmez.

  8. Sem Reply

    Nur sen çok düzgün, makul, temiz kalpli bir insansın ama ben senin kadar “ghandi” olamıcam arkadaşım. Dolayısıyla bayramlık ağzımı açıyorum affına sığınarak:
    “Eyy ex! Sen değil miydin çocuğuna beş kuruş para yollamayan! Bi tarafını sıkıp çalışmak yerine zamanında çocuğunuz için aldığınız o evi satıp da hayatını yeniden kurmak için zırlayan? Sen değil miydin param yok param yok diye sümüklenen, bu kadına el kaldıran, aldatan, ağlatan. Sen değil miydin oğlunu hiiiç arayıp sormayan teogunu bile sallamayan? Hangi g.tüne güvenip tekrar aile babası olmaya hazırlanıyorsın? Hangi çap’ına dayanarak düğün dernek yapıyor evleniyorsun?”
    Kusura bakma ben senin kadar affedici değilim nur, kendi kocam olmasa dahi: umarım mutsuz olur. Umarım çoook mutsuz olur. Eger evlendiği o kadın da sizin oğlanla olan ilişkisini etkilemeye çalışırsa umarım o da cezasını bulur. Eger böyle bişi yapmazsa elbette ona diyeceğim söz yok ama çok yanlış seçim yapmış zavallı

  9. Sem Reply

    Hee inşallah okurlar da yazdığımı.
    Senin gibi bir insanı bulup kıymet bilmemiş bi de şimdi sıfırdan başlıyor. Hakkı yok ya buna. Allah cezasız bırakmamalı bence bazı şeyleri. Niye bu insanların karma’sı bozulmuyor ettikleri onca adiliğe rağmen neden iyi şeyler bunların başına geliyor? Kızgınım şuan kendi yaşadıklarıma da

    • admin Reply

      …çünkü neyin iyi veya kötü olduğunu biz bilemeyiz ki. Yani Ghandi hiç değilim ama öfkelenmek istemiyorum. Hak ve haksızlığı da düşünmek istemiyorum. Hayatımın kontrolünü elime almak istiyorum sadece. Seni de çok iyi anlıyorum. Sevgiler.

  10. Yesim Reply

    sahanesiniz 🙂 ayni seyleri yasadim ve cok paralel sekilde ilerledim ve hic pisman degilim. affetmenin ilerlemenin onemini anladim. sevgi kazansin iyilik kazansin. mutlu olun etrafiniza boyle isik yaymaya devam edin. sevgiler….

  11. gokce Reply

    cok etkilendim yazdiklarinizdan. ben de taze bekar bir anneyim. oglum henuz cok kucuk 3,5 yasinda. o su yaslarda iken hayatimiza yeni birer anne ve/veya baba girsin istemem. oglum acisindan her birimizin yonetim konusunda basarili olamayacagimizdan cekiniyorum. sizin icsel ve iletisimli yonetim methodunuzdan da cok olumlu etkilendim.

    • admin Reply

      Teşekkür ederim Gökçe. Benim tecrübeme göre çocuklar, onlara doğru anlatıldığı müddetçe her yeni duruma çok kolay adapte olabiliyor. Burada esas olan sizi yeni ilişkilere açık ve hazır olup olmadığınız. Henüz erken, aceleye gerek yok çünkü önemli olan sağlıklı ve güvenli ilişkiler kurmak ve insan kalbi henüz yeni kırılmışken; farkı hemen göremiyor. Bol şanslar ve mutluluklar dilerim yeni hayatınızda hepinize.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir