Boşandığımdan beri örgü örmeye başladım. Bir arkadaşım kendi boşanmasından sonra aynı dönemden geçtiğini söyledi. Bu merakımızın sebebini düşündüm, sanırım buldum.
Eskiden kadınlar günlük işlerini tamamlar, akşamları örgü örer, kumaş dokur, dikiş yaparmış. Bu işlerini yaparken hikayeler anlatırlarmış. Bu yüzden “hikaye dokuma” (weave a story) kavramı gelişmiş. Kadınlar her ilmikte, her dikişte kendilerine ait hikayeleri kumaşlarına dokurmuş.
 
Bizler de boşandıktan sonra evliliklerimizin, sevgilerimizin, kocalarımızın, başarı ve başarısızlıklarımızı, mutlu ve mutsuz günlerimizi bu örgülerimize işliyoruz. Tabii benim anormal hikayemin sonucu da aşağıdaki gibi oldu:
 
Renkleri uyumsuz ve ebadından dolayı işlevsiz…ama ben yine de bununla gurur duyuyorum çünkü elimden geleninin en iyisini yaptım.
Not: kameradaki tarih de gözüme sokulan şiş misali geçmişe ayarlı ama ben bunu gerçekten yeni ördüm!
Etiketler : ,

Bu Yazıya 3 Yorum Yapıldı.

  1. BB Reply

    Ben de ebru öğrenmek istedim, yıllardır hep hayalimdi, ama uygun bir yer bulamadım kendime. Belki ben de örgüyü deneyebilirim. Aslına bakılırsa pek el becerim yok galiba.

  2. BB Reply

    Şöyle bir site buldum

    http://www.bechos.com

    başta çekinerek yaklaştım ama bir kaç gündür bakıyorum güzel bir yer, seviyesiz muhabbetler yok. Vaktin olursa göz at olur mu?

    (benim nickim "foliviadunham")

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir