Babanın Söylemediği
Güzel kız, muhteşem kadın;
Sana bu mektubu; sana asla yazmayan, sevgisini göstermeyen, seni aramayan, sormayan hatta senin nerede yaşadığını ne yaptığını bilmeyen baban adına yazıyorum. Biliyorum neler hissettiğini, inan biliyorum. Dur kız, doldurma hemen öyle o gözlerini, titretme dudağını. Özledin biliyorum ve daha da acısı, neyi özlediğini bilmediğini de biliyorum. Nereden bileceksin ki, hiç korunmadın sen. Senin yanında diğer çocuklardaki gibi; geniş omuzlu, seni göğsüne bastırdığında temiz çamaşır kokusu ile karışık senin için, ihtiyaçların için, tüm gün alın teri dökmüş terli baba kokusunu içine çekeceğin; senin ufkunu genişletmek için seni omuzlarına alan, gür sesi ile sana hikayeler anlatan, seni korkutan canavarları tüm heybeti ile kovalamış bir baban olmadı ki. Özlediğin şeyler işte tam olarak bunlar. Korunmak, sevilmek, başının okşanması… bunlar sende eksik kalan. Sallama acı acı başını, şansızsın evet. Bence de kimse anne baba sevgisinin eksikliğini yaşamamalı ama hayat adil değil ne yazık ki. Bundan sonra ne yapman gerektiğine bakacağız.
Nasıl bir çiçek, bir meyve, bir sebze bir diğerinin yerini, bir ırmak bir diğerinin, bir yol, bir dağ, bir tat bir diğerinin yerini tutmuyorsa; bir kişi de bir diğerinin ve bir sevgi de bir diğerinin yerini tutmuyor. En büyük yanılgılarımızdan biri bu zaten; bir kişinin bıraktığı boşluğu bir diğeri ile kapatabileceğimizi düşünmek. Yapma bunu.
Bu nasıl bir şey biliyormusun? Bir hastalık düşün… doktorun sana ancak hangi ilaçları alabileceğini, hangi tedaviyi uygulayabileceğini söyleyebilir; eczacı sana gerekli ilaçları verebilir ve hemşire de yaralarını pansuman edebilir ama iyleşmek tamamen sana bağlıdır. Aynen böyle; babanın eksikliğinin yarattığı yarayı iyileşitirmek ise sana bağlıdır ve bunu senin yerine başka kimse yapamaz; ancak yol gösterebilir.
İndirme bakışlarını güzel kadın… çok güçlüsün ve çok güzelsin. Babanın yanında olmaması seni hayatında biraz geriden başlamana sebep olduysa da, bir çok açıdan da baba desteği olmadan geldin buralara kadar… ne kadar güçlü olduğunu görmüyormusun?
Doldurma o boşluğu başkalarıyla küçük kız. Haksızlık hem. Birinin açtığı yaraları bir başkasının iyileştirmesini beklemen de haksızlık. Bu onun değil, senin yükün. Sansın varsa; sana yol gösterecek, tedavi edecek, gerekli ilacı verecek ve sana pansuman yapacak insanlarla karşılaşırsın ama iyileşmek sadece senin elinde.
Sana baktığımda, senin var olduğun bu dünyanın bir parçası olmaktan çok mutluyum. Çok kuvvetlisin. Büyüttüğün evlatlar, babanın asla olamadığı kadar iyi insanlar olacak; eminim. Çalışkanlığın ve sabrın gurur veriyor, bilgin ise nice karanlıkları aydınlatacak kuvvette.
Baban olmadan neleri başardığına bir dön bak. Şimdi kendi içine dön bak. Onun yokluğunun bıraktığı o boşluğun aslında ne kadar da kıymetli görüyormusun? Neyle nasıl dolduracaksın orayı peki?
Seni sev,
Ben
Etiketler : , , , , , , , ,

Bu Yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  1. Demet Reply

    Yine yine ağlattın beni bu yazıyla.10 yaşında babasını kaybetmiş bir küçük kız olarak söylüyorum bu arada 10 yaşına kadar iyi bir baba figürü olmadığını belirterek yine de çok çok özlüyorum bu da ayrı ama.şimdiye kadar ki hatalarımız aslında onların hayatımızdaki eksikliklerini bir şekilde başkaları ile doldurmaya calismamizdan.mesela başımızı okşayan adama aşık olmamız onu gözümüzde ilah yaparak diğer bütün hatalarını fark edemememız hep bu baba figürü boslugunun kalbimizin derinlerinde eksik kalmasından.bir iyiliği oldu bize bu eksikliğin gerçekten güçlü durabilmeyi yalnız hayatla mücadeleyi herkesten iyi kıvırabiliyoruz maddi dünyada.bu kıvraklık ruhumuzun içine etse de…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir