İnsan’ın ebeveyn olarak çocuğu için tek başına yapmak zorunda kalmaması gereken bazı şeyler var. Bunlardan birini geçenlerde yaşadım. Oğluma cinsellik ile ilgili detaylı bir konuşma yapmak zorunda kaldım. Zorunda kaldım diyorum çünkü bunu bu kadar erken yapmayı hiç ama hiç istemiyordum fakat okulda ve etüd’de diğer öğrencilerden öğrendiği bir kaç kelimeyi en yakın arkadaşı ile paylaşınca, arkadaşının annesi de bu konuyu bana aktarınca biraz mecbur kaldım. Sınıf arkadaşının yine sınıftaki 2 kızı taciz ettiğinin de doğru olduğunu öğrenince, konuşmamı daha açık ve bilimsel hale getirdim.

Oğluma öncelikle ergenlikte vücudunun geçireceği değişiklikten bahsettim. Sonra kadın ve erkek organları açıkladım, ergenliğin ileride bebek yapması için aşamalar olduğunu açıkladım. Daha küçük yaşlarda nasıl çiş, kaka, sümük vb şeylerin kendisine ve arkadaşının ilgisini çektiğini ve balkondan ayıp olmasına rağmen “çiş, kaka” diye bağırmanın komik geldiğini hatırlattım ve cinselliğinde birçok çocuğa aynı şekilde ilginç ve komik gelebileceğini ama balkondan bağırılamayacak kadar da özel bir durum olduğunu anlattım. Kendisine dersteyken burnunun içindeki sümüğün burnunun içini gıdıkladığını ama burnuna herkesin içinde parmağını sokup burnunu temizleyip temizlemeyeceğini sordum. Özellikle toplum içinde utangaç olan oğlum “ıyy anne iğrençsin” dedi. Ben de aynı şekilde bu tip fiziksel değişimlerin vücudunda çeşitli hisler uyandırabileceğini ama poposunun ortalıkta kaşımaması veya burnunu karıştırmaması gibi bunun da özel olduğunu, bunun ile ilgili durumları özel olarak giderilmesi gerektiğini hatta bunun ile ilgili merakların arkadaşları ile konuşarak ve insanları rahatsız ederek giderilmeyeceğini ve böyle yapmanın yanlış olduğunu söyledim.
Kız arkadaşlarını rahatsız eden sınıftaki çocuğu bana anlatmayarak sorumsuzluk yaptığını söyledim. Bana anlatarak kız arkadaşlarına yardım edebileceğini açıkladım, kızların ailelerinden korkmuş olabileceklerini söyledim. Bana zamanında anlatsaydı, konuyu öğretmenleri ile konuşup kızları koruyabileceğimi söyledim. Söz konusu çocuğun bunu kızlardan birine 1 değil, 2 kere yaptığını hatırlattım. Belki de o erkek çocuğunun kızlara gerçekten ne yaptığını bilmeden rahatsız ettiğini ve en azından bu şekilde doğrusunu öğrenebileceğini anlattım.
Homoseksüellikten bahsettim. Bazen aynı cinsiyete sahip insanların birbirine aşık olabileceğini söyledim. Bu fikri garip karşılayan oğluma bunun insanların seçimi olduğunu, bunu bilmenin kendisine insanlıkları, iyilikleri ve kötülükleri ile ilgili yargıya vardırma hakkını tanımadığını anlattım.
Bebeklerin olması için illa evlenilmesi gerekmediğini ama doğrusunun bu olduğunu, insanın sevdiği ve değer verdiği insan ile cinselliği paylaşması gerektiğini anlattım.
Bu konu ile ilgili sorularını arkadaşları ile değil benimle paylaşması gerektiğini söyledim, çünkü her ne kadar onun gözünde “çılgın” bir anne bile olsam, benim bu konuda 9 yaşındaki arkadaşından daha çok bilgiye sahip olduğumdan emin olmasını söyledim. Bana güvenebileceğini anlattım.
Bir kadın ile bir erkeğin çok erken yaşta beraber olmamaları gerektiğini, ruhsal ve fiziksel olarak gereken olgun yaşa ulaşmaları gerektiğini, sınıf arkadaşının bir kızın özel yerlerine bakmaya çalışması için çok küçük olduğunu anlattım özellikle de bunu kızı zorlayarak yapıyor olmasının suç olduğunu, büyük yaşta yapıldığına bu suçun cezasının hapis olduğunu anlattım.
Kendisine özellikle bir erkek olarak sorumlu olduğunu, kızlara karşı davranışlarında nazik ve dikkatli olması gerektiğini söyledim. Kendisine uygunsuz bir biçimde dokundurtmaması gerektiği gibi, kendisinin de kimseyi dokunmaması gerektiğini söyledim. 
Günümüzde 10 yaşına düşen ergenlik yaşının ve kız çocuklarının 6-7 yaşında memelerin çıktığı, 9 yaşında adet gördüğü bir biyolojik olgu karşısında; neredeyse 9 yaşına giren oğlum ile bu konuları bu kadar erken konuşmak zorunda olduğum için hem üzgünüm hem de memnunum. Üzgünüm çünkü çocuklar çok çabuk büyüyor ve ne yazık ki çok çabuk saflıklarını kaybediyorlar ama memnunum çünkü sağdan soldan yalan yanlış bilgiler edinmesini ve başkalarının yaptığı davranışlara karşı kendisini koruyamayacak durumda olmasını istemiyordum. Kendisine karşı olduğu kadar, çevresine karşıda sorumluluğu olduğunu öğrenmesini istiyorum. 
Babasının bu konudaki geçmişini göz önünde bulundurunca, bunu konuşmayı tek başıma yapmayı daha uygun buldum – güvenemedim o adama bilgileri ile ama tek başıma yapmamayı da istemezdim.
Siz ne dersiniz? İyi mi ettim, kötü mü? Siz nasıl baş ederdiniz? 
Valla, zaten artık çok geç. Bir bekarannelik sınavı daha. Geçtim mi kaldım mı yıllar içinde kendini gösterecek!

 

Etiketler : , , ,

Bu Yazıya 7 Yorum Yapıldı.

  1. Biranne Reply

    Evet zor bir sinav gercekten. Yalniz olmak zorundasiniz sanirim. Baba ile iliskiniz cok zedelenmise benziyor ama sanki oda dahil olmali bu tur durumlarda. Yine de sizin durumunuz dahilinde dusunecek olursak, gayet iyi usteinden gelmis gorunuyorsunuz. Bundan sonrasi sizin takibiniz esliginde onun aldiklarini hayatinda nasil yorumlayacagina kaliyor. Sevgimle…
    Biranne-birbebek

  2. Mina Reply

    Merhaba Biranne 🙂
    Bazen aileden bile olsa bazı insanlar sevdiklerine çok zarar verebiliyor. Dedim ya, insanın ebeveyn olarak yapmaması gereken şeyler vardır ama hayat planlanıldığı gibi gitmiyor, siz de biliyorsunuz. Bazı günler çok üzülüyorum oğluma yeterince destek olamıyorum veya rol modeli yok diye. Daha dün tuvalet kapağını kaldırmadan çişini yaptığı için kızdım sonra da kendime "çocuk nereden bilsin ki" dedim. Elimden geleni bu, anlatmaya çalışıyorum elimden geldiğince! Babayı mümkün olduğunca dahil etmeye çalışıyorum tabii…mümkün olduğunca!
    İlginiz için teşekkür ederim.

  3. Mina Reply

    Siz nasıl anlatırdınız , veya anlatacaksınız çocuğunuza? Size nasıl anlatıldı? Bir erkek bakış açısı iyi olur, çok teşekkür ederim Dönence. Blogunuz da keyifli.

  4. Biranne Reply

    Cocuk buyutmek zor, yalniz buyutmek daha da zor. Ama zor olani yapmak her yigidin harci degildir. Siz birgun mutlaka tum sikintilarimin karsiligini aldim, bosuna bu kadar yorulmamaisim diyeceksiniz insallah. Allaha emanet olun. Sevgimle….

  5. Dönence Reply

    Bende teşekkür ederim..
    Sorunuza gelince çocuk sahibi olmadığım için söyleyeceğim şeylerin çokda önemi yoktur. Anne olmak ayrıdır kadın olmak ayrıdır derler.. Aynısı baba ve adam olmak içinde geçerlidir sanırım..
    Yazını okurken bir çok yerde keşke banada böyle anlatılsaydı dediğim oldu. Benim düşünceme göre 9 yaşındaki bir çocuğa o kadar çok şey anlatmıssınızki çocuğu karşı cinse karşı çok çekingen yapabilir. Herşeyi annesinin doğru ve yanlışlarına göre değerlendirmesi, annesine olan biten herşeyi anlatması anneye bağımlı bir çocuk yapabilir..Arkadaşları belkide çocuğu dışlayabilir. Bu söylediklerim benim kişisel görüşüm.. Uzman değilim çocuk sahibi değilim.
    Sonuçta her çocuğun karakteri, yaşına göre olgunluğu, gösterdiği davranışı, anne çocuk ilişkileri farklıdır..

  6. Mina Reply

    :)) yahu bu nasıl bir çelişkidir, hem anlatılsın dediniz hemde çekingen olur dediniz:))ama anladım dediğinizi… ya bence hormonların coşma vakti geldiğinde çekingenliği geçer. Bu araada bana herşeyi anlatması gerekmediğini arkadaşları ile sırları mutlaka olacağını söyledim sadece bu tip bilgileri bana sorabileceğini benim ona bilimsel olarak açıklayabileceğimi anlattım (kendisi bilime çok meraklı 5 yaşından beri biyolog, mikrobiyolog vs olmak istiyor). Kafam patlayacak bu konuyu düşünmekten ama bakacağız zaman içinde ne arızalarımız olacak 🙂 bunlar da birşey mi :))
    Görüşleriniz önemli, bakış açılarını severim.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir