Ben daha hassasım…

Oğlum bir süredir harika bir hocanın yanında, harika bir savunma sanatları eğitimi alıyor. Her haftasonu erkenden kalkıp çok uzaktaki eğitim yerine gidiyoruz, oğlum da baya kaptırdı kendini. Sadece haftasonları değil, hafta içleri de evde antremanını yapıyor. 3 hafta gidemedik ama. Önce o hastalandı, sonra tatile gitti ve en son da geçtiğimiz hafta bir gün ben uyumak istediğim için, öbür gün de arkadaşı misafir olarak kaldığı için gidemedik. Bu arada da hoca sınav yapmış, oğlumun da hak etmeyi çok istediği bir üst kuşağa geçirmiş öğrencilerini. Bugün derse gittiğimizde öğrendik bunu ve hoca da biraz takıldı “hakkını kaybettin, 2017 de denersin” diye. Annesi olduğumdan mı, onu kişi olarak tanıdığımdan mı ne; normalde çok iyi şaka kaldıran oğlumun yavaş yavaş çöktüğünü gözümle gördğm. Eminim biraz düşünse, biraz sakin olabilse hocasının şaka yaptığını anlayabilecekti ama o anda hem “başarısızlık” duygusundan hem de hocası ile dersini çok özlediği için kaçırdığı anlara öfkelenmesinden dolayı; oğlumun morali çok bozuldu. 1 saatlik dersinin ilk 20 dakikasında çok iyi idare etti ama sonra göz göze geldik ve ağlamaya başladı. Bana da öfkeliydi, biliyordum. Onu derse getirmediğim için kızmıştı.

Hocası ile konuşup, kısa bir mola aldıktan sonra toparlandı. Sınavının yarın yapılacağını öğrenince de morali yerine geldi. Dersten çıktıp “konuşalım mı” bu konuyu dediğimde “anne psikologluk yapma” dedi, üstelemedim. “Ama” dedim “bana kızdın mı onu söylersen ve aaramızdaki bu gerginliği atarsak sevinirim” dedim; tahmin edeceğiniz gibi “evet” dedi.

“Valla” dedim “biliyorsun ki ben bilseydim sınavı yapacağını, her şekilde getirirdim ama bilmiyordum. Üstelik ben de bir yere kadar yetişebiliyorum, benim de dinlenmeye ihtiyacım oluyor” diye devam ettim. Hakikaten de çok yoruluyorum ve haftasonları da erken kalkmak bana iyi gelmiyor; arada bir biraz fazlaca uyumaya ihtiyacım oluyor bu ara. Kırılmıştım nedensizce. Çocuğun bu ihtiyacımı anlamasını beklemek saçmalıktı, biliyordum.

Ama esasında hassiyetim başka bir şeye idi. Oğlumun bu kadar üzgün olduğunu görmenin yanısıra bugün derste hocanın, yine öğrencisi de olan, oğluna ne kadar sıcak ve yakın davrandığını; onunla nasıl ilgilendiğini ve onunla nasıl oynadığını gördüm. Bunlar ben eksik kaldığım “erkekçe” oyunlardı. Esas hassasiyetim oğlumun bunlardan, böyle bir sıcaklıktan mahrum kalıyor olmasıydı. Bir arada olsaydık da babası bu şekilde ilgilenmeyecekti; mesele uzakta olması değil. Mesele, hayattaki en temel şeylerdeki adaletsizlik. Her çocuk, anne ve babasının sevgisine ve ilgisini hakeder ama olmuyor bazen de olmuyor. Ha… dünyanın sonu mu geldi? Yoo. Babası ilgisiz olsa da annesi ilgili. Ben de neyseki çabuk sıyrıldım mazlum psikolojisinden de oğluma hissettirmeden, yarınki sınavına çalışması için motivasyon ve imkan vermek için kollarımı sıvadım. Eğer çıkamasaydım; biliyorum ki zaten üzgün bir psikolojinin üzerine, sınava girememiş olmanın öfkesinin üzerine, ne olduğunu tam anlayamadığı bir üzüntü daha ekleyecektim. Çünkü inanın siz hissettirmediğinizi düşünseniz de, ters birşeyler olduğunu anlıyorlar. Gerek yok!

Etiketler : , ,

Bu Yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  1. banu polat Reply

    ben de oldukça ilgisiz bir baba ile büyüdüm ama annem açığı kapatmak için sizin gibi iki katı çabalıyordu. babamın aynı evde olmamıza rağmen bir tek öğretmenimi bile tanımaması 7 sene okuduğum okulun yolunu mezuniyetimde öğrenmesi işe girdikten sonra beni aylarca başka bir işte çalışıyor sanması gibi. benim evlendiğim adam ise her şeyle ince ince ilgilenen bir kişi idi. 6 yaş farkla bana aslında babalık bile yapıyordu. ama uzun süre çocuk yapmak istemedi. benim ısrarlarımla istediğimizde de çocuğumuz olmadı. yıpratıcı tedaviler sonrası ben 38 o 44 yaşındayken bir kızımız oldu. hayatta en çok istediğim şeylerden biri gerçek olmuştu. eşim de harika bir baba idi. gerçekten fedakar ve kızına aşırı düşkün. allahım kızım ne kadar iyi bir baba ile büyüyecek ne kadar şanslı diyordum. benim yaşayamadığım baba kız ilişkisini o yaşayacak diye çok mutluydum. kızım tam 2 yaşındayken bir gece uykusunda kalp krizi geçirmesi ile eşimi kaybettim. tüm dünyam maddi manevi alt üst oldu. işte tam 40 yıl hiç bir işe yaramayan babam burada devreye girdi. benim oturduğum evin borcunu kapatmak için kendi evini sattı. bir evde oturuyoruz şimdi. hiç iyi bir baba değildi ama şimdi torununa çok iyi bir dedebaba. onu hiç affedemem sanırdım ama oldu. yani hayat çok değişken.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir