Bir 14 Şubat Yazısı: Ne demek “Sevgilin olamaz”???

Ergenliğe giren çocuklar; anneyi ve babayı korumak görevini fazla benimser ve bizim gibi annesi ve babası artık sevgili olmayanların çocukları, ebeveynlerinin yeniden bir ilişkisinin olmasına şiddetle karşı çıkar. Bunu hepimiz biliyoruz. Beklenilen hatta normal karşılanan bir durum bu. Hatta, çevremden çok duyuyorum, oğulları kabul etmediği için evlenemeyen kadınlar var. Bu genellikle babaların başına gelmiyor; bir erkeğin bir çok defa ilişkisinin olması toplum tarafından sadece kabul gören değil, fazlasıyla desteklenen bir olgu iken; kadınlar için ise “gerek yok” “senin çocuğun var” gibi tepkiler duvar gibi diziliyor önlerine.

Benim oğlum da annesi ve babasının başka ilişkilerine karşı çıkanlardan. Bir daha bir araya gelemeyeceğimizi biliyor. Aramızdaki arkadaşlık ilişkisi hoşuna gidiyor ve biraz daha küçükken babasının tekrar evlenmesi fikrine sıcak bakıyorken, büyüdükçe bunun imkansız olduğuna karar verdi ve şiddetle karşı çıkıyor.

Bana karşı tavrı ise net:”Ben büyüdükten 150 yıl sonra tekrar evlenebilirsin” diyor. Yani ona kalırsa ben hep bekar kalacağım. Mesele evlenmek de değil, ikinci bir evlilik konusunda zaten benim bile kafam karışık. Mesele sevgilimin olması. Oğluma göre im-kan-sız.

Yok yeaaa…

Şu anda öyle hayatımıza sokacağım biri yok. Takıldığım, görüştüğüm insanlar oluyor (neaaaa…iffetsiz kadın, üstelik anneeee!) ama bu demek değil ki bir gün olmayacak. Olacak ve kabullenmesi zor olsa da, oğlum da alışacak bu duruma. Neden biliyormusunuz? Çünkü bu normali. Doğalı bu. Onun da sevgilisi olsun, o da aşık olsun, kalbi kırılsın, yeniden ümitlensin ve bir gün aile kursun diye. Babasının da olacak sevgilsi. Onu da görecek, onunla da iletişim kurmayı, saygılı olmayı ve içinden geliyorsa sevmeyi öğrenecek. Babasına (ay bunu söylemek kolay değil) hayatında yaptığı seçimler için yargılamamayı ve destek olmasa bile, kabullenmeyi öğrenecek. Bu anlayış benim için de geçerli. Çünkü neden biliyormusunuz? Büyüdüğünde, kendi ilişkilerinde bizi model alarak kuracak. Biz ebeveynler olarak kendimize ne kadar saygı gösterirsek, kendi dünyamızı ne kadar sağlam temeller üzerinde kurarken; yaşamın getirdiği sosyal ve psikolojik ve evet, fiziksel, ihtiyaçlarımızı en sağlıklı biçimde karşılarsak; o da kendi için öyle yapacaktır. Ben robot değilim. Annesi olabilirim ama robotu asla değilim.

Bu nokta da önemli olan; hayatımda kendim için büyük bir adım atarken, onun nasıl etkileneceğini önceden tartıp; onun dünyasında negatif etki yaratabilecek insan ve olguları ortadan kaldırmak, değişimin getirebileceği darbeleri yok edemesem de hafifletecek ne varsa yapabilmektir. Dedim ya, şu anda hayatımda öyle biri yok ama yok diye bunu konu etmemezlik etmiyorum. Arada bir konuşurken arkadaşlarımın mutlu, mutsuz ilişkilerinden; geçmiş erkek/kız arkadaşlardan filan bahsediyorum; onun anlayabileceği seviyede ve aşırıya kaçmadan. 13’üne girecek bir kaç ay sonra ve ben istemesem de, çevreside “çıkmaya” hatta çıkarken ayrılmaya ve daha da ilginci birbirinin sevgilisini birbirinden “çalmaya” başlayan yaşıtları var. Bu durumun sadece o yaşlara özel olmadığını, insanın 30’unda, 40’ında hatta 80’inde bile aşık olabileceğini, sevgilisinin olabileceğini ve bunun sadece arkadaşlarımız ve tanımadığımız insanlar için değil kendisi, annesi ve babası için de geçerli olabileceğini anlaması lazım.

Toplum olarak en büyük hatamız; aşk konusunu gizlememiz. Aşk’ı seksten dolayı pis, gizli, ayıp birşeymiş gibi saklıyoruz birbirimizden ve evimizden. Unutmayın ki sapkınlığa giden en duble yol, cehalettir. Cehalet ise bilgilerin karanlıkta kalması ile oluşur. Naçizane tavsiyem; siz çocuklarınıza eğrisini doğrusunu; yaşına uygun bir biçimde ve dilde, çekinmeden, rahat ve doğal bir biçimde anlatın ki; sağlıklı ilişkiler kuran, sağlıklı aileler oluşturan ve sağlıklı nesiller büyüten bireyler olsunlar.

Bu 14 şubat için bunu düşünelim madem: biz aşk’ı kendimiz ne kadar benimsiyor, normalleştiriyoruz? Aşk’tan ne kadar utanıyoruz? Yaşamın döngüsünü başlatan “aşk” konusunda bu gizlilik niye? Çocuklarımızdan aşk ve ilişkiler konusunu ne kadar gizliyor, her şeyi öğretirken bu konuda neden sessiz kalıyoruz? Peki sizce siz konuşmasanız da bu konu da hiç mi çevrelerinden duymuyorlar? Duydukları ne kadar sağlıklı?

Görsel/Image:

Valentine’s Day ‘Kidvice’: Kids talk about love

http://www.today.com/video/valentines-day-kidvice-kids-talk-about-love-397428803585

Etiketler : , , , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir