Bir tek sen mi korkuyorsun?

Sevgili “geçici ilişkiler daha iyi çünkü bağlanmaya korkuyorum” kişisi,

Seni çok iyi anladığımı söylemek için yazıyorum bu yazıyı. Gerçekten de uzun bir ilişkiden sonra gelen çirkin ayrılıklar çok yorucu. En derinlerini, en gizli sırlarını paylaştığın; büyük bir tutku ile kenetlendiğin, saçının teline hayran olduğun; günler ve geceler boyu konuştuğun, tartıştığın; kavga edip barıştığın hatta belki de kendisiyle çocuk dünyaya getirdiğin o insana yabancılaşmak çok zor. Hele hele süregelen kavgalar, anlaşmazlıklar, henüz sönmeyen aşklar varsa arada. Hepimiz bunu hayatımızın bir zamanında yaşıyoruz. Çocuklu  olunca iyileşmesi biraz daha uzun sürüyor ama o bile geçiyor. İnsan doğası gereği evrilmeye, ilerlemeye çalışır çünkü. Ama tabii onca kavga, belki şiddet, belki ihanet; seni çok korkuttu. Bir daha bir başkasına bağlanmaya korkar oldun, sevdiysen bile sevgini görmemezlikten geldin. Çok korkutucu, tekrar o ilişkiler yumağına girmek, o kavgalar anlaşmazlıklar… haklısın tabii.

Peki sence ben korkmuyor muyum da istiyorum hayatıma birini almayı. Benim kafam karışmıyor mu? Tedirgin olmuyor muyum dersin? Sence bir sen misin “tek bir insanla beraber olursam, ya dışarıda beni her şekilde daha çok heyecanlandıracak birini kaçırır mıyım” diye düşünen? Yoksa bir tek sen mi korkuyorsun uzun ilişkilerin getirdiğini bildiğimiz didişmelerden ve kavgalardan? Sence ben korkmuyor muyum bir gün sevip de hayatlarımızı paylaştığım kişinin eve suratsız, stresli ve yorgun gelip de benim de buna tahammül edemememden? Ben de korkuyorum hafta sonları çocuklarla yapılacak tek düze; AVM’li, sinemalı, pizzacıda gergin ve “bir an evvel akşam olsa da eve gidip TV’ye film koyuyup uyuklasam karşısında” düşüncesi ile geçen sıkıcı planlardan. Korkuyorum ben de iletişim kuramamaktan, “merhaba, güle güle ve iş nasıldı” ötesine geçmeyen konuşmalardan. Birbirlerine dokunmayan çiftlerden olmayı ben de istemem; yorgunluktan bayılacak, sevişmek için toplantı planlar gibi plan yapmak zorunda olmaktan korkarım. Ortak bir ses yaratamamak, evin içinde seslerimizin çarpışmasından korkarım ama evin sessizliğinden daha da çok korkarım. “Benim dediğim, senin dediğin; benim yaptığım, senin yaptığın; ama sen, halbuki ben” asla, asla duymak istemediklerim biliyor musun bunu? Korkarım başkalarında aramayı isteyecek hale gelmemizi; birbirimizde bir zamanlar bulduklarımızı. Parasız kalmaktan, hayatımdaki kişinin bunun gerginliğini yaşamasından da korkarım. En çok da yabancılaşmaktan; korkarım. Ne yani? Bir sen mi akıllısın, yok mu sandın korkularım da yaşadığım onca kırgınlıklarıma rağmen yeniden birileri ile dünyamı birleştirmeye isterim!

Belki de benim korkularım seninkilerden fazla. Oğlum var benim, e dile kolay; koca adam olacak. Ergenliğine geldi. Hayatıma sokmayı bir an bile düşündüğüm insanı bir değil 2 dünyaya alacağımı bilerek hareket ederim. Korkarım yine şiddet görür müyüm diye; ürkerim, geçmişim geleceğime kabus olarak girer. Kavgadan korkarım, özgürlüğümü kaybedeceğimden de. Ne rahat şimdi, evim benim. İstediğim gibi hareket ediyorum, kimseyi düşünmek zorunda değilim. Özgürüm, istediğimle beraber olurum, olmam. Hafta sonu için sıkıcı aile aktivitelerine katlanmak zorunda değilim. Canım ne isterse alırım veya almam, kendi param sonuçta. Kendimi koruyorum.

Böylesi daha iyi değil mi? Bilmem ki…

Diğer bir yandan da biliyorum ki hayat paylaşınca daha güzel. Çok mu klişe geldi? Belki bir çok kişinin entellektüel seviyesine sahip olmayabilirim ama hayatımda var olmasını istediğim deneyimleri biliyorum. Dünyayı gezmek isterim, yanımda sevgilim olsa ne güzel olur. Çocuk büyütmek isterim, kendim başka doğurmam ama dünyada kaç çocuk varsa onlara verecek çok sevgim var. Sarılmak isterim sevgilime, öpmek, doymak kokusuna, unutmak özlemek ve yeniden kavuşmak. Kitap konuşmak isterim, sürpriz olsun diye kitap bırakmak isterim başucuna sevdiğim adamın. Film izlemek isterim, en sevdiğim müzikali izlerken hissettiğim coşkuyu onunla paylaşmak isterim. Konserlerde dans etmek, mutfakta yeni tatlar keşfetmek isterim. Bir yemek masası isterim, çevresinde oturup muhabbet edecek bir aile. Yuvarlak olsun sofram, başı sonu olmasın, sonsuz olsun isterim. En çok da şu dünyaya yararlı bir iş yapmak isterim; birilerine yardım etmek isterim. Bu yoldaki düşüncelerimi ve projelerimi paylaşmak; bunları sevdiğim adamla el ele yapmak isterim. Yaratmak isterim. Sevgiyle yaratmak, paylaşmak isterim. Sevmek, sevildiğimi bilmek isterim; güven isterim.

Ben böyleyim diye sen de bunları istemelisin demem ve seni gerçekten de seçimlerin için yargılamam ama seçimlerinin temelinde korku yatmasın derim. Bağlanmaktan korkmak olmasın yalnızlığının sebebi… gerçekten de bunu tercih etmen olsun. Kararı sen ver; yaşamın çölün ortasındaki bir yol geçen hanı mı olsun, içi yaşam dolu bir okyanus mu? Bu dünyaya hepsi lazım. Sen bilirsin.

Ben de çok korkuyorum, hem de bir çoğunuzdan da çok korkuyorum boğulacağım diye. Ama boğulurum diye de keşfedilecek derinliklere inmemek istemiyorum. Yüzeyde kalmayı denedim…güzel ama dümdüz, alabildiğince su işte. Kafamı daldırdım, güzellik gördüm; az ama. Biliyorum ki korkumu yenip, şu can simidini atıp, derinlere daha derinlere dalarsam çok güzel bir dünya ile karşılaşacağım. Zorluklar olsa da, keşfedilecek çok güzellikler de olacak. Derinlere merakım aptallığımdan mı dersin? Olabilir ama ufkumu genişletecekse aptal olmayı tercih ederim; aptal ama cesur.

Sevgiler…

Fotoğraf: Martin Stranka – Harika bir çalışma ve daha fazlası için lütfen http://www.martinstranka.com/ adresini ziyaret edin.

Photo by Martin Stranka – Great shot, I fell in love with it. For more of his work please visit: http://www.martinstranka.com/


Bu Yazıya 5 Yorum Yapıldı.

  1. Tuğba Reply

    Harika bir yazı .. Evli ve ıkı kız cocugu Annesiyim. 7,5 yıllık evliyim.evliliğim 2 haneli sayılara geçerken cok zorlandım. Zaman zaman boşanmak istedim. Nefret ettiğim zamanlar oldu. Kalp kırma incinme vs.. Ama her zaman kalıp gibi söylenilen şey başkasıyla evlensen çok mu iyi olacak. Kaderin seninle beraber , yastık kılıfı değişiyor ama yastık değişmiyor gibi tabirler .. Ve yine oldugu gibi devam ..

    • admin Reply

      Yani şöyle… tabii ki değişmiyorsun ama öğreniyorsun. Hayattaki her bir dostluk, her bir insan, şu anda benim yazıyor olmam, yarın yolda karşılaşacağın kişi… hepimiz sana bir etkide bulunuyoruz. Bundan iyi veya kötü öğrenmek senin elinde. Yaşam aslında kötü yüzünü de gösterdiğinde bile; güzeli hatırlatıyor. Biz önce birey, sonra toplum olarak ders almamaya direndikçe başımıza felaketler geliyor. Kocanın yanında kalmayı seçmen daha iyisi olur olmaz diye olmasın. Onu sevdiğin ve onsuz bir yaşamı tercih etmediğin için olsun: bak onsuz yaşayamayacağın demiyorum…öyle bir şey yok. Kimsenin yaşamı bir başkasına bağlı değil…onsuz yaşamayı tercih etmen ya da etmemen mesele. Ona karar ver. Yoksa en güzeli aile, inan.

  2. Birsen Reply

    Ben bunları evli iken de çok düşünüyordün şimdide çok düşünüyorum
    İlişkiler benim için bir yumak evet ve bir evlilik yapmış olmam benim için bir kriter değil belki de kendimi biraz daha fazla tanıdim bunun için mutluyum.
    Evet ben bencilim ve aynı zamanda anneyim konforlu bölgem yıkıldı mi bitiyorum. Sonra kotulesiyorum belkide belkide adam benden çekti haberim yok
    Ama Oyle ya da böyle herkesin kendi olma hakkı kendin de kalmalı diye düşünüyorum
    Sevgiler

  3. Gülbin Reply

    Çok güzel yazmışsın, istediklerini yazdığın kısım hele benim isteklerimle öyle çok örtüşüyor ki. Boşanalı 2,5 ay oldu. 3 yıllık bir mücadeledeydi. Öyle mutlu ve huzurluyum ki. Kahkahalar atarak anlatmak istiyorum onun beni aldatmasını, maddi-manevi uyguladığı şiddeti ve artık bittiğini. Allahtan şu anki mutluluğumu anlayıp paylaşan bir çevrem var. Boşanma sonrası ilk defa geçen hafta beni gören babam, eski ev adamı sıtayla “ne yapalım kaderin buymuş” diyecek oldu, diyemedi. Ne kadar güzel, ışıl ışıl yüzün, en güzel kızım sensin diyerek konuyu bağladı. :))
    Her şey çok yeni. Benim isteklerim seninkiler gibi. Yanyana veya benim bacaklarım sevdiğimin kucağında kitap okumak gibi naif hayallerim var. Ben de korkmuyorum ama acele etmemem gerektiğini biliyorum. Hep dediğim gibi “denemeye devam” diyorum.
    Süpersin, iyi ki keşfettim seni. Bana iyi geliyorsun.

  4. Ahu Reply

    Ben de 1 yıldır bekar anneyim. Ve sizin ki gibi gayet güzel bitirdik ve arkadaşız. Bana çok kötü şeyler yaşattı diyemem haksızlık etmiş olurum. Ama ilk boşandığım zamanlar hissettiğim rahatlama ve özgürlük hissi kayboldu. Sürekli çok mutluyum ve hayatımda birini istemiyorum diyordum.

    Şimdi ise kendimi yalnız hissediyorum. Sizin de yukarıda bahsettiğiniz o naif güzel duyguları tekrar yaşamak istiyorum. Sonra ne gerek var nasıl olsa aynı yere gelecek yine eninde sonunda kötü olacak diyorum. Çok karmaşık duygular içerisindeyim. Ve mutsuzum. Ve de teşekkürler yazınızı okuduğumda yalnız olmadığımı bilmek iyi geldi. 🙂

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir