Biz size neden böyle yapmıyoruz, düşündünüz mü?

Biz de reddediliyoruz. Kalbimizi kırabiliyorsunuz gayet de. İstediğinizi alıncaya kadar bizleri gökyüzüne çıkarıp, istediğinizi alınca en yükseklerden atabiliyorsunuz. Hem de bunu bile bile yapıyorsunuz. Size aşık olduğumuzu bilmenize rağmen, bize aşık değilken, bizimle ilgilendiğinize inanmamıza izin veriyorsunuz. Değer verdiğinizi düşündürtüyorsunuz. Aç bırakmıyorsunuz…önümüze minik mutluluk kırıntıları bırakıyorsunuz. Doymuyoruz ama aç da kalmıyoruz.

Biz böyle yapsak….ölürüz…

Biliyorsunuz bizi her aldattığınızda, ne yaptığınızı. Çok iyi farkındasınız yaptığınızın ahlaksızlığını. Gizli oynuyorsunuz. Saygımızı ayaklarınızın altına alıyorsunuz, güvenimizi paramparça ediyorsunuz. Biz sizi beklerken, bizden çaldığınız zamanı başkalarına hediye ediyorsunuz. Bazen de paramızla aldatıyorsunuz bizi.

Biz böyle yapsak…öldürürsünüz…

Bize her el kaldırdığınız da, bunu en yakın erkek arkadaşınıza yapamayacağınızı bilirsiniz. Bedenimizi hırpaladığınızda güçlü olduğunuzu göstermek istiyorsunuz ama kuvvetlerimizin de eşit olmadığını bilirsiniz.

Biz böyle yapmayız…ölsek de yapamayız…

Çünkü bu ülke de kadın olmak böyle bir şey işte… biz hep ölüyoruz. Siz de en iyi yakıp yıkmayı bilirsiniz.

Ama şunu da bilin… Biz yapmayız; “yok” edici değil “var” edeniz biz ve ısrarla, size rağmen, var olmaya ve var etmeye devam edeceğiz…size rağmen inanmaya ve sevmeye devam edeceğiz.


25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Bu tarih ne yazık ki ülkemiz de pek bir anlam ifade etmiyor ama edinceye kadar mücadeleye devam etmeliyiz. (Bu arada bu yazıyı tavsiye ederim. Son bir yıl içinde kadına yönelik şiddette ne kadar çok geriye gittiğimizi, yaşam hakkımız için daha çok mücadele etmemiz gerektiğini görmemizi sağlıyor).

Etiketler : ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir