Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Ben her zaman sessiz sakin bloggerlık yapan biri oldum, kendimi yakın zamana kadar “blogger anneler” dünyasına dahil etmemiştim, güvenmiyorum kendime o kadar. Halen daha “ihtiyacı olan arayıp bulsun bekar annelik ile ilgili yapmaya çalıştıklarımı okusun” ile “daha çok kadına destek olmalıyım, daha çok çocuğa el uzatmalıyım” arasında gidip geliyorum. Öyle çok geniş kitlelere ulaşmıyorum ama biraz daha büyünce blog; biraz daha fazla eleştiriye maruz kalıyorum. Çok dert ettiğimden değil, her bir eleştiriye de dönüp cevap vereceğimden değil. Okur, dinlerim bana söylenenleri; bazen haklı bulduklarım da olur ve çok nadiren kanım kaynama noktasında kızarım. Ama sanıyorum bir konuya açıklık getirme zamanım geldi…

En büyük eleştiri benim boşanmaya teşvik ettiğim dir.

Güzel kardeşim, ben boşanmayı teşvik etmiyorum; mutlu bir yaşamı teşvik ediyorum ve başkalarına ve kendisine zarar vermeden mutlu, güvenli, korkusuzca, özgür ve huzurlu bir yaşam sürmesi için kişinin ne yapması gerekiyorsa onun yapılması için ful teşvikçiyim. Bu iş olur, yaşadığı çevre olur, ilişkileri olur v.s. v.s. Benim özellikle ilişkiler ve evlilik, aile içi şiddet, şiddet ortamında büyüyen çocuk ve tek başına çocuk büyütmek konusunda yazıyor olmam; benim deneyimimin bu yönde olması ve sağlıklı nesillerin sağlıklı ve mutlu ebeveynlerden geldiği inancımdandır. Öyle aman aman bir kariyerim yok, annelik konusunda ahkam kesmek istemem (ki zaten annelik deneyimlerini paylaşan kadınlara neler yapıyorsunuz neler) AMA eğer duygusal ve/veya fiziksel şiddet gördüyseniz, aldatılmışsanız, kalbiniz kırıksa, bir kadın ve anne olarak kendinizi ve çocuğunuzu hayatın neresine konumlandırmak istediğinizi bilmiyorsanız; tek başına çocuk büyütmekten korkuyorsanız, büyütürken ki deneyimlerinizi paylaşmak istiyorsanız, bazen sadece dertleşmek, bazen de şu kula güvenip de akıl danışmak istiyorsanız, sizi sizin gibi dinleyip, yargılamadan anlayacak birini istiyorsanız ben buradayım.

Ancak… yazdıklarımı okuyup, “ama çalışan kadın boşanmaya teşvik”, “ama Osmanlı da kadın evin bilmem nesi”, “ama babasız çocuk olur mu hiç”, “ama boşanmasın, otursun kocasını idare etmeyi bilsin” gibi saçmalıklarla gelecekseniz; rica ederim blogumu okumayın. Ben sizin fikrinizi değiştiremem, bunu ancak siz yapmayı isteyebilirsiniz ve eğer taze fikirlere açıksanız, eşit ve adaletli bir platformda; fikirlerinizi barış için de paylaşıp başka düşünceleri önyargısız bir öğrenme amaçlı dinleyecekseniz buyrun. Yoksa en fazla yapacağımız yolda görüp; birbirimize sessizce selam verip yolumuza devam etmek. Aynı sofraya oturmamız zor.

Ha… söylemeden edemeyeceğim. Hangi din, kültür ve anlayıştan bakarsanız bakın; şu bir gerçektir ki mutlu ebeveynler mutlu çocuklar demek. Mutlu çocuklar ise mutlu ve sağlıklı bir gelecek demek; lütfen bunu unutmayın ve bir insanı seçimleri ve hayatını paylaştığı için eleştirmeden evvel, dönün kendi içinize bakın. Herkes sizin imkanlarınız, kültür ve anlayışınıza sahip değil; olmak zorunda da hiç değil ama herkes kendi anlayışına ve karakterine uygun olarak mutlu, güvende ve özgür olma hakkına doğuştan sahip ve bir çoğumuz bu haklara ulaşmak için bir çok cephe de, bir çok zorlu savaşlar veriyoruz.

Görsel tercüme: Olmak istediğiniz kişi olun, başkalarının görmek istediği kişi değil.

Etiketler : , , , , , , , , , , , ,

Bu Yazıya 6 Yorum Yapıldı.

  1. emel Reply

    Ayrilmaya tesvik etmek diye birsey yok. Kadin zaten vazgecmistir sadece cesarete ihtiyaci vardir. Kadin kolay kolay vazgecmez, sabirlidir. Ama bir vazgecti mi artik sadece is cesaret isidir. Aradigi guc aslinda kendindedir ama farkinda degildir. Ve kadin vazgectiyse eger hata karsi taraftadir, 3. sahislarda degildir.

  2. Araflı Şehrazad Reply

    O kadar çok kişi “kır k*çını otur” diyorken, senin “nasıl mutlu olacaksan, bekar anne olmak dünyanın sonu değil” demen mi batmış? Hmmm, neden acaba?

    Mesela ben de “çocuğu full organik beslemek o kadar zor diil, valla bak” diyenleri bir temiz dövmek istiyorum. Çünkü ben beceremiyorum “e canım zati mümkün değil ki bu çağda” diye kendimi avutuyorum, ondan sebep..

    Fikrim geldi, du bi:)

  3. seda Reply

    Benim evliliğimde ne şiddet vardı ne aldatma vs..sadece mutsuzdum o kadar!Sonra sizi buldum tesadüfen,tüm sorularım cevaplandı bilmeseniz de..Misyon buysa eğer, misyon tamam:)boşandım,mutluyum…İzmir’e gelirseniz de mutlaka beklerim:)

    • admin Reply

      🙂 Mutlu olmana çok sevindim, her şeyden önemli çünkü huzur ve mutluluk. E olur valla, midyeciye de gideceksek gelirim 😉

  4. nilay Reply

    Şu an ikilemde kalan bir kadın daha ben ! bir gazete de okumuştum bekar anne diye belki bir köşe yazısıydı eleştiren /takdir eden inanın hatırlamıyorum ama şu an bir damla ya ihityacım var cesaretten ve kelime kelime blogta onu arıyorum insanın konuşmaya bu kadar ihtiyacı olduğu anda konuşacak kmse bulamaz mı ? evet bulamaz çünkü yargılayan insanlardan o kadar korkar ki haa bide biz kadınların duygusallığı yok mu ? o daha beter bende tam işte o ince çizgideyim duygusallık içindekileri atamamam deli tavuk gibi bir sağ bir sol bana yem vericek bu deli tavuğu sakinleştiricek birine ihticaım var işte tamda bu yüzden burdayım …

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir