Çalışan Bekar Anne Olmak: Tara’dan Gelen Mail

Bu mail Tara’dan. Der ki:

30 yaşımda  oldum bıraktığım  yıl benim için birçok dönüm  noktası  oldu ve sanırım  hala da olmaya devam ediyor.
30 yaşıma bekar bir anne olarak girdim  ve su anda kızimla birlikte kurmak  istediğim hayatı düşünüyorum  her gün.
Bekar anneler hayata zengin olarak başlıyor  muyuz? Hayır sanmıyorum ve etrafimda  çok destek  veren de yok yani kötü düşüncelerini aşılamak dısında; yasamisinnizdir muhakkak.
Bana tercüme olun.
Başlamak  mi zor yoksa sürdürmesi  mi?
Ev-is-çocuk üçgeni  nasıl başladınız zira ben uzun süredir olduğum yerde sayıyorum. Hangi karar sizi atesledi?
bilmek istiyorum  gerçekten evet farkındayım deneyim çok önemli  yaşa ve gör 
Ama vazgeçmek te yok öyle degilmi? 
Sevgili Tara,
Öncelikle hayatının yeni 10 yılı için seni kutlarım. İnsanın 20’li yaşlarını geride bırakıp 30’larına adım atması gerçektende büyük bir olay bence. 20’li yaşları toyluğunu geride bırakmış; 30’lu yaşlarında daha deneyimli, daha bilgili başlıyorsun yeniden hayata. Bence her kadın, her yaşta çok güzeldir ama 30’lu yaşlar bir başka. Üstelik sen yeni yaşında çok daha büyük bir cesaretle, kızına ve kendine tek başınıza, zor ama çok daha huzurlu ve mutlu bir yaşam seçerek başladın. Bu hem çok zor, hem de çok güzel bir gelişme. Seni gerçekten cesaretin için kutlarım. Kızına; istemediği, mutlu olmadığı bir yaşamı seçmek zorunda kalmadan kendini gerçekleştirmenin; daha mutlu ve daha huzurlu bir insan olmak için mücadeleden vazgeçmemenin ne kadar önemli olduğunu öğretiyorsun; ne mutlu ona ki senin gibi bir annesi var.
Bekar anneler olarak, bir çoğumuz çocuklarımızın babasının desteği olmaksızın çok zor yeni bir hayata başlıyoruz, evet. Sil baştan öğrenmek zorunda kalıyorsun bazı şeyleri, bazı şeyleri de aynen sürdürüyorsun. Bir çoğumuz ailelerimiz başta olmak üzere, çevremizden hiç destek almıyoruz hatta senin de söylediğin gibi; insanlar genellkikle kötüyü göstermeye daha meyilli oluyor. Çok moral bozucu bir durum çünkü içinde yükselip alçalan duygular ile boğuşurken bir de dışarıdan gelen etkenlerle de mücadele ediyorsun. Ama sana güzel bir haberim var: duruşunu bozmadığın zaman insanlar eleştirmekten inan ki vazgeçiyor ve alışıyorlar. Zaman için de negatifliklerini yansıtacak başka kurbanlar bile buluyor. “En kötü koca, kocasızlıktan iyidir” den tut da “çocuğun babasız mı büyüyecek” laflarına kadar bir çok şeye maruz kalıyorsun. Kulaklarını tıka. Ben buna “kuyruğu dik tut” sendromu diyorum. Hakikaten de dik durmak zorundasın.
Benim şahsi tecrübemde, ben hep çalıştım. Boşanmadan evvel de çok yoğun çalıştım, sonrasında da. Zor oldu elbet, halen öyle. Tek başına para kazanmaya çalışırken bir de çocuğunun ve evin ihtiyaçlarına yetişmeye çalışmak hiç kolay değil. Üstelik uzun süre çok da borcum vardı. Ama, Tara, çalışmak bir kurtarıcı. Tüm zorluklarına değiyor çünkü ilk 3-5 sene zorluk çeksen de, sıkı çalışma’nın getirdiği başarı ile başkalarına bağımlılığın ve boyun eğmek zorunda kalıyor olma durumun değişiyor. Üstelik çocuklar büyüdükçe, sana daha az muhtaç oluyorlar. Onlara bıraktığın iyi örnekten bahsetmiyorum bile. Çalışkan ve iradeli bir anneye sahip oluyorlar.
Seni ateşleyen şey bağımsızlığın olsun. Çalışabildiğin, kendi paranı az-çok kazanabildiğin sürece bağımsızsın. Bunun kıymetini bil. İleride hayatına biri yeniden girdiğinde bile, sen bağımsız olduğun için kimsenin baskısının altında boyun eğmek zorunda kalmazsın. Vazgeçmek yok. Az-çok demeden, senin ve kızının düzenine en çok destek olabilecek işe gir ve çalış. Çalışıyorsan da şu anda daha da hırslan. Kulaklarını tıkamak zorunda kalacağın çok şey yaşayabilirsin ama olsun. Kulaklarını tıka. Mesleğinde ilerle, mesleğin yoksa edin. Maddi imkanları geç, çalışmanın sana vereceği özgüveni başkka hiç bir şey veremez. Aktif olarak çalışmıyorsan da muhakkak mesleğin olsun, o yönde ilerle.
İstedikten sonra, kararlı olduktan sonra, bağımsızlığını, kendini en öne koyduktan sonra ne başlamak zor ne de devam etmek.
İnan bana, bir insanın sahip olabileceği en kıymetli şeyi bağımsızlıktır. Onun için savaş, vazgeçme. Hem kendine hem de kızına çok iyi bir örnek olacaksın başardıklarınla.
Demişsin ya… Bekar anneler zengin başlamıyor diye. Evet, bir çoğumuz maddi anlamda çok fakir başlıyoruz yeni hayatımıza ama gücümüz ile çok zengin bir adım atıyoruz bekar annelik yaşamımıza ve bu her şeye değer. Biat etme seni kelimeleri ile zehirlemeye çalışanlara. Sen, seni mutlu etmeyen bir durumdan uzaklaşarak kendin ve kızının için en iyisini yaptın. Şimdi bu durumu büyütmek, geliştirmek ve kuvvetlendirmek lazım. En zoru arkanda kaldı inan. Bundan sonrası inatçılık, çok çalışma ve sabır ile gelişecek. Eğlenmeyi de unutma tabii.
Umarım yazdıklarımın sana ufak da olsa faydası olmuştur. Olmadıysa da olduruncaya kadar bana sor, yaz. Ben burdayım.
Sevgiler,
Nur
Not: En kıymetli varlığın zaman. Boşa geçirdiğin her gün aleyhine. Elbet durup dinleneceksin ama fazla durağınlık iyi gelmez insana…bazı şeyler gençken daha kolay elde ediliyor.
Etiketler : , , , , , , , , , ,

Bu Yazıya 2 Yorum Yapıldı.

  1. Tuğcanların annesi Reply

    Ben eşimden boşanalı bir sene oldu.. çok ani oldu boşanmamız. Çalışıyordum ama elimde 5 kuruş param yoktu. Boşanırsan nafaka alamazsın benden dedi ama ödün vermedim yinede boşandım üstelik 30 bin liralık kredi borcunuda ödemedi halada benödüyorum bir şekilde ödeniyor bi düzen kuramadım annemlerle bir yaşıyorum 2 çocuğuma tek başına bakıyorum (tabiki babasının desteği olmadan sadece annemlerin desteği ile) ek iş yapıyorum.. aynı zamanda şunu farkettim boşandığım için benden nefret eden oğlum benim ne kadar güçlü ne kadar fedakâr bir anne olduğumu gördü.. sakinleşince niye boşandığımızıda anlattım. Ve şimdi yeni yeni birax para bitiktiriyorum aynı zamanda çocuklarım güvenli bir şekilde büyüyorlar annemle.. İnşallah bi kaç seneye kendi evimize hiç borcumuz olmadan çıkacagım ve en güzeli 2 oğlumda öğrendi ki kadınların güçlü ve aynı zamanda sabırlı varlıklar olduğunu da öğrendiler! Herşey zamanla oluyor sadece biraz sabır gerekiyor..

  2. Hale ALAN Reply

    Boşanalı sekiz yıl olmuş yalnız bir anne olarak Tara’ya söyleyeceklerim var; sadece herşeyin düzeleceğini ve geçeceğini düşleyerek çabala ve asla pes etme, çünkü tek yolumuz umut etmek. Hep iyiyi, güzeli düşle, hayallerini kimsenin yıkamayacağını ve herşeyin hayal ettiğin gibi olacağını bil. Ucundan tutunca arkası geliyor, kötü olduğunu düşündüğün hatta ailen bile olsa kendini kötü hissettiren insanlardan uzak durmaya çalış, uzak duramıyorsan onları idare etmeyi öğren,,, İlk başlarda çok zor oluyor kabul ediyorum, o kadar çok zorlandım ve o kadar çok ağladım ki geriye dönüp baktığımda yaşadıklarıma nasıl dayandığıma ben bile şaşırıyorum. Bir şekilde geçiyor, geçecek, düzeliyor, düzelecek. “Zor ama imkansız değil” bu cümleyi hiç aklından çıkarma olur mu, hala kendi kendimi bu cümleyle telkin ediyorum. “Bizi öldürmeyen bizi güçlü kılar” k.i.b. sevgiler

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir