“Anne gri ceketini bugün ben giyebilir miyim?” diye telefon açtı oğlum bugün.
“Nen, oğlan gri ceketimi giymek istedi” diye yazdım; teyzesi ile hemen bu haberi paylaşmam gerekiyordu.
“Bende babamın ceketlerini giyerdim” dedi, Nen. “Evet, bende” yazdım arkadaşıma, hatırladım babamın parkasını giyerdim.
“Ama o lisedeydi Nen, bu çocuk biraz hızlı büyümedi mi?” Endişelenmeli miyim!
Aradım oğlumu. “Aldın mı ceketi askıdan oğlum?” diye sordum. Daha boyu bile ulaşmaz o askıya, sandalye çekmesi gerekir. Benim ceketimi nasıl giysin!
“Aldım anne” diye cevap verdi hafif çekingen. 
“Ha iyi, oldu mu üstüne bari, sevdin mi?” diye sordum, emindim olmayacağından.
Yanılmışım.
“Oldu anne ya, çok güzel oldu! Sen bunu nasıl giyiyorsun anlamadım, tam bana göre!” dedi sevinçle.
Sevindim mutlu olduğuna. Ayrıca, daha düne kadar elimi içine sokup da tersine çeviremeyecek kadar minik çorapları vardı bu çocuğun. Benim ceketimi mi giyecek? Vay be, zamanın uçuşuna bakın.
Ben erkek gibi giyinirim. Süslü değilimdir. Kot, spor ayakkabı. Gri ceket de kız işi değil. Kaygım o değil. Sadece…
… hani evde babası olsaydı, muhtemelen onun ceketini giyerdi. Değil mi? Yoksa sadece basit bir ortak zevk meselesi mi?
 
Etiketler : ,

Bu Yazıya 6 Yorum Yapıldı.

  1. VOLKAN - KALDERA Reply

    Ben de babamın kravatlarını, kazaklarını alırdım :)) "Milletin erkek çocuğu olur da kıyafetlerini paylaşır ben anlamadım ki bu kızı" diye şikayetlenirdi arada anneme :))

    Ben de siyah montumu kurtaramıyorum, ne zaman giyecek olsam onun giyip giymeyeceğini kontrol etmek zorunda kalıyorum. :)))

  2. Mina Reply

    :)) Vermiyor Fadiş ceketimi, geri kalanını da kesiyor şimdi! 2 tane hırkamı da kaptı. Darısı başına 🙂

  3. Mina Reply

    :)) Ne güzel, hem şikayet ediyoruz hem de boyumuz kadar çocuklarımız var diye gururlanıyoruz :))

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir