Çiçek’ten Gelen Yazı

Bu akşam sizlerle Çiçek’ten gelen yazıyı paylaşmak istiyorum. Çiçek bana mail ile ulaşan kardeşlerimden. Blogumu kişilik bozuklukları ile ilgili web de arama yaparken ulaşmış. 6 yıldır evli olduğu eşi ile yaşadığı sorunları uzun yıllar boyu görmezden gelmiş. Uzun süren ısrarlar sonunda doktora giden eşini için şizofreni’ye yatkınlığı olduğu söylenip, başka bir doktora yönlendirilmiş. Eşinin ona verilen ilaçları kendi kendine kullanmayı bırakması üzerine; ailesinin desteği ile bir başka doktora daha gidildiğinde lişilik bozukluğu tanısı konulmuş. Çiçek diyor ki; “bana sürekli iyileşeceğim diyor sonra da huzursuzluk çıkartıyor ve takıntılarından kurtulamıyor. Artık ne diyeceğimi ve yapacağımı bilmiyorum. 3.5 yaşında çocuğumuz var ve çocuk ‘babamdan korkuyorum’ diyor çünkü babası ona sürekli bağırıyor. Çocuğum geceleri ‘anne, anne, anne’ diye inliyor.”

Çiçek’e yazdığım cevap aşağıda. Daha uzun süre iletişimde kalacağız kendisi ile çünkü durumu burada anlattığından daha da ciddi ama bu kadarını paylaşıp desteklerinizi esirgememenizi istedim…


 

Öncelikle yaşadıkların için çok üzgünüm ve ne kadar zor, yorucu ve yıpratıcı olduğunu tahmin edebiliyorum. Ben de yaşadım ve yazdıklarım ve yazacaklarım bir uzman görüşü değil, tamamen kişisel deneyim. Bu nedenle bundan sonra yapacaklarının kararını sen kendin vermelisin.
Anlattıklarından evet, kişilik bozukluğuna benziyor. Çeşitli şekillerde görülebilir… Benim deneyimim sınırda kişilik bozukluğu ile ilgili ve dediğin gibi “kaybetme duygusu” ile beraber öfke nöbetleri görülüyor. Yani bir tür yanına çekme sonra aniden uzaklaştırma durumu, ping pong oynundaki top gibi olduğunu düşünürüm hep. Senin durumunda doktora gitmeyi kabul etmiş ki bu çok iyi bir şey. Peki doktor her hangi bir tedavi vermiş mi?
Gel gelelim senin ne yapacağın konusunda….
Benim öğrendiğime ve deneyimlediğime göre Kişilik Bozuklukları yaş ile beraber artar. Yani, ilerleyen yaşlarda daha fazla öfke nöbetleri görebilme ihtimaliniz yüksek. Bu durumdaki partnerleri ile yaşamayı başaran insanlar var ama partnerler mutlaka tedaviyi kabul edip bunun için çok yoğun bir efor harcıyor oluyor aksi taktirde, kişilik bozukluğu olan biri ile yaşamak çok zor ve bu sana ve çocuğuna çok daha fazla zarar verecek. Genelde bu durumda “yumurta kabuklarının üzerinde yürüme” benzetmesi yapılır. Kavga çıkmaması için devamlı temkinli yaşamak çok zordur ve böyle yaşamak zorunda olan kişileri ve özellikle çocukları sindirir. Zayıf, yorgun ve korkak bir karakter geliştirirler ve özellikle çocuklar, çoğunlukla büyüdüklerinde bu model ilişkiyi kendi hayatları için arar, bulur ve yeniden yaşarlar. Tam bir kısır döngü.
Belli ki çocuğun zaten çok fazla etkilenmiş durumda ve eminim ki sen de çok yoğun etkileniyorsun eşinin davranışlarından.
Şimdi… bu tipteki insanlarla ilişkiyi bitirmek de çok zordur. Seni yanında tutmak için türlü türlü yalan, bahane ve asla yerine getirilmeyen sözler sarf edecektir. Sen ısrarcı olursan da, seni çok kolaylıkla çevresine hatta hakime bile kötüleyecektir. Örneğin, benimle ayılmak istemeyen eski koca bana devamlı benim mutlu olacağım konularda sözler verip bunları tutmuyor hatta ilerleyen zamanlarda da beni onu aldatmakla suçluyordu. Ayrılmak zorlu bir yolculuk ve her ne karar verirsen ver kolay olmayacak ama ben başaracağını hissediyorum. Eğer eşini seviyorsan ve onu bu hali ile kabullenmeye hazırsa, terapiye gitmesi için zorla ve gitmiyorsa bile sen git. Senin çok yoğun desteğe ihtiyacın olacak (İstanbul da tavsiye edebileceğim terapisteler var). Eğer yapamayacağına inanıyorsan ve ayrılmak istiyorsan (benim seçtiğim yol buydu) sakin ve kararlı olmalısın.
Kararını verdiğinde, ben sana destek olmak için burada olacağım.  Bana yazabilirsin.
Sakin ol, her şey yoluna girecek bana inan.
Sevgiler
Etiketler : , , , , ,

Bu Yazıya 2 Yorum Yapıldı.

  1. Antalya ALp Reply

    Merhaba Çiçek ,

    Öncelikle yasadıkların ve yaşayacakların için çok üzgün oldugumu belirtmek isterim. Dayak ve aldatma magduru biri olarak bende çok zor donemler atlattım. Eski koca kişilik bozukluğu ve şizofreni teşhisi konulmuş biriydi. Nişanlıyken kendısını saklamayı çok iyi bildi son zamanlarda ortaya cıkan durumlarda artık kurtulmam çok zordu çünki hamileydim. Düzeltebileceğimi düşündüm kendımce ama başaramadım 2 yıllık evlılık altı aylık bir bebekle baba ocagına geri döndüm. Sende durum nasıl seyrediyor bılmıyorum ama benım eskı koca hastalıgını kesınlıkle kabul etmıyor hatta benım psıkolojık hasta oldugunu düşünüyordu . Kendıne gore dunyada ondan daha zeki kimse olamaz ve herseyı en ıyı kendısı yapar butun ınsanlar ben dahıl aptaldım 🙂 Bılmedıgı yapmadıgı herseyı yapmıs etmıs gıbı anlatırdı. Hatta bırlıkte oldugu kısılerı bıle kendısı uydururdu ( eskı çıktıgı kısı ıle karsılastıgımda aslında onunla bır kere bıle bır sey yasamadıgı sadece ısmını bıldıgını soylemıstı ) her aksam telefon rehberını karıstırmalar, maıllerı kontrol etmeler , perdelerın neden acık oldugu , neden banyo yaptıgım , dısarda bırıyle gorusmek ıcın mı cıktıgım vs vs bır suru deli saçması şeylerle ömrümü tükettim derken cocugum 6 aylıkken Kadir gecesınde evı terk ettım.. Hayatımda aldıgım en dogru karardı. Cunkı kısılık bozuklugu ıftıraya kadar gıtmıstı. Olayı anlatayım kısa sekılde senın ıcınde tecrube olur umarım sen yaşamazsın.. Bir gün telefonuma bır mesaj geldı tanısmak ıstedıgını soyleyen bırı tabıkı ben eskı kocadan it gibi tırsıyorum soylemedım korktum ve sıldım mesajı.. Akşam bana benı annemlere bırakabılecegını ıstersem kahvaltı yapabılırsın dedı ben 4 aylık hamileydım bunu ozellıkle bılmelısın. Annemlere gıttım yarım saat sonra benı aradı cunkı bulusma saatı 09:00 idi .. Neyse tamam dedım benı geldı aldı eve gıttık tabı gıderken bulusma yerının onunden ozellıkle gecırdı ben hıc o tarafa bakmadım.Hasılı eve geldık bana dedı kı sakın kafanı dısarı cıkarma sesınıde cıkarma telefonunu bana ver sıldıgın mesajları cıkartacagım ınternetten ( boyle bır sey mumkun degılmış ) kapıyı ustume kılıtledı ve gıttı.. Yarım saat yada kırk bes dakıka sonra geldı dedı kı nıye sıldın mesajları dedı bende sıldım ama korktum dedım ve benı oyle bır dövdü ki çiçek gogsum mosmordu ustelık hamıleydım.. Sadece hatırladıgım lutfen karnıma vurma oldu 🙁 Kendıme geldıgımde balkondaydım anne dıye bagırıyordum sonra eskı koca annemı aradı gelın dıye annem yazık 2 km yolu koşarak gelmıs 🙁 hastahaneye kaldırdılar kolum kırıldı. Hastahaneden geldık darp raporu alamadık cunkı tehdıt ettı cocugumu oldurmekle.. ertesı gun ayrıldık ve ben solugu savcılıkta aldım . Bu numara kım ogrenmek ıstıyordum onun olacagını tahmın bıle edemedım.. Dosya acıldı ama tabıkı ben yıne ınandım ve barıstım… sonra yıne dayak yıne hakaretler cocugumu balkondan atacaktı zor kurtardım bır sonrakı kavgamızda Alp 20 gunluktu 🙁 2014 ekımde bosandım… Ve aylar sonra bır kagıt geldı Sayın… vermıs oldugunuz numara hts raporlarına gore eskı kocanıza aıt oldugu tesbıt edılmıstır……. Ve dunyanın basına yıkıldıgı an…

    Demem o ki Sevgili Çiçek … İlk önce çocugunu sonra kendını düşün ve kararını ver !

    Beni gözün önüne al .. Eger tedavı olacaksa ve sen kendınde o gücü görebiliyorsan Dayan … Ama çocuğunun psikolojisini düşünüp karar ver onlar bu gıbı seylerden cok fazla etkılenıyorlar..

    Sevgılerımle

    • admin Reply

      Paylaştığın için çok cesursun ve sana çok, çok teşekkür ederim. Sevgilerimle…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir