Çocuğun Baba ile Geçireceği Günler 1

Bir anne için en zor zaman, ayrılıktan sonra çocuğun babada kaldığı ilk bir kaç gündür. Çocuk ne kadar küçükse, ayrılığı kabullenmek, ayrılık süresini geçirmek bir o kadar zordur. Biz babasından boşandığımızda, oğlum 7 yaşındaydı ve bu yüzden çok daha ufak yaştaki çocuklarını babaya uzun süreler boyunca bırakmak zorunda kalan anneler için spesifik tavsiyem yok ancak her şeyden evvel şunu biliyorum ki, henüz meme emen bir çocuğu anneden saatler boyunca hatta günler boyunca uzak tutmak gerçekten de şerefsizliktir. Bu bir yana, memeden kesilen bir çocuk anneden uzak bir kaç gün geçirebilir ve benim çevremde (hatta ailemde) takip ettiğim kadarıyla, çocukta herhangi bir travma olmamaktadır.

Bakın…. Bunu yeteri kadar sık tekrarlayabileceğimi sanmıyorum; siz bir ebeveyn olarak çocuklarınıza mutlu olacakları, huzurlu olacakları ve rahat olacakları güvenli bir ortam yarattığınız sürece, gelmek isteyecekleri yer sizin yanınızdır… Kaç yaşında olurlarsa olsunlar. Kendinizi düşünün. Anne ve babanızla ilişkiniz güzelse, onların yanında ne kadar huzurlu oluyorsunuz. Eğer sıkıntılı bir ilişkiniz var ise; en kısa ziyaretler bile huzursuzluk yaratabiliyor. Bu çocuk için de geçerli. Öyle bir ebeveyn olun ki, koşullar ne olursa olsun, çocuğunuz sizin yanınızda olmaktan mutlu olsun.

Çocuksuz geçen ilk günler gerçekten de zordur. Benim oğlumun babasında kaldığı ilk gecem gerçekten de zordu. Ben oğlumu sık sık babaannesinde hatta arkadaşlarımda bırakıp kendi başıma veya eşimle bir kaç akşam geçiren bir anneydim ama buna rağmen boşandıktan sonra oğlumsuz geçirdiğim ilk gece zordu. En yakın arkadaşım Nen ve kocası imdadıma yetişti. İlk gecemi onlar ve aileleri ile geçirmiştim. Onlarda kalmadım, kendimi eve döndürmek için zorladım ama onlarla geçirdiğim ilk bir kaç saat; depresyona girmeye meyilli zihnime iyi gelmişti.

O ilk bir kaç ay, oğlum babasında kaldığı her hafta sonu ciddi anlamda güvenliği için kaygılandım. Benim kadar sorumlu ve dikkatli bulmuyordum eski kocamı ve bana inanın çok haklı sebeplerim vardı. Bir kaç kere oğlum oradayken hastalanmış ve benim standartlarıma göre yeteri kadar ilgili görmemişti. Birkaç kere okula geç bırakılmış, ödevlerinin tamamlanması için gereği kadar telkin edilmemiş, bakkala tek başına gönderilmiş (bence bulunduğu çevreye göre yaşı uygun değildi ancak tartışılır tabii), evde tek başına bırakılmış v.s. v.s.

Zaman içinde oğlumun gittiği ortamın aslında yabancı olmadığını, her ne kadar düşünce ve anlayış farklılığı olsa da çocuk büyütme konusunda, oradaki insanların da onu çok seven ailesi olduğu gerçeğini içselleştirdim… Tabii ki ona zarar gelmesini istemeyeceklerdi. Sadece çocuk büyütme ve sorumluluk konusunda farklı bakış açılarımız vardı bu aslında sorun değildi.

Oğluma yaşından çok erken cep telefonu aldım. Benim olmadığım bir ortamda, bana ihtiyacı olduğu anda ulaşabileceğini öğrettim, telefonu her zaman yanında taşıması gerektiğini anlattım. Bu arada çok telefon kırıldı, unutuldu ama artık böyle bir alışkanlığı var. Babasının yanındayken bile beni arayıp neler yaptığını söylüyor, konuşmak istemezse de (çünkü ergen) mesaj atıyor.

Çocuğunu ile güzel bir bağ kurup, iletişim yollarını hep açık tutarsanız; çocuğunuz sizin yanınızda değilken neler yaptığını ve yaşadığını anlatacaktır ve böylece gerekli zamanlarda müdahalede bulunmak kolaylaşır.

Daha önce de söyledim ya; insan ilişkileri hayatınız boyunca en kontrolsüz olacağınız yer olacaktır. Bu çocuğunuz ile ilişkiniz için de geçerli. İyi ebeveynlik bence kontrolü elinden bırakmakla geçer ama çok zordur bunu yapmak. İşte tam bu nedenle, ayrıldıktan sonra çocuğun babada kalması bize zor gelir. Özlemek sevmek bir yana, olası olaylara karşı aşırı kontrolsüz oluyoruz. E evli kalsak bile, arada bir çocuklarımızı başkalarının yanında bırakmak, onların babaları ile baş başa vakit geçirmeleri onların gelişimi için önemliyse, bunu boşandıktan sonra babalarıyla hayli hayli yapabilmeliyiz. Dahası bu süreler çocuklar büyüdükçe daha da kolaylaşıyor. Bir çoğu 11-12 yaşından sonra kısa mesafeleri kendi kendilerine gidip gelecekleri kadar büyümüş oluyorlar, daha kontrollü daha olgun oluyorlar. Eğer çocuğunuz çok küçükse, şu anda bu süre çok uzak gelecek ama inanın bana değil.

Eğer çocuk babaya bırakılırken ağlıyor ise, gitmek istemiyor ise AMA bunun tek sebebi sizden ayrılmayı istememesi ise (ve babanın yanındayken zamanını sorunsuz, sıkıntısız geçiriyorsa) güçlü durun. Rica ederim fazla dramatize etmeyin. Baba ile gitmesi konusunda, onunla zaman geçirmesi konusunda (baba da istekliyse tabii, değilse boşverin) ısrarcı olun. Siz her an, her zaman yanında olmayacağınız gibi; çocuğunuzun size bağımlı bir yetişkin olmasını da istemezsiniz. Baba ile geçirdiği süreç içinde de ağlıyıp sizi istiyor ise, eski eşiniz ile anlaşıp beraber geçirilecek zamanı kademe kademe arttırın. 3 saat ile başlayıp, 6 saate, 12 saate, 1 gece, 2 gece v.s. diye arttırın süreyi. Her ağladığında koşup almayın çocuğu, biliyorsunuz bu kreşe/okula bırakılan çocuklar için de geçerlidir. Aynı şey… Sizin ebeveyn olarak amacınız çocuğunuzun sağlıklı, güçlü ve bağımsız bir birey olarak yetiştirmek. Bunun için gerekirse bağırınıza taş basıp, onun için en sağlıklı ve doğrusu ne ise onu yapmaktır (allah sınamasın). Çocuk bir kaç ziyaretten sonra halen daha babanın yanında kalmak istemiyor ise, “istemiyorsa gitmesin” diye kestirip atmadan durumu anlamaya çalışın. Belki gerçekten de bir sorun vardır. Ama lütfen, lütfen dramatize etmeyin. Allah korusun, siz olmasanız çocuğunuzun öncelikli bakıcısı babası olacak. İlişkileri oluşsun ve gelişsin.

Eğer eski eşiniz şiddete meyilli, tacize meyilli biri değilse; sarhoş olup çocukları bir yerde unutacak biri değilse; çocuklarını seviyor ise, içiniz rahat olsun. Eninde sonunda o da ebeveynliğin ikinci yarısı olarak yolunu bulacaktır. Tekrarlıyorum, çocuğunuzun zarar görmediğinden emin olmak için onunla iletişim yollarını açık tutun. Ancak şiddet, taciz ve suç unsurları var ise veya baba çocuğunu tanımak istemiyor, görüşmek için zorlanması gerekiyor ise; söylemeye gerek yok sanırım… Çocuğu görüştürmeyeceksiniz. Bu kadar. Bunun için gerekli yasal yollara başvuracak, gerekirse çok çok uzaklara gideceksiniz. İnanın, bunu yapabilirsiniz.

Etiketler : , , , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir