Çocuklara Ayrıldığımızı/Boşandığımızı Nasıl Söyleriz?

Uzun zamandır üzerinde yazmak istediğim bir konu bu… bence boşanmanın/ayrılmanın en önemli noktası: Çocuklara Söylemek.

İster şiddet dolu, mutsuz ve zor bir ilişki olsun, ister sadece farklı dünyaların insanları olduğunuza ve bir arada yapamayacağınıza karar vermiş olun; ayrılma kararını çocuklara açıklamak en zorudur. Benim hayatımda yaptığım en zor şeylerden biriydi ve bu yüzden tecrübelerimden söylemek isterim ki, çocuğunuzun bu kararınızdan ne kadar etkileneceği, en az derecede zarar görmesi tercihen sizin ve eski eşinizin/sevgilinizin beraber, her ikiniz olmuyorsa da en azından sizin tek başınıza sergileyeceğiniz tutuma bağlıdır.

Öncelikle, ayrılık kararınızdan emin olun. Çocuğunuza; henüz tam sizin içinize sinmemiş, emin olmadığınız, bir öfke neticesinde alınmış fevri bir kararınızı söylemek onu gereksiz yere üzecektir. Üstelik daha sonra yeniden bir araya gelmeniz; aklını karıştıracak, söylediklerinize karşı güvensizlik yaratacağı gibi, sizi gerçekten de ayrılmak istediğiniz taktirde ciddiye almaması, yeniden birleşeceğiniz yönde hayaller kurmasına sebep olacaktır. Eğer iyice düşünmüş, karar vermiş ve bu kararınızı çocuğunuza açıklamak istediğinizden eminseniz; önce gerekli tüm formaliteleri haledin. Evden ayrılacak olan ebeveyn, gerekli hazırlıkları yapmış, resmi işlemler bir an evvel haledilmesi isteniyorsa; gerekli süreçlere başlanmış olsun. Daha da önemlisi, her ikiniz de duygusal olarak güçlü ve hazır olun. Unutmayın…kararı verdiniz ama şu anda konu sizin değil çocuğunuz ile ilgili. Kat be kat güçlü olmanız şart.

Boşanma/ayrılık kararını, yapabiliyorsanız ikiniz bir arada verin. Taraflardan birinin şiddete meyilli olması, ortada olmaması, evi zaten terk etmiş olması durumunda yapacak birşey yok. Yukarıda bahsettiğim tüm gerekliliklerin tamamlanmış olmasına dikkat ederek, bir ebeveyn (veya sevgili veya üvey-ebeveyn olması durumunda diğer yetişkin) tek başına anlatabilir durumu.

Lütfen, lütfen “çocuğu en sevdiği yere götüreyim, orada anlatırız” diye düşünmeyin. Çocuğun doğum günü, özel bir gün, bir bayram veya yılbaşı olmamasına mümkün olduğunca dikkat ederek; kendini en güvende hissedeceği yerde, evinde hatta ve hatta evin mutfağı veya salonunda yapın konuşmayı. Tepki göstereceği güvenli bir alana ihtiyacı olacak. Öğrendikten sonra, sizden uzak kalmak isteyebilir. Bunun için odasında anlatmayın. Gerekirse yanınızdan kalkıp gidebilsin, gerekirse kapısını çarpsın…tepkisini rahat, rahat gösterebilsin. Dışarıda yapacak olursanız böyle bir konuşmayı, çocuk kendini sıkışmış hissedecek veya tepkisini öfke veya üzüntü ile göstermesi sizi, dışarıda olduğunuz için, gerebilir. Unutmayın, SİZİN SAKİN VE KARARLI OLMANIZ ŞART. Özel bir gün olmamasına dikkat ettiğiniz gibi, en sevdiği yemeği, tatlıyı yapayım da onu yedikten sonra anlatayım da demeyin. İster farkında olsun, ister olmasın; çocuğunuzun hayatı değişecek ve onun hatırasındaki güzel şeyleri böyle stresli bir olay ile karıştırmayın.

Çocuğunuz için konuşma biçiminiz onun yaşı ve anlayışı ile doğrudan ilintilidir. Bebek ve ufak çocuklar için yapacak bir şey yok. Üstelik en kolay adapte olan yaşlardır bunlar. Zorluk 3-4 yaşından sonra başlıyor.

Bu yaşlardaki çocuklar, devamlı yanlarında görmeye alışık oldukları ama eskisi kadar sıkça etrafta görmedikleri ebeveyn’in nerede olduğunu sorabilirler. Eğer mümkün ise, diğer ebeveynin yaşadığı yer bir arada ziyaret edilerek “Anne/baba/x kişi burada yaşıyor, sen de benimle öbür evde yaşıyorsun. Burası da evin, orası da…senin 2 evin var” diye anlatılabilir. Eğer diğer yetişkin yok ise, evine gitmek mümkün değil ise, yardımcı olmuyor ise “Anne/baba/x kişi burada yaşamıyor, onun evi başka yerde” diyebilmek mümkün. Ayrılıktan ne kadar etkilendiğini anlamak için takip edilmesi tavsiye edilen durumlar: gelişim de gerilik veya ertelenme örneğin, tuvalet alışkanlığı var ise, tuvaletini kaçırma, gece boyu uyuyan çocuklarda sıkça uyanma, ebeveynlerden birine veya ikisine aşırı yapışma/bağlanma, huysuzluk, mızıkçılık gibi davranış değişiklikleri. Unutmayın, bebeklerin ve küçük çocukların dertleşecek arkadaşları yoktur…bir tek siz varsınız. Rutinlere bağlı kalmak, sağlıklı beslenme, oyun oynamak ve gezmek bu dönemin daha kolay aşılmasını sağlayacaktır. Yılmayın, güçlü olun.

Daha büyük, okul çağı çocuklar için durum daha farklıdır. Yukarıda anlattığım çerçevede, çocuğun yaşına uygun bir ifade ile ayrılık kararı net bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuğa, tarafların/anne ve babanın birbirlerini sevgili olarak görmediklerini, artık aşık olmadıklarını, çok sık kavga ettiklerini ve bu yüzden mutsuz olduklarını ve bu yüzden karı-koca/sevgili ilişkilerinin bittiğini ama çocuğu hala çok sevdiklerini; hala aile ve arkadaş olduklarını ve/veya hala bir arada vakit geçirebileceklerini (eğer bu gerçekten mümkün ise) ve bu yeni değişikliğin şu anda zor görünmesine rağmen, zaman içinde herkesin buna alışacağını ve hatta çok güzel zamanlar, artık mutsuz olmayacakları için daha huzurlu zamanlar geçirecekleri anlatılabilir.

Çocuğa asla yerine getiremeyeceğiniz vaatlerde bulunmayın. Örneğin, kavga etmeden eski eşinizin yanında duramıyorsanız, birbirinizin etrafında olmak size işkence gibi geliyorsa, şiddet varsa “beraber tatile gideriz” demeyin. Onun yerine “iki tatile gidebileceksin, iki evin, iki odan olacak” diyebilirsiniz. Diğer bir önemli nokta da, çocuğu fazla bilgi ve planla doldurmayın. Ayrılık kararını söyleyin, sorusu olup olmadığını sorun, var ise bir tepkisi (ağlama, öfke v.s.) ifade etmesine izin verin ve konuyu şimdilik orada bırakın. Daha sonra bu konudaki hissini aralıklarla sorabilirsiniz (ben bir yıl boyunca, oğluma neredeyse her hafta bir kere bu konudaki hislerinin ne olduğunu sormuştum. Zaman geçtikçe sorgulamalarım azaldı ama halen daha “babanın uzakta yaşaması sana ne hissettiriyor” veya “babanın yeni kız arkadaşı ile iyi anlaşıyormusun, sevdin mi” diye soruyorum). Bu çocuklarda, ayrılık için kendini suçlama ve dahası tarafların yeniden bir araya geleceğine dair hayal kurmaları görülür. “Tekrar bir araya gelirmisiniz?” “Anne/baba/sevgilini hala seviyormusun?” “Neden ayrıldınız, barışsanıza” gibi soru ve ifadelere hep aynı şekilde, aynı eminlikle ve hatta aynı tonda cevap verin. Eski eşiniz/sevgilinizi artık sadece arkadaş olarak seviyorsunuz, birbirinizden farklı hayatlar sürmek istediğiniz ve çok tartıştığınız için mutsuz olduğunuz için ayrıldınız, küs değilsiniz, sadece sevgili değilisiniz. Unutmayın… En başta ne dedim: Önce siz kararınızdan emin olun. Emin olamazsanız, çocuğunuz bunu hissedecektir. Eski eşinizi/sevgilinizi arkadaş olarak bile sevmiyorsanız, bu konuda yalan dahi söylemeyin. Artık eş/sevgili olarak birbirinizi sevmediğinizi söylemek daha doğru. Çok sert olmadan net olun. Yalan söylemeyin ama anlayabileceği kadarı ile paylaşın gerçekleri (örneğin “baban kötü bir adamdı, beni dövüyordu” “annen başkası ile kaçtı” demenin hiç bir anlamı yok. Bu durumda öfke ile kalkan gerçekten de büyük zararla oturur. Önceliğiniz çocuğunuzun iyiliği olmalı hep).

Bu yaşlardaki çocuklar boşanma/ayrılık konusunua tepkilerini çeşitli şekiller de gösterebilirler:-

1. Genel içine kapanma hali: bu konu da öğretmeni ile mutlaka konuşun, okulu bilgilendirin. Ben ayrılma kararını vermeden önce söylemiştim, oğlun öğretmenine. Böylelikle süreç boyunca o da farkındaydı ve oğlum da görebileceği beklenmedik davranışları benimşle paylaşabilir, gerekirse anında müdahele edecek bilgiye sahip olacaktı. Eğer devamlı görüştüğü arkadaşları da var ise, onların aileleri ile de aynı sebeplerle durumu paylaşın. Şu anda mümkün olduğu kadar çok kişinin desteğine ihtiyacınız olacak. ÇOK ÖNEMLİ: Ayrılma kararını paylaştığınız kişilere, bu konuyu henüz çocuğunuza açmadığınızı, mutlaka sır olarak saklamaları gerektiği konusunda uyarıda bulunun. Güvenmiyorsanız da bu konuşmaları, çocuğunuza anlattıktan sonra yapın. Haberi çocuğunuz ilk sizden almalı, bir başkasından değil. Tabii tüm bunlar sizin aileleriniz için degeçerli. Anne, baba, kardeşler, hala, teyze vs… eğer çocuktan önce öğreneceklerse, bu konuda çocuğa hiç bir şey söylemesinler. (Aynı şekilde, ayrılıktan sonra da aile büyükleriniz, arkadaşlarınız, komşunuzun v.s. ayrılık konusunu çocuğunuza veya çocuğunuzun yanında konuşmasına izin vermeyin. Bu insanlar ayrılık sebebiyle karşı tarafa veya size tepkili olabilirler ve söyleyecekleri çocuğunuzu çok negatif etkileyebilir. Unutmayın…diğer ebeveyn’i yabancılaştırmak sadece çocuk için zararlı).

2. Öfke hali: Çocuğunuz size karşı öfkelenebilir ve bunu açıkça ifade etmekten hiç çekinmeyebilir. Sizinle ve/veya okulda arkadaşları ile kavga edebilir. Net ama disiplinli olun. Hayatta hiç bir şey, kötü bir davranışa sebep veya bahane olamaz. Kendisi ile, yaşına uygun ifadeler ile, konuşmaya çalışın, ona onu anladığınızı gösterin. Sevginizi vermekten kaçınmayın ama gerekirse hatalı davranışlar için uygun cezayı verin ama ceza verirken de onun duyguların anladığını, istediği zaman sizinle veya güvendiği bir başka yetişkin ile konuşabileceğini ama yaramazlığının/kötü bir davranışının cezasız kalamayacağını ve bunun için, örneği,  bir hafta boyunca her akşam bulaşıkları yıkamak zorunda olduğu, 1 ay boyunca bilgisayarı kullanamayacağını v.s. söyleyin. Verdiğiniz cezayı, başta söylediğiniz süre bitmeden geri çekmeyin. Dediğim gibi…hayatta başımıza gelen hiç bir kötü şey, hatalı davranışımız için bahane olamaz. Sizi yanından uzaklaştırmaya çalışmasına aldanmayın. Size en çok şimdi ihtiyacı var. Zorlamayın ama hep yanında durun.

3. Korku, anksiyete: Bazen baş, bazen karın ağırısı, bazen de kaçan uykular şeklinde baş gösterebilir. Her zaman, her yaştaki çocuklar için olduğu gibi; bu durumda da düzeni korumaya, sağlıklı beslenme, temiz hava, spor ve gezmeye ağırlık verin. Sizinle konuşmuyor ise, sevdiği başka bir yetişkin ile konuşmasını sağlayın.

Okul çağı çocukların derslerinde ve sosyal ilişkilerinde gerileme de olabilir. Yukarıda anlattığım gibi, öğretmenleri ile konuşun. Ders ve/veya psikolojik desteği sağlayacak imkanınız var ise, sonuna kadar kullanın. Yok ise, çocuğunuzun dersleri ile yakınlarınızdan (bazen üniversite öğrencileri çok uygun fiyata ders verebiliyor) birinin ilgilenmesini sağlayın. Sabırlı olabiliyorsanız, yapabiliyorsanız siz çalıştırın. Arkadaşları ile sizin de aralarında olacağınız aktivitelere katılmasını sağlayın. Sinema/Tiyatro bunlar için idealdir çünkü minimum iletişim ile bir arada birşeyler yapmalarını, kafalarının dağılmalarını sağlarken siz de yakınlarında olup, takip edebilirsiniz.

Her durumda alabiliyorsanız uzman yardımı alın. Mümkün ise hepiniz ayrı ayrı ve çocuklar için olmasa da kendiniz için. Kolay bir süreç değil ve herkesten önce siz güçlü olmak zorundasınız. Eğer uzman desteği alacak imkanınız yoksa bana yazın, elimden geldiğince destek olurum ancak unutmayın: ben uzman değilim. Burada anlattıklarımın tamamı benim kendi deneyimim. Üzülmeyin…uçaktaki maske kuralını hatırlayın.

Etiketler : , , , , , , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir