Çok affedersin de…

Çok sevdiğim ve bu blog sayesinde tanıştığım bir Bekar Anne arkadaşım var. Geçtiğimiz günlerde başına bir şey gelmiş.

Çalıştığı okulda, kendisi hakkında konuşmalar yapan velilerin sözlerine kulak misafiri olmuş yanlışlıkla. Kendi hakkında konuşulduğunu anladığı için ortamdan uzaklaşamamış ve duydukları için üzülürken, diğer bir yandan da dinlemiş olduğu için çok utanmış.

Veli grubu anneler, bu arkadaşımın dedikodusunu yapıyorlarmış. Kendisinin yeni taşındığı bu şehirde ne işi olduğundan tutun da, boşanmış bir anne olmasına kadar, baştan sona sorumsuz olduğunu düşünüyorlarmış. Arkadaşımın tavırlarının “rahat” olduğunu düşünmekle kalmayıp, çocuksuz bir öğretmeni tercih edeceklerini ama sınıftaki çocuklar onu sevdiği için “katlanacaklarını” söylemişler (çocuklu/çocuksuz öğretmen mi??? Ayrımcılığın yeni boyutu bu olsa gerek).

Şimdi; bu arkadaşım çok ama çok güzel bir kadın. Arasında güneş ışıklarının dans ettiği sarı saçları var. Girdiği her ortamda yerde dikkat çekiyor. Kızı da annesi gibi tam bir ay ışığı damlası. Haliyle ve ne yazık ki, dedikodu malzemesi olmaları olağan dışı bir durum değil. Ancak….

Kadınsınız lan! Kadınlığınızdan da mı utanmıyorsunuz, haydi insan olarak utanmıyorsunuz çocuklarınızın öğretmeni için böyle düşünmekten ve yüzünüz kızarmadan, tanımadan dedikodusunu yapıyorsunuz anladık da; kadınsınız. Boşanmış olabilir, istese HİÇ evlenmeden de çocuk doğurabilir ve bu vatan topraklarında hatta bu dünyada istediği yerde, istediği kadar, istediği insanla yaşayabilir. Bu kadının ne size bir zararı var, ne bir hırsızlığı veya arsızlığı, ne de bir ahlaksızlığı var. “Rahat” dediğiniz davranış nedir, bir tanımlarmısınız? Gülmek mi? Sokakta yürümesi mi? A yoksa kırmızı ruj sürmesi mi? Boşanması mı? Yoksa, bekar bir anne olmak mı rahatlık? Mutluluğu seçmek mi? Birey olmak, kendi ayakları üzerinde durmak mı? Nedir pardon?

Yarın sizin de başınıza gelebilir. Bunun olmasını katiyen istemeyiz ama ansızın elinizde çocukla bir anda yalnız kalabilirsiniz. Ne yapacaksınız??? Evden çıkmayacak mısınız? Para kazanmak için çalışmayacak mısınız? Yeniden sevmeyecek misiniz?

Haydi diyelim ki hayat size bu sıkıntıyı vermedi (çocuklarınızın hatırı için vermemesini dilerim çünkü açıkçası zaten bakış açınız böyle ise bekar annelere karşı, başınıza gelirse maazallah, baş edemezsiniz) yaşadığınız topluma karşı bu kadar mı kapalısınız. Hiç mi duymuyorsunuz eşini kaybeden kadınları, şiddet gören kadınları? Peki, toplum sizi alakadar etmiyor anladık da kendi içinize karşı bu kadar mı kapalısınız ki evliliğinizde HEEEEP mutlusunuz? Bu mümkün olabilir mi? İnsan olmak hatalarının olabilmesi, arada bir de olsa mutsuzluğa da açık olmak demek. Hiç mi “yeter ya, olmuyor böyle… Hayatımı değiştirmeliyim” dediğiniz de mi olmadı?

Biz kadınların birbirimize destek olması lazım hele hele şu zamanlarda, kadın olmanın bu kadar zorlaştığı bir politik düzende.

Evet, ne var canım… Ben de kıskanıyorum bazen güzel kadınları. Güzellikten öte; öz güvenli, renkli kadınlara ben de gıptayla bakıyorum ama bu kıskançlık hissi onlarla ilgili değil benim kendi içimdeki eksiklikten kaynaklanıyor bunun farkındayım. İçimde minik bir canavar yaşıyor, birilerini kıskanabiliyorum diye onları utanmazca hırpalamak ise çok aşağılık bir davranış. Dahası, ASLA ama ASLA bir insanı hayatını belirli bir şekilde yaşadığı için yargılayamam, yargılayamayız yahu.  Ne kadar ayıp. Ben sana evinde leopar desenli koltuk var diye laf ediyor muyum allah allah! (yazar burada kendini çimdiklemişti).

Bu konudaki düşüncelerime ve arkadaşıma verdiğim tavsiyeye gelince…

Her ne kadar ilk tepkimiz kırgınlık ve hatta öfke de olsa, bu durumun bir fırsat olduğunu anlattım ona. Demek ki evren ona çocukların öğretmeni olmaktan öte bir misyon sunmuştu… Bu kadınların da öğretmeni olacaktı.

İlk fırsatta bu dedikoducu insanları bir araya getirip genel konulardan bahsettikten sonra, bulundukları bu yabancı şehirde çocukları ile annelerinin ona bir aile gibi olabileceğini ve bu sayede daha iyi bir öğretmen olabildiğini anlatmasını, bu konuda minik bir konuşma hazırlamasını tavsiye ettim. Çocuklarını büyüten tüm annelerin ellerinden geleninin en iyisini yaptığını ve bunun için birbirlerini, birbirlerinden daha iyi anlayacak biri olmadığını ve tam da bu nedenle birbirlerine destek olarak, dayanışma içinde bu yolda yürümelerinin kıymetli olduğunu anlatabileceğini söyledim. Kadın dayanışmasının önemine vurgularken, günün sonunda tüm insanların huzurlu ve mutlu olmak için kendince çabaladığını ve bu çabada birbirlerinden alacakları desteğin önemli olduğunu anlatmasını istedim. Uzak ve büyük bir şehirden gelen bir öğretmen olarak, bu çocuklara katabileceği şeylerden bahsetmesini, bir anne olarak çocuklarla ayrıca kurabildiği empatinin boyutlarını ve bir kadın olarak da bu çocukların anneleri için de gerekirse çocuklarını büyütme yolculuklarında onları can kulağı ile dinleyebilecek bir arkadaş olabileceğini anlatmasını istedim. İstedim ki kendisini bekar bir anne olmanın ötesinde, çok güzel (ve kıskanılan) bir kadın olmanın ötesinde, olduğunu bildiğim harika bir insan, yetenekli ve özverili bir öğretmen yanını da göstersin; göstersin ki bunları konuşsunlar illa konuşacaklarsa. Bu şekilde en azından bir kişinin anlamasını sağlarsa, dünyayı değiştirmiş olur. Kişisel bir tartışma veya kendini savunma durumuna geçmenin anlamı yok. İnsanlar ya konuşur konuşur susarlar ya da anlar susarlar. Yeter ki benzer durumlarda biz başımızı dik tutmaya devam edelim ve negatif tutumların, canımızı yaksalar bile, bizi bozmasına, yolumuzdan ve doğru bildiklerimizden alıkoymasına izin vermeyelim.

Başımıza gelen benzer durumkara karşı yapabileceğimiz iki şey var: ya isyan edip, kırılıp, öfkelenebiliriz ve kendimizi kapatabiliriz, ya da bunların pozitif birer hikâyeye evirilmesini sağlayıp birilerine ışık olabiliriz.

Çok affedersin de; birilerinin normlarına uymuyoruz diye de susup, sinip, ortadan kaybolacak değiliz ayrıca…

Etiketler : ,

Bu Yazıya 7 Yorum Yapıldı.

  1. Tuğba Reply

    Sevgili bekar anne seni yeni tanıdım. Ve yazılarını merakla takip ediyorum.
    Hayatta yaşadığımız acıların çocu hemcinslerimizden değil mi ?

  2. Deryaninsporgunlugu Reply

    Ben de ilk esimden ayrilinca oglumla yalniz kalmis ve evde iste okulda kisacasi her ortamda hatta birlikte büyüdügüm arkadaslarim tarafindan bile bu dislanmaya maruz kalmistim. Arkadasiniz bu konusmayi yapti mi ve anneler ne tepki verdi merak ettim.

    • admin Reply

      Hepimiz benzer durumları yaşıyoruz değil mi 🙂 ama olsun… bence varlığımızı kuvvetlendirmeliyiz. Genital organları ile değil, beyinleri ile düşünmeyi, yürekleri ile dinlemeyi öğrenecek insanlar. Soracağım son durumu, burada paylaşsın 😉 Sevgiler

  3. Ant Alp Reply

    Geçen sene bu zamanlarda bir iş bulmuştum bir inşaat firması görüştük anlastık yarın sabah gelıp baslayabılırsınız dedı . Çok zor durumdaydı eski adamın bırakmış oldugu 35000 lıra borcu odemem lazımdı sonucta borc ondan kaldı ama BAnkalardakı sicil benımdi … ! Neyse sabah olsun ısıme gıdeyım dört elle sarılmalıyım ıse yuruyerek gıdıp gelırım 120 lıra cebımde kalır bende oglusuma et sut köy yumurtası alırım hatta hafta sonu pıknık yaparız dıye hayaller kura kura ucuyorum. Sabah oldu ıse gıttım arkadaslarla tanıstık bır bardak cay ıctım masamı toparladım benden oncekı kısının dagınıklıgı takdire şayandı 😀 ofısı temızlettım hatta satış bile yapmıstım . Sonra saat 10:00 gibi patron geldı surat dokuz kat yemın ederım hanı sankı gece bir öcüyle beraberlık yasamıs gbi 😀 Oturun lutfen dedı Bismillah dedim ne oluyor bir şey mi var … Bey dedim 🙁 Şey nasıl soylesem bılemıyorum ama sızınle calısamayız !!!! dan dan dan kafamda sıcak su dokuyorlar sankı butun hayaller borclar hepsı ustumde dunya coktu altında kaldım 🙁 Şey dedı siz boşanmışınız eee dedım !! Eşim sizin burda calısmanızı ıstemıyor ! Allah sızı bıldıgı gıbı yapsın dedım dılerım allahtan sızde esınızde hatta tum sulalenız boyle bır durumda kalırsınız ! bastım cıktım tam 10 kılometre yurudum yurudukce agladım agladım

    • admin Reply

      Off Mehtap çok kötü bir deneyim olmuş. Teşekkür ederim paylaştığın için… insanlar ne kadar acımasız değil mi?

  4. mucizem Reply

    Kadınsınız lan! Kadınlığınızdan da mı utanmıyorsunuz,Haklı isyan ne denir ki,
    Zaten ne oluyorsa bu kadınların kadınlara ettiği zulm değil mi adi kaynanam ve karektersiz kızı ve bi o kadar lanet kayınpederi yöneterek bana kocamı kışkırtmadılar mı,
    ellerinde iki tane embesil adam habire bana saldırtarak benim açık ve kusurlarımı (ki onların kusur dediği insanların gözünde büyük meziyet) saçıyorlar,
    Allahın cezalarını kendi kraliçeliklerine zeval veriyorum çünkü,
    Kaynanamın övündüğü embesil ev hanımlığından başka meziyeti yoktur, görümcem adisi iş başarısı der sadece gişe memuru,
    ben bunların başarı dediğini ailemden kilkometrelerce uzakta tek başına yapıyorum, hem ev hanımı hem çalışan hem anne ama takdir edileceğime hala uğraşıyorlar maytlar
    ama yok o salak sünepe oğulları izin veriyor bu hallere düşmeme
    diyorum ki bana yar etmediniz Allah alsın elinizden size de yar olmasın

    Özür dilerim ama çok doluyum, ha boşanmak mı evet amaçları bu zaten…bekliyorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir