Eski Eşin Yeni Sevgilisi ve Çocuk İlişkisi

Biz kadınlar müthiş hassas yaratıklarız değil mi? Bizi korumacı, sevgi dolu ve duygusal yapan tüm yönlerimiz aynı zamanda da bizleri ayağımızdan vuran yönlerimiz oluyor.

Ben boşandıktan sonra (ki aldatılmıştım) en büyük düşüncem eski eşimin çok kısa bir süre içinde sevgilisinin olacağı ve bu durumun çocuğumuzu nasıl etkileyeceği idi. Minik bir kıskançlık ile endişe vardı içimde. Eski kocama eğer bir sevgilisi olacak ise, ki olması doğal idi, önce bana söylemesi ve daha sonra da ikimizin bu durumu eş zamanlı olarak oğlumuza açmamız idi. Tabii ki bu böyle gerçekleşmedi. Baba yanında geçirilen ilk bir kaç haftasonundan sonra; oğlum babasının ilk kız arkadaşı ile tanışmış ve çocukluğun saf ama derin içgörüsü ile bu kadının babasının “sadece arkadaşı” olmadığını anlamış idi. Çok hazırlıksız yakalandığımı söylememe gerek yok.

Babasının, benim onların yanında olmadığı zamanlarda, oğlumuzu hangi “arkadaşı” ile tanıştıracağı konusuna karışamacağını anlamam çok uzun sürmemişti. Oğlumun bu durumdan yara almamasını sağlamak için, ben önden bilgilendirme istediğimde ise “kıskanan eski karısı” durumuna düşüyordum ki, bu benim için her ne kadar kalbimi kıran bir durum olsa da; gerçeklikten çok uzaktaydı. Dahası, oğlumun babasının yeni kız arkadaaşını bir “cici anne” olarak göreceğinden korkuyordum… Benden genç, güzel ve bir o kadar da “eğlenceli” bir cici anne. Daha da fenası, hayatımıza giren bu kadın çocukları sevmeyen, kötü bir kadın olabilirdi… Ya oğluma zarar verseydi.

Ancak, insan ilişkilerinin tümünde olduğu gibi, bu gerçeğin benim kontrolüm dışında olduğunu anladığımda rahatladım. Tabii ki eski eşimin sevgilileri olacaktı ve evet muhtemelen, eski “kayın ailem” de bu yeni taze kanı daha çok sevecek ve koruyacaktı. Benim bir anne olarak yapabileceğim tek şey, bu duruma karşı kendi duygusallığım ve kırılganlığımı bir kenara bırakıp; oğlum için mutlu ve huzurlu, takıntı ve korkularından uzak bir anne olmaya çalışmam idi.

Öyle de oldu….

Beklediğim gibi, babası ilk çıktığı bir kaç kadın ile uzun soluklu ilişkiler yürütemedi. En uzun ilişkisini ise ben tanımaya ve sevmeye çalıştım; oğlumun ise onun hayatına giren bu yeni potansiyel üvey anneye karşı saygılı olmasını sağlamaya çalıştım. Temkini elden bırakmadım elbette. Babası ve kız arkadaşları ile geçirdiği sürelerin sonunda; oğlumun duygu durumunu iyi izledim, sorular sordum. Huzursuz olduğunu hissettiğim zamanlarda ise, babası ile konuşarak; berabar yapabilecekleri alternatif aktiviteler sundum. Yeri geldiğinde ise, bahaneler ile bir araya gelmemeleri için sebepler sundum. Oğlumunuzun mutluluğu her şeyden önemli.

Eski eşinizin yeni sevgilileri için hissettiklerinizin ne kadarını çocuğunuzun bakış açısından, ne kadarını eskiden sevdiğiniz bir insanı bir başkası ile paylaşmanın getirdiği kalp kırıklığından hissediyorsunuz? Her ne kadar ben şahsen, kendi anlayış ve tecrübemden, ne kadın ne de erkeğin ayrılıktan çok kısa bir süre sonra yeni bir ilişkiye atlamamasına inansam da, hayat öyle değil. Bazen insan kendini, kalbinin kırıklığını unutmak için, ihtiras ve aşk uğuruna, yeni bir ilişkinin kollarına atıyor. Kadınlar, çocuk ile birebir daha çok ilgilendiği için, yeni bir ilişki için zaman bulamıyorken; fil hafızalarından dolayı kalp kırıklıklarını kolaylıkla üzerlerinden atamıyorken, erkekler için bu durum byle olmayabiliyor. Kesinlikle yargılamıyorum. Durum böyleyken, boşanmanın sonunda yeni sevgiliyi özel yaşantıya, çocuklu dünyaya dahil etme süresi konusunda karşı tarafa laf söylemek kimseye düşmüyor. Bir ebeveynin, bu süreyi kısa bulması, bu şekilde düşünmeyen diğer ebeveynin fikrini değiştirmesi çok zor… Taraflardan biri ilerlemeye hazır demek ki; doğru veya yalnış, hayatının ikinci adımını atıyor ve buna çocuğunu dahil etmek istemesi sorumsuzca gelebilir ama çok anormal değil; sadece farklı bir ebeveynlik bakış açısı.

Kendi kalp kırıklığınızı, incinen gururunuzu bir kenara bırakın ve düşünün: baba yeni sevgilisini çocuğu ile tanıştırmak için bir sene beklese veya bir ay beklese, fark eder mi? Çocuk için önemli olan anne ve babanın artık sevgili olamayacağı için bir arada yaşayamayacağı gerçeğidir. Çocuk için önemli olan, bulunduğu ortamda güvende olması, sevilmesi ve mutlu olmasıdır. Gerisi, çocuğa biten bir ilişkinin ardından, kendini bulmadan, nefes almadan, birey olmadan bir başka kişi ile “çift” olmaya çalışmanın hem kendisine hem de karşısındakine haksızlık olduğunu öğretmektir… E bu da zaman içinde, çocuğun yaşı büyüdükçe olacak.

Siz siz olun, babanın yeni sevgilisi ile ilgili negatif hislerinizi çocuğa hissettirmeyin. Nötr kalın. Böylece çocuğa “bir sorun var” mesajı yerine, “ben hep yanındayım” mesajını daha rahat verir, babası ve yeni sevgilisi ile beraber geçireceği süreci onun için vicdan azabı veya severse bu insanı, suçluluk duygusu ile değil; olabilecek doğal bir olgu olarak kabul etmesini sağlarsınız… Bence.

Korkmayın. Siz annesiniz. Eğer siz çocuğunuza ihtiyacı olduğu sevgi, güven ve huzuru sağlıyorsanız; dönüp geleceği yer sizin yanınız.

Korkmayın. Siz güçlü ve güzel bir kadınsınız. Eğer bir erkek sizin yanınızda sevgi, güven ve huzuru bulamıyorsa ve bir başkasının yanında bunları hissederek, dünyasını ona açıyor ise; o kişi sizin dünyanızda olmayı haketmiyordur ve olmayı isteyecek bir çok başka erkek vardır.

İçiniz rahat olsun. Önemli olan boşanmanın yarattığı travma değil, boşandıktan sonra oluşan gelişmelere karşı tavrınızdır. Eskiyi geride bırakın, geleceğe bakın çünkü gelecek sizin ellerinizle şekillendirdiği biçimde size hizmet etmek için var.

İyi bayramlar dilerim, sevgiyle…

Etiketler : , ,

Bu Yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  1. İFFET Reply

    Yine nefis bir yazı, gerçekten bazı şeyleri ifade ederken onları deneyimlemiş olmak sanırım ve de yazı ya dökmek maharet gerektirir. Tebrik ediyorum.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir