Bekar Anne Ekonomisi

Bekar Anne Ekonomisi

Geçtiğimiz günlerde yaptığım bir fotoğraf paylaşımı üzerine blogger arkadaşım Selin bana mesaj yolladı. “Senden” dedi “alışveriş konusunda bir yazı bekliyorum.” Yazı yazmam konusunda beni cesaretlendiren arkadaşlarımdan; hani olur ya, yüreğinize bir tohum eken birileri vardır… O tohumu bırakır oraya ve tohum büyür bir ağaca döner. Şanslıyım ki öyle arkadaşlarım var. Selin de onlardan biri. Bu sefer yerleştirdiği tohum bana sizlerle aşağıdakileri paylaşmamda ilham oldu. Tek başına bir evin idaresini üstlenen bekâr bir anne olarak, hayatımızın para döngüsünden biraz bahsetmek istiyorum belki sizlere fikir olur, belki “şöyle yapsan daha iyi” diye sizden fikir gelir diye. Okul ve İş: Birkaç kere yazdım…
Devamını okumak için tıklayın >>
Ye(me. Çok kilo aldın), Dua Et(meyi unutma), (Aşkı bulmayı başarırsan) Sev

Ye(me. Çok kilo aldın), Dua Et(meyi unutma), (Aşkı bulmayı başarırsan) Sev

"Ye, Dua Et, Sev" filmini hatırlıyor musunuz? Kitap'tan bahsedemem, okumadım çünkü ama filmini birkaç kere izledim. İlk izlediğimde sadece bir “kız filmi” olduğu için izlemiştim. İkincisinde Javier Bardem aşkımdan. En son da dün gece izledim çünkü bu aralar bugüne değin hiç yaşamadığım, yeni bir içsel yolculuktayım. Belki çok kalıplaşmış gelecek ama İstanbul’a taşınan yüzlerce başka insan gibi, ben de meditasyona ve yoga’ya başladım. 1 senedir flörtleşiyoruz ama geçtiğimiz ay daha ciddi bir yön verdim yoga’ya. Meditasyon da yapmaya başlamıştım. Zaten inançlı bir insanım; duaya kıymet veren, ramazan oruçlarından ciddi anlamda haz alan, namaz konusunda sadık olmadığım için kendi kendimle kavga…
Devamını okumak için tıklayın >>
5 sene sonraki ben’e mektup

5 sene sonraki ben’e mektup

Naber... umarım iyisindir. Dur bakayım sana... Afferim! Verdiğin kiloları geri almamışsın; bravo sana. Yüzündeki çizgiler derinleşmiş, ne çok yakışmış yaşanmışlık sana. Oğlun artık reşit oldu demek ha! Vay be... Artık genç bir adamın annesisin. Heyecanlı değil mi? Neler yapıyorsunuz? Umarım beraber bir çok seyahate çıktınız. Halen baş başa yemek yiyor musunuz? Konuşmayı unutmadınız umarım; umarın birbirinizle hala korkularınızı ve hayallerinizi paylaşıyorsunuz. Ne yapacak? Bu sene mi ara verecek eğitimine, sana 6 yaşında söz verdirdiği 1 yıllık dünya seyahatine çıkacak yoksa üniversiteden sonra mı yapmaya karar verdi? Umarım bu sene yapar. Dahası umarım dünya senin 5 sene önce hayal ettiğin gibi…
Devamını okumak için tıklayın >>
5 sene önceki ben’e mektup

5 sene önceki ben’e mektup

Kız deli... Naber? Nasıl gidiyor? Boşadın mı o manyağı? Ne büyük aşkmış seninki de ya... sev sev bitmedi. Ha haha ha... Aşkla alakası yok değil mi? Biliyorum. Sen hep böyle hassas ve kılı kırk yaran bir tip oldun. Haklısın da esasında. Sevgi hissetmedin sen hiç, biliyorsun değil mi? Verilen birazcık ilgiyi, arada bir gördüğün sıcaklığı sevgi sanıyorsun ama inan değil. Sevgi karşılıksızdır, sevgi yargılayıcı değildi, sevgi eleştirmez, yıkmaz, acıtmaz. Bunu öğreneceksin yakında. Baya bir acılı olacak bu süreç. Şu anda boşanma eşiğindesin, karar vermek seni zorluyor, o bilinmezlik zor ya... esas zorluk bildiğini sandığın şeyleri sil baştan öğrenmek; ben sana…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bir Nefes Aldıracak Bir Girişim: EvdekiBakıcım

Bir Nefes Aldıracak Bir Girişim: EvdekiBakıcım

Evrenin hakikaten de ihtiyacın olan bilgiyi, ihtiyacın olduğu anda sana getirdiğine inancım tam. Garip bir sembolizm ve öngörü yaşadığım şu günlerde, meslek arayışım ve yazar olma isteğimle beraber, internete iş olanakları açısından güvenim ve ona karşı hissettiğim heyecan her geçen gün arttı. Kapılar kapıları açar ya, bu aralar yeni işlere ve özellikle internet Startuplarına çok merak saldım. İş yapma amacının klasik anlamda ürün/hizmet satarak para kazanmanın ötesinde, insanlara ait bir sorun ve ihtiyacı görmek ve bunlara en uygun hizmet ve ürün tasarımının, mühendislik ile buluşup bu sorun ve ihtiyaçlara yönelik çözümler üretilmesi; yüz yıllık, çok kurumsal şirketlerle onlarca yıllık aile…
Devamını okumak için tıklayın >>