Kültürel Mezelerimizden Ezme

Kültürel Mezelerimizden Ezme

Mynet Anne&Çocuk sayfasına yazı yazma şansına eriştim. Benim için çok güzel bir duygu ve deneyim bu. Blogum haricinde platformlarda yazı yayınlamak beni çok mutlu ediyor. Geçtiğimiz günlerde de "Toplumun biçtiği cinsiyetçi rolüne karşı çocuk büyütmek" konulu bir yazı yazdım. Kendimce bir erkek çocuk annesi olarak, henüz ergenliğe giren oğlumun çok ufak yaştan itibaren yakın çevremizden nasıl "erkek" olması gerektiğine dair söylemlere maruz kaldığını ve benim de annesi olarak çocuğumu büyütürken ki tercihimin onu önce iyi bir insan olarak ve daha sonra da kendini en rahat hissettiği cinsel kimlik rolleri çerçevesinde yönlendirmek olduğunu anlattım. Benim burada sunduğum düşüncem; çocukların çok fazla…
Devamını okumak için tıklayın >>
Erkek mi? Iyyyy….

Erkek mi? Iyyyy….

Bugün çok ilginç bir şey yaşadım. Oğlumun gittiği spor okulunda hoca çocukları antreman için eşleştirmek istedi. Benim koca oğlanı da 8 yaşında tatlı mı tatlı bir kız çocuğu ile eşleştirdi (yaş grubuna değil, o spordaki bilgi ve beceri seviyesine göre ayrılması gerekiyordu). Kıza oğlumla çalışmasını söylediğinde yüzünün aldığı hal görmeye değerdi. Tutturdu "hayır ben erkekle çalışmam, kardeşimle çalışacağım" diye. Hoca sabırla "Ama senin kardeşin de erkek. Ayrıca zaman ilerledikçe başkaları ile çalışmak zorunda kalacaksın" dese de kabul ettirdi. Şimdi diyebilirsiniz ki, "kaynanalığın tuttu....beğenmedi mi kız oğlunu!" Alakası yok. Kendimi o kız çocuğunun annesinin yerine koydum. Yaş itibariyle bir isyan olsa…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bu Sene…

Bu Sene…

Kocaman bir sene daha geçti ve evet, farkındayım, daha yılın bitmesine 2 hafta daha var ama ben biraz aceleciyim sanırım. Bu sene öğrendiklerimi hemen paylaşmak istedim. Kolay bir sene olmadı. Daha zoru da olmuştu ama çok kolayı da henüz olmadı düşününce. Sıralamam gerekseydi sene üst zorluk sınırıma yakın bir yerlerde yer alırdı. Sebeplerinin başlıcası iş değiştirdim yine. Bir önceki iş yerimde yaptığım işe parallel olarak maaş artışımın yetersiz olması ve mevcut işimden iyi bir teklif alınca, çok düşünerek, değerlendirerek, sorarak, tartarak işimi değiştirdim ancak hayatımda ilk defa zorlandım bir işi öğrenirken. Yeni işe başlarken, "asla çalışmam" dediğim bir sektöre geliyordum ama…
Devamını okumak için tıklayın >>
Çocuklara Ayrıldığımızı/Boşandığımızı Nasıl Söyleriz?

Çocuklara Ayrıldığımızı/Boşandığımızı Nasıl Söyleriz?

Uzun zamandır üzerinde yazmak istediğim bir konu bu... bence boşanmanın/ayrılmanın en önemli noktası: Çocuklara Söylemek. İster şiddet dolu, mutsuz ve zor bir ilişki olsun, ister sadece farklı dünyaların insanları olduğunuza ve bir arada yapamayacağınıza karar vermiş olun; ayrılma kararını çocuklara açıklamak en zorudur. Benim hayatımda yaptığım en zor şeylerden biriydi ve bu yüzden tecrübelerimden söylemek isterim ki, çocuğunuzun bu kararınızdan ne kadar etkileneceği, en az derecede zarar görmesi tercihen sizin ve eski eşinizin/sevgilinizin beraber, her ikiniz olmuyorsa da en azından sizin tek başınıza sergileyeceğiniz tutuma bağlıdır. Öncelikle, ayrılık kararınızdan emin olun. Çocuğunuza; henüz tam sizin içinize sinmemiş, emin olmadığınız, bir…
Devamını okumak için tıklayın >>

Çocukluk Fotoğrafları

Hep olur ya, çocuğunu çok seven babalar vardır. Daha doğmadan evvel bir fotoğraf makinesi alır. Çocuğunun hiç bir anını kaçırmamak için hatta en iyisini alır. O çocuk büyüdükçe, yüzlerce hatta binlerce fotoğraf çeker. Eskiden bastırılırdı o fotoğraflar, albüm yapılırdı. Anneler beğendikleri fotoğraflara süslü çerçeve alırdı. Fotoğraflar yıllar içinde çoğalırdı. Toz içinde kaldığında özenle silinirdi. Şişkin bir göbeği zar zor örten bir tişört altında tombik bacak boğumlarını gösteren dar bir şort, ayaklarda da beyaz veya kırmızılı lacivertli deri sandaletli fotoğrafı. Onun yanında bir de kırmızı tulumlu, çizgili kazaklı, eller eldivenli, kıyafet çokluğundan kolları kavuşturamadığın ve seni bir kardan adamın eşlik ettiği…
Devamını okumak için tıklayın >>