“Sakin ol Anne!” – Bağırmayan Anne Baba Olmak

“Sakin ol Anne!” – Bağırmayan Anne Baba Olmak

Evliliğimin en kötü dönemleri ile ilk boşandığım dönemler çok iyi bir anne değildim ben. Bunu ne günah çıkarmak için ne de kendimi aklamak için yazıyorum. Gerçek bu! Elbette ki çocuğumu çok seviyordum, tabii ki elimden geleninin en iyisini yapıyordum, muhakkak çok zor günlerde çok ağır şeyler yaşıyordum ama ne olursa olsun gerçekler ortada. Olmak istediğim kadar var olamadım oğlum için. Fiziksel olarak orada olsam da, zihinsel olarak çok gergin ve mutsuz ve hatta çaresiz idim ve bu ister istemez anneliğimi etkiliyordu. Oğlumun normal, çocukluğun gereği davranışlarına karşı çok sabırsız ve tahammülsüzdüm ve şimdi olsa sabırla, sakinlikle hatta eğlenerek vereceğim tepkileri…
Devamını okumak için tıklayın >>
İsteyen Her İnsanın Çocuğu Olmalı

İsteyen Her İnsanın Çocuğu Olmalı

Okumuşsunuzdur... Bir kaç gündür internette çok dolaşan bir yazı var. Sayın Mehtap Erel "Her annenin bir kızı olmalı" yazısına istinaden yüreğinden kopmuş "Her annenin bir oğlu olmalı" başlığı altında bir yazı yazmış. Yazı ile ilk karşılaştığımda şöylece bir göz attım, çok okumadım. Daha sonra gelen tepkilerin ve yorumların çokluğundan dolayı oturup 3 kere okudum, çünkü yanlış anlamak istemedim, yazılanlardan ve ardındaki (anladığım) niyetten emin olmak istedim. Mehtap hanım'ı eleştirecek değilim, yüreğinden kopmuş yazımış. Dahası kendi deneyimini, kendi annelik yolculuğunu yazmış diye düşünüyorum. Yazıdaki reçel, bulaşık makinesi, "yakamız biraz açık mı hanımefendi" örneklerini kendi dünyasından yola çıkarak vermiş.Belli ki her ana…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bekar Annelere Annelik ile İlgili bir Kılavuz

Bekar Annelere Annelik ile İlgili bir Kılavuz

Bir süredir buraya yazamıyorum. Blogum uzun bir süre kapalıydı. Problem çözüldü ve açıldı derken işlerim çok yoğunlaştı. Dahası bekar bir anne olarak hayatımın yeni bir dönemindeyim; oğlum artık bir ergen. Bu aralar o hızla genç bir adam olma yolunda ilerlerken, onun bebeklik ve küçük bir çocuk olduğu günleri sıkça hatırlar oldum. Kendi anneliğimi sorguluyorum; neleri iyi yaptığımı, hangi alanlarda biraz daha çabalamış olmam gerektiğini, hangi durumlarda başarısız olduğumu. Zaman ve çocukluk parmaklarımın arasından akıp giden kum gibi, benim sorgulamalarım ise akıp giden zamanı tutma çabam sanırım. Geçtiğimiz günlerde tam da bu konular ile ilgili bir kitap geçti elime. Demet Ilıkkan'ın…
Devamını okumak için tıklayın >>