Babanın Söylemediği

Babanın Söylemediği

Güzel kız, muhteşem kadın; Sana bu mektubu; sana asla yazmayan, sevgisini göstermeyen, seni aramayan, sormayan hatta senin nerede yaşadığını ne yaptığını bilmeyen baban adına yazıyorum. Biliyorum neler hissettiğini, inan biliyorum. Dur kız, doldurma hemen öyle o gözlerini, titretme dudağını. Özledin biliyorum ve daha da acısı, neyi özlediğini bilmediğini de biliyorum. Nereden bileceksin ki, hiç korunmadın sen. Senin yanında diğer çocuklardaki gibi; geniş omuzlu, seni göğsüne bastırdığında temiz çamaşır kokusu ile karışık senin için, ihtiyaçların için, tüm gün alın teri dökmüş terli baba kokusunu içine çekeceğin; senin ufkunu genişletmek için seni omuzlarına alan, gür sesi ile sana hikayeler anlatan, seni korkutan…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bu Sene…

Bu Sene…

Kocaman bir sene daha geçti ve evet, farkındayım, daha yılın bitmesine 2 hafta daha var ama ben biraz aceleciyim sanırım. Bu sene öğrendiklerimi hemen paylaşmak istedim. Kolay bir sene olmadı. Daha zoru da olmuştu ama çok kolayı da henüz olmadı düşününce. Sıralamam gerekseydi sene üst zorluk sınırıma yakın bir yerlerde yer alırdı. Sebeplerinin başlıcası iş değiştirdim yine. Bir önceki iş yerimde yaptığım işe parallel olarak maaş artışımın yetersiz olması ve mevcut işimden iyi bir teklif alınca, çok düşünerek, değerlendirerek, sorarak, tartarak işimi değiştirdim ancak hayatımda ilk defa zorlandım bir işi öğrenirken. Yeni işe başlarken, "asla çalışmam" dediğim bir sektöre geliyordum ama…
Devamını okumak için tıklayın >>

Yeniden Merhaba

Tam tamına 10 ay süren, acılı bir süreçten sonra blogu taşıma ve tamamlama işlemi bitti. Acılı oldu çünkü her bir yazıyı tekrar tekrar okumak zorunda kaldım ve, evet, hala çok hatası ve eksiği var ama boşandığım günden başlayarak; geçmişe döndüm. Meğer ne çok şey yaşamışım, neleri unutmuş neleri de hiç unutmamışım. Açıkçası çok defa da "acaba bıraksam mı, yazamıyorum artık" diye de çok düşündüm. İş değiştirdim; aşık oldum, aşktan düştüm; oğlum büyüdü, ergenliğin yeni bir yüzünü gördüm; babam girdi hayatıma, tekrardan çıktı; kabuslarım oldu, hayallerim yenilendi... son bir kaç ayda çok şey yaşadım ama hiç biri de kolay değildi. Meğer…
Devamını okumak için tıklayın >>

Kuzularınki Gibi Bir Sessizlik

Sessizliğimin sebebi var arkadaşlar. Biraz kendi içime döndüm bu yaz. Oğlum uzun tatile gidince ve ben de yeni işe başlayınca, iyice kaçtım kendime. Bu aralar kendim ile ilgili yeni keşifler peşindeyim. Terapiye ara verdim. 1 sene içinde çok şey öğrendim ve halen daha herkese tavsiye ederim ama maddi imkanlarımı TEOG sürecine girecek olan oğluma ayırmayı daha doğru buluyorum. Seçim yapmak zorunda kaldım. Bu arada meditasyon yapıyorum. Evet, evet...ciddi ciddi mum yakıp, pozisyon alıp dakikalarca meditasyon yapabiliyorum. Dua ediyorum. Hatta Ofis'te bile bulduğum her fırsatı bile değerlendiriyorum (bu yazıyı bitirir bitirmez meditasyon yapacağım misal, sanırım bağımlı oldum). Buraya olmasa da yazıyorum, çizmeye…
Devamını okumak için tıklayın >>

Gömmüştüm Ben Seni Oysa

Son bir kaç haftadır uzun süredir düşünmediğim şeyler düşünüyorum. Çok güzel şeyler ancak bir anormallik halidir gidiiyyor, güzel şeyler kötü şeyleri de tetikliyor. Boşanma (ki tam tamına 4 sene oldu), taşınma (ki tam tamına 2 sene oldu) ve ömrümün muhtemelen yarısını tamamlayalı (ki tam tamına 35 sene oldu); ilk defa sakin ve dingin bir yaşam formu halini aldım. "Tamam budur işte! Bundan sonra çalışır çabalar oğlanı büyütür, romanım üzerinde çalışırım" dedim. "Hayatıma bakarım, yoluma devam ederim. Tek başına çocuk büyüttüğüm geçerğini içselleştirdim, bundan sonra da böyle olacağını biliyorum. Hormonlarımı susturuyorum. Başka çocuk yok, olmayacak başka doğuracağım çocuğum. Seveceğim, çok seveceğim…
Devamını okumak için tıklayın >>