Ye(me. Çok kilo aldın), Dua Et(meyi unutma), (Aşkı bulmayı başarırsan) Sev

Ye(me. Çok kilo aldın), Dua Et(meyi unutma), (Aşkı bulmayı başarırsan) Sev

"Ye, Dua Et, Sev" filmini hatırlıyor musunuz? Kitap'tan bahsedemem, okumadım çünkü ama filmini birkaç kere izledim. İlk izlediğimde sadece bir “kız filmi” olduğu için izlemiştim. İkincisinde Javier Bardem aşkımdan. En son da dün gece izledim çünkü bu aralar bugüne değin hiç yaşamadığım, yeni bir içsel yolculuktayım. Belki çok kalıplaşmış gelecek ama İstanbul’a taşınan yüzlerce başka insan gibi, ben de meditasyona ve yoga’ya başladım. 1 senedir flörtleşiyoruz ama geçtiğimiz ay daha ciddi bir yön verdim yoga’ya. Meditasyon da yapmaya başlamıştım. Zaten inançlı bir insanım; duaya kıymet veren, ramazan oruçlarından ciddi anlamda haz alan, namaz konusunda sadık olmadığım için kendi kendimle kavga…
Devamını okumak için tıklayın >>
5 sene önceki ben’e mektup

5 sene önceki ben’e mektup

Kız deli... Naber? Nasıl gidiyor? Boşadın mı o manyağı? Ne büyük aşkmış seninki de ya... sev sev bitmedi. Ha haha ha... Aşkla alakası yok değil mi? Biliyorum. Sen hep böyle hassas ve kılı kırk yaran bir tip oldun. Haklısın da esasında. Sevgi hissetmedin sen hiç, biliyorsun değil mi? Verilen birazcık ilgiyi, arada bir gördüğün sıcaklığı sevgi sanıyorsun ama inan değil. Sevgi karşılıksızdır, sevgi yargılayıcı değildi, sevgi eleştirmez, yıkmaz, acıtmaz. Bunu öğreneceksin yakında. Baya bir acılı olacak bu süreç. Şu anda boşanma eşiğindesin, karar vermek seni zorluyor, o bilinmezlik zor ya... esas zorluk bildiğini sandığın şeyleri sil baştan öğrenmek; ben sana…
Devamını okumak için tıklayın >>
Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Ben her zaman sessiz sakin bloggerlık yapan biri oldum, kendimi yakın zamana kadar "blogger anneler" dünyasına dahil etmemiştim, güvenmiyorum kendime o kadar. Halen daha "ihtiyacı olan arayıp bulsun bekar annelik ile ilgili yapmaya çalıştıklarımı okusun" ile "daha çok kadına destek olmalıyım, daha çok çocuğa el uzatmalıyım" arasında gidip geliyorum. Öyle çok geniş kitlelere ulaşmıyorum ama biraz daha büyünce blog; biraz daha fazla eleştiriye maruz kalıyorum. Çok dert ettiğimden değil, her bir eleştiriye de dönüp cevap vereceğimden değil. Okur, dinlerim bana söylenenleri; bazen haklı bulduklarım da olur ve çok nadiren kanım kaynama noktasında kızarım. Ama sanıyorum bir konuya açıklık getirme zamanım geldi...…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bu adamlar durduk yere mi delirdi?

Bu adamlar durduk yere mi delirdi?

Çok duyuyorum çevremden; "çok severek evlendik ama bir gün kocam çok sinirli geldi eve ve ondan sonra düzelmedi," "Flört ederken çok iyi anlaşıyorduk ama zaman geçince değişti," "Aslında çok sakindi ama iş stresinden olsa gerek artık çok öfkeli" diye. Ben de kendi eski kocam ve hatta beraber olduğum 2 kişi için aynısını söyleyebilirim. Benim de eski kocam çok sessiz sakin bir adamdı ama bir gün aniden öfkelendi ve bana vurdu. Sevgililerim çok ilgililerdi, bir anda çok ilgisiz ve mesafeli davranmaya başladılar. Ancak, her şey olup bittikten sonra, oturup düşününce aslında öyle olmadığının farkına varıyorsunuz. Bu adamlar durup dururken delirmedi ya...…
Devamını okumak için tıklayın >>
Ayrılık Acısı

Ayrılık Acısı

Bu yazıyı yazmak için kaç kere bilgisayarın başına oturdum kalktım size anlatamam. Neden bu kadar zorlandım bilemiyorum bile halbuki bir tanıtım yazısı olacaktı. Sizlere bir kaç hafta evvel gittiğim bir seminer, orada tanıştığım harika bir insan, edindiğim deneyimi ve eğer İstanbul'daysanız gitmeniz yönünde tavsiyeler verecektim alt tarafı ama bir türlü içimden bunları ifade edecek kelimeler çıkmadı gitti. Nedenini sanıyorum bugün buldum. Ben buraya yaşadığım ve bildiğim konuları yazmayı tercih ediyorum çünkü herhangi bir konuda uzman değilim. Üstelik güzel bir yazıyı mükemmel yapacak Türkçe dil bilgisi konusuna da hakim değilim, bu konuda hiç eğitilmedim çünkü (ne okuyorsanız kendi kendime öğrendiklerimdir) ve…
Devamını okumak için tıklayın >>