Çocuklara Rağmen…

Çocuklara Rağmen…

Pek bakmıyorum Hürriyet gazetesine. Entelektüeliteden uzak, sansasyon yaratmaya dayalı habercilik anlayışından hoşlanmıyorum. Ön sayfasında "ŞOK ŞOK" ve "SON DAKİKA" haberleri sürekli dönen, insanların ilgilisini korku, cinsellik, ünlülerin ulaşılmaz hayatlarının yarattığı sanal hayaller, kadın bedeni ve kadına yönelik şiddeti besleyen imgelerin serbestçe kol gezdiği bir habercilik anlayışının bana katacağı pek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ancak diğer yandan da bazen karıştırıyorum sayfalarını, dünya ve Türkiye oradan nasıl görünüyor anlamak için. Geçtiğimiz günlerde, özellikle kurun keskin artışı nedeniyle, daha popüler bir platformda ülkenin ekonomik durumunun kamuoyuna nasıl aksettirildiğini anlamak için yaptığım araştırmalar nedeniyle ana akım medyayı daha çok karıştırır oldum. Aşağıdaki haber gözüme…
Devamını okumak için tıklayın >>
Kültürel Mezelerimizden Ezme

Kültürel Mezelerimizden Ezme

Mynet Anne&Çocuk sayfasına yazı yazma şansına eriştim. Benim için çok güzel bir duygu ve deneyim bu. Blogum haricinde platformlarda yazı yayınlamak beni çok mutlu ediyor. Geçtiğimiz günlerde de "Toplumun biçtiği cinsiyetçi rolüne karşı çocuk büyütmek" konulu bir yazı yazdım. Kendimce bir erkek çocuk annesi olarak, henüz ergenliğe giren oğlumun çok ufak yaştan itibaren yakın çevremizden nasıl "erkek" olması gerektiğine dair söylemlere maruz kaldığını ve benim de annesi olarak çocuğumu büyütürken ki tercihimin onu önce iyi bir insan olarak ve daha sonra da kendini en rahat hissettiği cinsel kimlik rolleri çerçevesinde yönlendirmek olduğunu anlattım. Benim burada sunduğum düşüncem; çocukların çok fazla…
Devamını okumak için tıklayın >>
Çok affedersin de…

Çok affedersin de…

Çok sevdiğim ve bu blog sayesinde tanıştığım bir Bekar Anne arkadaşım var. Geçtiğimiz günlerde başına bir şey gelmiş. Çalıştığı okulda, kendisi hakkında konuşmalar yapan velilerin sözlerine kulak misafiri olmuş yanlışlıkla. Kendi hakkında konuşulduğunu anladığı için ortamdan uzaklaşamamış ve duydukları için üzülürken, diğer bir yandan da dinlemiş olduğu için çok utanmış. Veli grubu anneler, bu arkadaşımın dedikodusunu yapıyorlarmış. Kendisinin yeni taşındığı bu şehirde ne işi olduğundan tutun da, boşanmış bir anne olmasına kadar, baştan sona sorumsuz olduğunu düşünüyorlarmış. Arkadaşımın tavırlarının "rahat" olduğunu düşünmekle kalmayıp, çocuksuz bir öğretmeni tercih edeceklerini ama sınıftaki çocuklar onu sevdiği için "katlanacaklarını" söylemişler (çocuklu/çocuksuz öğretmen mi??? Ayrımcılığın…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bir 14 Şubat Yazısı: Ne demek “Sevgilin olamaz”???

Bir 14 Şubat Yazısı: Ne demek “Sevgilin olamaz”???

Ergenliğe giren çocuklar; anneyi ve babayı korumak görevini fazla benimser ve bizim gibi annesi ve babası artık sevgili olmayanların çocukları, ebeveynlerinin yeniden bir ilişkisinin olmasına şiddetle karşı çıkar. Bunu hepimiz biliyoruz. Beklenilen hatta normal karşılanan bir durum bu. Hatta, çevremden çok duyuyorum, oğulları kabul etmediği için evlenemeyen kadınlar var. Bu genellikle babaların başına gelmiyor; bir erkeğin bir çok defa ilişkisinin olması toplum tarafından sadece kabul gören değil, fazlasıyla desteklenen bir olgu iken; kadınlar için ise "gerek yok" "senin çocuğun var" gibi tepkiler duvar gibi diziliyor önlerine. Benim oğlum da annesi ve babasının başka ilişkilerine karşı çıkanlardan. Bir daha bir araya…
Devamını okumak için tıklayın >>
Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Ben her zaman sessiz sakin bloggerlık yapan biri oldum, kendimi yakın zamana kadar "blogger anneler" dünyasına dahil etmemiştim, güvenmiyorum kendime o kadar. Halen daha "ihtiyacı olan arayıp bulsun bekar annelik ile ilgili yapmaya çalıştıklarımı okusun" ile "daha çok kadına destek olmalıyım, daha çok çocuğa el uzatmalıyım" arasında gidip geliyorum. Öyle çok geniş kitlelere ulaşmıyorum ama biraz daha büyünce blog; biraz daha fazla eleştiriye maruz kalıyorum. Çok dert ettiğimden değil, her bir eleştiriye de dönüp cevap vereceğimden değil. Okur, dinlerim bana söylenenleri; bazen haklı bulduklarım da olur ve çok nadiren kanım kaynama noktasında kızarım. Ama sanıyorum bir konuya açıklık getirme zamanım geldi...…
Devamını okumak için tıklayın >>