Mayo

Mayo

Geçen sene denize girememiştim. Bu sene de bir şekilde, zamanı ayırıp, şartları zorlayıp, bir sahilde, güneşlenip, bir su birikintisine gireceğime dair kendime söz verdim. Dahası bunu gerçekleştirme ihtimalimin şerefine, 10 yıllık mayomu bir kenara fırlatıp kendime yeni bir mayo bile aldım. Sırtı çapraz ipli bir mayo seçtim kendime. Basit, bence çok tatlı ve eğlenceli... Ama bir sorun var. Mayonun ipleri birbine dolanıp, durması gerektiği gibi durmuyor. Çok fazla kullanılan kablolu telefonların ahize kablosu gibi dolana dolana arap saçına dönüyor, annesi giydirirken yerinde durmayan ilk okul çocuğunun mayosu gibi duruyor üzerimde. Her ne kadar esnek bir insan olsam da, üzerimdeyken mayonun…
Devamını okumak için tıklayın >>
Pardon, yanında soyunabilir miyim?

Pardon, yanında soyunabilir miyim?

Pardon... Ben yanında soyunmak isterim, ne dersin? Önce saçlarımı çözeyim. Fikirlerimi paylaşmak istiyorum seninle. Mesela memleketin halini konuşabiliriz. En son okuduğum kitabı sana heyecanla anlatmak istiyorum ya da en son gittiğim konseri. Evet, tek başıma gittim; ne var bunda. Çocuğumla ilgili anılarım var. Dinlemek istermisin? Dur. Makyajımı sileyim. Gözlerim kalemsiz çok belirgin değil ama dünyaları gördüler. Çok güzel şeyler de, kötülerini de. Güldüğümde ışıldar. Bazen gözyaşlarım akar, evet ama bu seni korkutmasın. Ben gerekirse kendim silebiliyorum yaşlarımı. Rujum olmadan dudaklarım belki çok dolgun görünmez ama olsun, çirkin kelimeler söylememeyi bilirler; hep en güzelini anlatmaya gayret ederler. Sırların için en güvenli…
Devamını okumak için tıklayın >>
5 sene sonraki ben’e mektup

5 sene sonraki ben’e mektup

Naber... umarım iyisindir. Dur bakayım sana... Afferim! Verdiğin kiloları geri almamışsın; bravo sana. Yüzündeki çizgiler derinleşmiş, ne çok yakışmış yaşanmışlık sana. Oğlun artık reşit oldu demek ha! Vay be... Artık genç bir adamın annesisin. Heyecanlı değil mi? Neler yapıyorsunuz? Umarım beraber bir çok seyahate çıktınız. Halen baş başa yemek yiyor musunuz? Konuşmayı unutmadınız umarım; umarın birbirinizle hala korkularınızı ve hayallerinizi paylaşıyorsunuz. Ne yapacak? Bu sene mi ara verecek eğitimine, sana 6 yaşında söz verdirdiği 1 yıllık dünya seyahatine çıkacak yoksa üniversiteden sonra mı yapmaya karar verdi? Umarım bu sene yapar. Dahası umarım dünya senin 5 sene önce hayal ettiğin gibi…
Devamını okumak için tıklayın >>
5 sene önceki ben’e mektup

5 sene önceki ben’e mektup

Kız deli... Naber? Nasıl gidiyor? Boşadın mı o manyağı? Ne büyük aşkmış seninki de ya... sev sev bitmedi. Ha haha ha... Aşkla alakası yok değil mi? Biliyorum. Sen hep böyle hassas ve kılı kırk yaran bir tip oldun. Haklısın da esasında. Sevgi hissetmedin sen hiç, biliyorsun değil mi? Verilen birazcık ilgiyi, arada bir gördüğün sıcaklığı sevgi sanıyorsun ama inan değil. Sevgi karşılıksızdır, sevgi yargılayıcı değildi, sevgi eleştirmez, yıkmaz, acıtmaz. Bunu öğreneceksin yakında. Baya bir acılı olacak bu süreç. Şu anda boşanma eşiğindesin, karar vermek seni zorluyor, o bilinmezlik zor ya... esas zorluk bildiğini sandığın şeyleri sil baştan öğrenmek; ben sana…
Devamını okumak için tıklayın >>
Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Boşanmaya Teşvik Eden Bekar Anne

Ben her zaman sessiz sakin bloggerlık yapan biri oldum, kendimi yakın zamana kadar "blogger anneler" dünyasına dahil etmemiştim, güvenmiyorum kendime o kadar. Halen daha "ihtiyacı olan arayıp bulsun bekar annelik ile ilgili yapmaya çalıştıklarımı okusun" ile "daha çok kadına destek olmalıyım, daha çok çocuğa el uzatmalıyım" arasında gidip geliyorum. Öyle çok geniş kitlelere ulaşmıyorum ama biraz daha büyünce blog; biraz daha fazla eleştiriye maruz kalıyorum. Çok dert ettiğimden değil, her bir eleştiriye de dönüp cevap vereceğimden değil. Okur, dinlerim bana söylenenleri; bazen haklı bulduklarım da olur ve çok nadiren kanım kaynama noktasında kızarım. Ama sanıyorum bir konuya açıklık getirme zamanım geldi...…
Devamını okumak için tıklayın >>