İstemek ya da istememek. Bütün mesele bu!

Hatırlar mısınız yazmıştım bir kaç hafta evvel…. bu sene eski koca ile maksimum 8-10 kere konuştum diye. Hah… işte o konuşmalardan birinde ben buna baya bir laf saydım. Hani kurulmuş bebekler olur ya, arkası anahtarlı (var mı onlardan hala)… biri sanki o anahtarı çevirdi sırtımda, anahtar döndükçe ben konuştum. Yılların birikimi üzerine gelmiş bir rahatlık, bir öz güven panpa sorma gitsin! Konuştukça konuştum. Kaç yaşına geldin hala ailenin eline bakıyorsun dan tutun da ben kadın başıma koca şehirde nelerle mücadele ediyorum, senin haydi haydi yapabilmen lazım’a kadar saydıkça saydım. Eskiden olsa, bırak söylemeyi düşünmeye korktuğum şeyleri döktüm. Baba olması ile ilgili bir kelime bile etmedim. Ne ilişkimizden bahsettim ne de hislerimi söyledim (ki ben ayrıldığım sevgililerimle görüşsem bile döndürüp bu konulara girmekten, eskiyi yad etmekten hiç hoşlanmam – gereksiz işler). Sadece onun kararlarını eleştirdim. Telefonu da “ben eve geldim haydi görüşürüz” deyip çat diye kapattım.
Sonuç… adam işe girdi arkadaşlar. Kızım ben yıllarca adama “sen bilirsin, hayallerini kovala, kendini gerçekleştir” dedim dedim birşey olmadı ya… abiiii….adam işe girdi, ailesinin yanından çıktı. Tamam annesinin evinden çıkıp, büyük annesinin evine geçti ama olsun, en azından yeniden ev tutma hayalleri var. Bu sefer ne kadar sürer bu macera bilmiyorum ama sanki bir süre çalışacakmış, daha doğrusu mecburmuş gibi duruyor. Gurur bile duydum ya.
Demek ki neymiş…bazısına özgürlük, iyilik, sonsuz destek yaramıyormuş çünkü daha temel değerlerinde ciddi eksiklikleri vardır ve bu temel eksiklikler aile tarafından verilmediyse, zorluk ve mücadele ile anca öğrenilir (o da bazı insanlar için geçerli). Demek ki gerçekten de cehenneme giden yol iyilik taşları ile döşeliymiş. Üstelik gerçekten de insan kendini iyi ve güvende hissederken, başardıklarına sırtını dayayarak başkalarına, onu hayatta en çok kıranlara bile rahat rahat söylemler verebiliyor valla! Bana ne isteyen yapsın, istemeyen yapmasın ben sadece isteyenlere bilgim ve tecrübem kadar sonsuz destek olurum. İstemeyene de söyler geçerim…oğlumun babası bile olsa, hatta oğlum bile olsa. Sonuçta kimseyi istemediği bir şey için zorlayamazsınız. Herkes seçimlerini yaşar…siz bile!
Alın bu da bana ders oldu, buraya bırakayım belki okumak istersiniz.

Kişisel not: Aslında o işe girdiğini söylemek için arayıp, gelecek planlarını anlattığı en son konuşmamızda yeniden arkadaş gibi bile olduk. İlk defa onunla güzelliklerimizi, neleri yaşadığımızı, neleri atlattığımızı hatırlayıp gülümsedim…5 sn sürdü…sonra geçti, ben de soğan doğramaya devem ettim. Meğer gözümdeki yaşın sebebi de oymuş!

Görsel Tercüme: “Her harika erkeğin ardında gözlerini deviren bir kadın vardır.” Jim Carrey

Etiketler : , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir