Babanın Söylemediği

Babanın Söylemediği

Güzel kız, muhteşem kadın; Sana bu mektubu; sana asla yazmayan, sevgisini göstermeyen, seni aramayan, sormayan hatta senin nerede yaşadığını ne yaptığını bilmeyen baban adına yazıyorum. Biliyorum neler hissettiğini, inan biliyorum. Dur kız, doldurma hemen öyle o gözlerini, titretme dudağını. Özledin biliyorum ve daha da acısı, neyi özlediğini bilmediğini de biliyorum. Nereden bileceksin ki, hiç korunmadın sen. Senin yanında diğer çocuklardaki gibi; geniş omuzlu, seni göğsüne bastırdığında temiz çamaşır kokusu ile karışık senin için, ihtiyaçların için, tüm gün alın teri dökmüş terli baba kokusunu içine çekeceğin; senin ufkunu genişletmek için seni omuzlarına alan, gür sesi ile sana hikayeler anlatan, seni korkutan…
Devamını okumak için tıklayın >>
Çiçek’ten Gelen Yazı

Çiçek’ten Gelen Yazı

Bu akşam sizlerle Çiçek'ten gelen yazıyı paylaşmak istiyorum. Çiçek bana mail ile ulaşan kardeşlerimden. Blogumu kişilik bozuklukları ile ilgili web de arama yaparken ulaşmış. 6 yıldır evli olduğu eşi ile yaşadığı sorunları uzun yıllar boyu görmezden gelmiş. Uzun süren ısrarlar sonunda doktora giden eşini için şizofreni'ye yatkınlığı olduğu söylenip, başka bir doktora yönlendirilmiş. Eşinin ona verilen ilaçları kendi kendine kullanmayı bırakması üzerine; ailesinin desteği ile bir başka doktora daha gidildiğinde lişilik bozukluğu tanısı konulmuş. Çiçek diyor ki; "bana sürekli iyileşeceğim diyor sonra da huzursuzluk çıkartıyor ve takıntılarından kurtulamıyor. Artık ne diyeceğimi ve yapacağımı bilmiyorum. 3.5 yaşında çocuğumuz var ve çocuk…
Devamını okumak için tıklayın >>
25 Kasım Mektubu

25 Kasım Mektubu

Oğlum, Senin annen bir kadın. Hahaha "Evet anne biliyorum, ne diyorsun sen yaaa" dediğini duyar gibiyim. Çatma kaşlarını, dur hele beni dinle. Senin annen şiddet görmüş bir kadın. Ailem dediğim erkeklerden dayak da yedim, kadın olduğum için işyerinde mobbing'e de, duygusal şiddete de, aldatılmaya da maruz kaldım. Sana bunu anlatmamın sebebi üzülmen için değil. Ben üzülmüyorum. Beni bilirsin, çabuk çabuk vazgemem çabalamaktan. Niyetim her zaman kendimi gerçekleştirmek oldu ve yaşadıklarımın tamamı, iyisi ile kötüsü ile bu çabamın bir parçası oldu. Daha da uzun bir yolum var sanki, değil mi? E valla, her geçen gün daha da çok büyüyorsun gözümün önünde.…
Devamını okumak için tıklayın >>
Biz size neden böyle yapmıyoruz, düşündünüz mü?

Biz size neden böyle yapmıyoruz, düşündünüz mü?

Biz de reddediliyoruz. Kalbimizi kırabiliyorsunuz gayet de. İstediğinizi alıncaya kadar bizleri gökyüzüne çıkarıp, istediğinizi alınca en yükseklerden atabiliyorsunuz. Hem de bunu bile bile yapıyorsunuz. Size aşık olduğumuzu bilmenize rağmen, bize aşık değilken, bizimle ilgilendiğinize inanmamıza izin veriyorsunuz. Değer verdiğinizi düşündürtüyorsunuz. Aç bırakmıyorsunuz...önümüze minik mutluluk kırıntıları bırakıyorsunuz. Doymuyoruz ama aç da kalmıyoruz. Biz böyle yapsak....ölürüz... Biliyorsunuz bizi her aldattığınızda, ne yaptığınızı. Çok iyi farkındasınız yaptığınızın ahlaksızlığını. Gizli oynuyorsunuz. Saygımızı ayaklarınızın altına alıyorsunuz, güvenimizi paramparça ediyorsunuz. Biz sizi beklerken, bizden çaldığınız zamanı başkalarına hediye ediyorsunuz. Bazen de paramızla aldatıyorsunuz bizi. Biz böyle yapsak...öldürürsünüz... Bize her el kaldırdığınız da, bunu en yakın erkek…
Devamını okumak için tıklayın >>
Aldatmak da Şiddettir

Aldatmak da Şiddettir

Sevgili AA'nın yazısını okuyunca, aldatma konusunda bir iki satır yazmam lazım diye düşündüm... ne yazık ki benzer çok hikaye duyuyorum. Kadınların büyük bir bölümü ilişkilerinde aldatmayı afedebileceklerini düşünür ya da gerçekten de afedebilir. Öncelikle şu konuya netlik getirmek isterim... Ben tek eşlilikten yanayım ama illa herkes bu şekilde yaşamalı demek değildir. Taraflar eğer anlaşmışlarsa, beraberken de başkaları ile görüşüyor ve cinsel ilişkileri oluyor diye kimseyi yargılayacak da değilim ve özellikle evlilik ve/veya uzun süreli bağlı (committed) ilişkiler haricinde çıkma aşamalarında insanların başkaları ile görüşüyor olmalarını, başkaları ile gerek fiziksel gerekse duygusal/entellektüel ilişkileri olabileceğini anlıyorum. Ancak eğer taraflardan biri diğerine bilgi…
Devamını okumak için tıklayın >>