Eski Eşin Yeni Sevgilisi ve Çocuk İlişkisi

Eski Eşin Yeni Sevgilisi ve Çocuk İlişkisi

Biz kadınlar müthiş hassas yaratıklarız değil mi? Bizi korumacı, sevgi dolu ve duygusal yapan tüm yönlerimiz aynı zamanda da bizleri ayağımızdan vuran yönlerimiz oluyor. Ben boşandıktan sonra (ki aldatılmıştım) en büyük düşüncem eski eşimin çok kısa bir süre içinde sevgilisinin olacağı ve bu durumun çocuğumuzu nasıl etkileyeceği idi. Minik bir kıskançlık ile endişe vardı içimde. Eski kocama eğer bir sevgilisi olacak ise, ki olması doğal idi, önce bana söylemesi ve daha sonra da ikimizin bu durumu eş zamanlı olarak oğlumuza açmamız idi. Tabii ki bu böyle gerçekleşmedi. Baba yanında geçirilen ilk bir kaç haftasonundan sonra; oğlum babasının ilk kız arkadaşı…
Devamını okumak için tıklayın >>
Ailemsi Yaratıklar Olmak

Ailemsi Yaratıklar Olmak

Aylık sonunda çocuk "hatırına" bir araya gelinir mi gelinmez mi? Ben bu soru ile çok bocalamıştım, boşandığım ilk aylarda ve eminim ki birçok bekar anne de aynı soruyu kendine soruyordur. Nefret etmeseniz bile kendisinden; kalbinizi kıran, sizi üzen ve sizi ve çocuğunuzu bir şekilde kendi hayatında olduğundan farklı bir konuma koyan bir insan ile bir araya gelmek birçoğumuz için gerçekten de zordur. Çok dostça şartlarda ayrılıp, ayrıldıktan sonra dostça ilişki ve iletişim kurabilen insanlar çok azdır… O noktaya da hemen gelinemez; gelmek zaman alır, sabır ister, anlayış ister. Yürek iyileşmek, yükselen ego sakinleşmek ister. Peki ya bu arada nasıl olacak…
Devamını okumak için tıklayın >>
Pardon, yanında soyunabilir miyim?

Pardon, yanında soyunabilir miyim?

Pardon... Ben yanında soyunmak isterim, ne dersin? Önce saçlarımı çözeyim. Fikirlerimi paylaşmak istiyorum seninle. Mesela memleketin halini konuşabiliriz. En son okuduğum kitabı sana heyecanla anlatmak istiyorum ya da en son gittiğim konseri. Evet, tek başıma gittim; ne var bunda. Çocuğumla ilgili anılarım var. Dinlemek istermisin? Dur. Makyajımı sileyim. Gözlerim kalemsiz çok belirgin değil ama dünyaları gördüler. Çok güzel şeyler de, kötülerini de. Güldüğümde ışıldar. Bazen gözyaşlarım akar, evet ama bu seni korkutmasın. Ben gerekirse kendim silebiliyorum yaşlarımı. Rujum olmadan dudaklarım belki çok dolgun görünmez ama olsun, çirkin kelimeler söylememeyi bilirler; hep en güzelini anlatmaya gayret ederler. Sırların için en güvenli…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bekar Anne Ekonomisi

Bekar Anne Ekonomisi

Geçtiğimiz günlerde yaptığım bir fotoğraf paylaşımı üzerine blogger arkadaşım Selin bana mesaj yolladı. “Senden” dedi “alışveriş konusunda bir yazı bekliyorum.” Yazı yazmam konusunda beni cesaretlendiren arkadaşlarımdan; hani olur ya, yüreğinize bir tohum eken birileri vardır… O tohumu bırakır oraya ve tohum büyür bir ağaca döner. Şanslıyım ki öyle arkadaşlarım var. Selin de onlardan biri. Bu sefer yerleştirdiği tohum bana sizlerle aşağıdakileri paylaşmamda ilham oldu. Tek başına bir evin idaresini üstlenen bekâr bir anne olarak, hayatımızın para döngüsünden biraz bahsetmek istiyorum belki sizlere fikir olur, belki “şöyle yapsan daha iyi” diye sizden fikir gelir diye. Okul ve İş: Birkaç kere yazdım…
Devamını okumak için tıklayın >>
Ye(me. Çok kilo aldın), Dua Et(meyi unutma), (Aşkı bulmayı başarırsan) Sev

Ye(me. Çok kilo aldın), Dua Et(meyi unutma), (Aşkı bulmayı başarırsan) Sev

"Ye, Dua Et, Sev" filmini hatırlıyor musunuz? Kitap'tan bahsedemem, okumadım çünkü ama filmini birkaç kere izledim. İlk izlediğimde sadece bir “kız filmi” olduğu için izlemiştim. İkincisinde Javier Bardem aşkımdan. En son da dün gece izledim çünkü bu aralar bugüne değin hiç yaşamadığım, yeni bir içsel yolculuktayım. Belki çok kalıplaşmış gelecek ama İstanbul’a taşınan yüzlerce başka insan gibi, ben de meditasyona ve yoga’ya başladım. 1 senedir flörtleşiyoruz ama geçtiğimiz ay daha ciddi bir yön verdim yoga’ya. Meditasyon da yapmaya başlamıştım. Zaten inançlı bir insanım; duaya kıymet veren, ramazan oruçlarından ciddi anlamda haz alan, namaz konusunda sadık olmadığım için kendi kendimle kavga…
Devamını okumak için tıklayın >>