Kadınlık Halleri

Kadınlık Halleri

Geçen hafta; duygusal olarak çok yoğun geçen ve travmalarımı tetikleyen ve dışarıdan bakılınca kötü görünmeyen ve ancak benzer travmaları yaşamış insanların anlayabileceği bazı deneyimlerin sonunda, fiziksel olarak regli öncesi sendromunu ağır yaşadığım, belimin bir buçuk aydır çok ağrıması ile yorgun düşen bedenim, zihnim ve kalbimle çok uzun bir yoga dersindeydim. İçimdeki tüm çalkantılara rağmen çok iyi gittiğimi düşünüyordum. Tadasana yani yoganın en temel pozu "dağ" pozundaydık ki hocamın sesini duydum, "Çeneni göğsünden uzaklaştır Nur. Başın hep dik, dursun. Başını asla öne eğme." Başını asla öne eğme... Hayat önüne ne koyarsa koysun başını asla öne eğme. Ailen sana çocukken hak ettiğin, aradığın ve…
Devamını okumak için tıklayın >>
Çocuklara Rağmen…

Çocuklara Rağmen…

Pek bakmıyorum Hürriyet gazetesine. Entelektüeliteden uzak, sansasyon yaratmaya dayalı habercilik anlayışından hoşlanmıyorum. Ön sayfasında "ŞOK ŞOK" ve "SON DAKİKA" haberleri sürekli dönen, insanların ilgilisini korku, cinsellik, ünlülerin ulaşılmaz hayatlarının yarattığı sanal hayaller, kadın bedeni ve kadına yönelik şiddeti besleyen imgelerin serbestçe kol gezdiği bir habercilik anlayışının bana katacağı pek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ancak diğer yandan da bazen karıştırıyorum sayfalarını, dünya ve Türkiye oradan nasıl görünüyor anlamak için. Geçtiğimiz günlerde, özellikle kurun keskin artışı nedeniyle, daha popüler bir platformda ülkenin ekonomik durumunun kamuoyuna nasıl aksettirildiğini anlamak için yaptığım araştırmalar nedeniyle ana akım medyayı daha çok karıştırır oldum. Aşağıdaki haber gözüme…
Devamını okumak için tıklayın >>
Sevgi Üzerine

Sevgi Üzerine

Oğlumun babasının yeniden evlenmesi ve oğlumla bu konu ile ilgili konuşmamı ve hislerimi çok açıkça anlattığım yazıya çok yorumlar aldım. Hepsi için teşekkür ederim. Yorumların bazısı beni cesaretlendiren nitelikteydi, bazısı “ben yapamazdım” “demek ki anlaşarak, rahatça ayrıldınız” diyen ve bazısı da “demek ki sevgisi bitmiş” “bu ne modernlik” “mahallede 2 karısı ile yaşayan komşu geldi aklıma” türden yorumlar vardı. Buraya yazı yazmaya başladığımdan bu yana, eski kocamlar ilişkimizin bitiş sebebini açık açık yazmasam da, aldatıldığımı ve şiddete uğradığımı yazdım. Bazen bu konulara ara ara girip çıkıyorum ancak eski ve kötüye takılıp kalmamaya inandığım için kendi hikâyemi paylaşmaktan ziyade, zor durumda…
Devamını okumak için tıklayın >>
2016 Yılı

2016 Yılı

Aldıkları ile verdikleri ile bir takvim yılı daha geçti bitti. 2011 yılında boşandığımdan bu yana yazmaya başladığım bu blogda, sanıyorum her sene "bu yıl ne öğrendim" konulu yazılar yazıyorum. Ümit ederim ki seneye bu zamanlar, böyle bir yazı daha yazmam. Blogu kapatmayı düşündüğüm içim demiyorum bunu, zamanla kavga etmeyi bıraktığım için diyorum. Hem belki daha sık yazarım öğrendiklerimi, yıl sonuna biriktirmem. Son 12 ay benim için bundan önceki onlarca 12 aylar kadar dönüştürücü oldu. Otuzlu yaşlarımın başından bu yana her tecrübemden ders çıkarıp bilinçli, çok kavgalı, kendime kızmalı-acımalı dönüşümler yaşadığım için, geçtiğimiz takvim yılı da farklı olmadı. Kişisel dünyamda zorluğundan çok mutlu anlarımın olduğu bir yıl oldu, ne şanslıyım ki. Bir…
Devamını okumak için tıklayın >>
Belki kar yağar…

Belki kar yağar…

Dün gece, yatmaya yakın ben bilgisayardan dizi izliyordum, oğlum odasında bir yandan arkadaşları ile whatsapp'de mesajlaşıyordu. Bir ses duyduk, çocuk geldi "Anne gök gürledi; Etiler, Levent, Gültepe... herkes duydu, Ali de evde yalnızmış, Ayça dalga geçiyor korktun mu diye" dedi. Koltuğuma yerleşmiş olmanın rahatlığı ve sabah Erenköy'de hafif bir yağmurla karşılaşmış olmanın eminliği ile, "Gök gürültüsüdür, baksana pencereden. Belki yağmur yağar, sabah kara uyanırız" dedim. Gençlik işte, pencereye değil önce telefona baktı "Taksim de bomba patlamış!" Biz ikimiz evdeyiz tamam ama aklıma bu tip durumlarda son zamanlarda ilk aklıma gelen kişi için korktum; cumartesi akşamı, ya oralardaysa... Evindeymiş. "Handanların evi…
Devamını okumak için tıklayın >>