Kırıldım ben…
Belki babam bana ilk defa vurduğunda kırıldım, belki yaramazlık yaptığım için köşede tek ayak üzerinde durmaya mahkum edildiğimde, annemler den ümidi kesip “teyze kurtar beni” diye en sevdiğim teyzeme ağlayıp da babamdan çekindiği için bana el uzatmadığın da kırıldım belki. Babamın sinirlenip en sevdiğim oyuncakları kırmasına kırıldım, hep vurmasına ama daha çok da bana 18 yaşıma gelmiş olmama rağmen vurmasına kırıldım.
Belki sayıları anlamadığım için, o hafta içi gecesi, annemin bana vurup “geri zekalısın sen, beni rezil edeceksin, kitaplarını alıyorum gitmeyeceksin artık okula” dediği gece kırıldım. Hoşuna gitmeyen her davranışımda beni okuldan alacağını tehdit etmesine kırıldım.
Belki babamın annemi tekmelediğini gördüğümde kırıldım, belki de saçından tutup sürüklediğinde ve annem kanlı kazağı ile eve döndüğünde kırıldım. Belki kocasının rızası olmadığı için babamın yanı haricinde annemin başka bir işte çalışamadığını, daha sonra girdiği işe babamdan ve devletten  gizli girdiğini duyduğumda kırıldım. Babamla her kavgasında “sizi bırakacağım gideceğim” demesine kırıldım. Aklım erdiğinde “git kurtar kendini” dediğimde gitmemesine kendisini kurtarmamasına, kendi rızası ile babamla kaldığını anladığımda kırıldım.
Belki de hoşlandığım çocuk beni boş bir sınıfta sıkıştırıp öpeceğim diye  yüzümü yaladığında kırıldım. Belki de daha 14 yaşındayken, ilk erkek arkadaşım beni sarışın ve güzel bir kızla aldattığında kırıldım. Hayır ya…coğrafya öğretmeni beni boş bir sınıfta sıkıştırıp öptüğünde kırıldım belki de. Yollamazlar beni bir daha dershaneye üniversiteye giremem diye aileme anlatamadığıma kırıldım sanırım.
Hep ailem olsun istedim. Belki annemin mutlu bir yuva hayallerimi yazdığım yazımı bulup “orospu mu olacaksın” diye yüzüme fırlattığında kırıldım ben.
Belki de beni 19 yaşında zorla, tanımadığım birine nişanladığında kırıldım. Hatırlıyorum da, nişanımda zorla yüzüm önümde eğik, namuslu ama evleniyor olmaktan mutlu olan bir kızı oynamaya çalışırken içim kırılıyordu. sahipli olduğum bilinsin diye zorla alyans alıp parmağıma taktığında annem, parmağım kırılmıştı hatırlıyorum da.
Bilemiyorum ki…belki doğuma otobüse binip gittiğimde kırıldım, belki oğlumu yalnız başıma doğurmaya çalıştığımda. Hayır ya…sanıyorum oğlum doğduğunda onu görmeye ailemden kimsenin gelmemesine kırıldım. Yavruyu kucaklayıp, henüz 1 haftalıkken yapayalnız kaldığımda kırıldım. Evden kaçmamın cezası idi bu, kırılmaya hakkım yoktu. Ben de onları kırmıştım onların istediği ile evlenmediğimde.
Belki de kocam beni benden çok daha genç bir kadınla aldattığında kırıldım, belki de aslında benim de o zamanlar daha sadece 26 yaşımda olduğuma kırıldım.
Hayır ya, sanıyorum beni kilo aldığım için aldattığına kırıldım ya da “sen kocanı ilgisiz bırakmış olabilirmisin de seni aldattı” dediğinde yardım için gittim psikolog, kırıldım.
Çok kırıldım mı ayrılalım dediğimde oğlumu göstererek “bu çocuk iki kapılı evin köpeği mi olacak” demesine? Yoksa “bensiz yapamazsın” demesine mi kırıldım?
Patronum bana bağırdığında kırılmış olabilirim ama sanıyorum beni kadın olduğum için hepsinden çok çalışmama rağmen erkek çalışanlardan ayrı bir yere koyduğu için kırıldım. Hakkımı vermediği için kırıldım.
Eski kocam bana vurduğunda kırıldım ama en çok da bunu oğlumun yanında yapmasına kırıldım. Polise gitsem, şikayetçi olsam kimsenin bana yardım etmeyeceğini biliyor olmak kırdı beni. Hatta o bana vururken onu üzerimden alan adamların “abla sen git” demesine kırıldım, sanki o adamın bana vuruyor olması benim suçummuş gibi, sanki ben yok olsam ortalık süt liman olacakmış gibi.
Kırığım ben. Anne olduğum için, aşkı hak etmediğimi düşünen erkekler kırdı beni. Sevgi ve ortak bir beraberlik değil de, kendime ve oğluma baktıracak bir erkek arıyormuşum gibi davranmaları kırdı beni. Evlenip boşandığım için hayatım hep eksikmiş gibi davrananlar da kırdı beni, sevişmemem gerekirmiş gibi, evli olmadığım için hiç sevişemiyormuşum gibi. Sanki hayatımı tamamlayan tek şeyin medeni halim olması gerekirmiş gibi.
Kırığım ben. Kalbim kırık, kemiklerim kırık. Yamuk yumuk kaynadı kırıklarım, buraya başladığımdan çok farklı bir ben’im; biraz eğik, biraz büzük ama içim deli dolu bir bıdık (Kimi kandırıyorum ya, bıdık olan tek yerim belki de büyümeyi rededen yanım yoksa dev gibiyim).
***************************************************************************************************************
Bu yazıyı 8 Mart sebebiyle yazmış, farklı bir yerde yayınlamayı hedeflemiştim ama olmadı. Paylaşmak için daha fazla bekletmek istemedim. 
Bu sene Taksim deki 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşüne oğlumla katıldım. Oradayken sloganları tek tek anlattım. Eve döndüğümüzde “Sen olmasaydın da ben bu yürüyüşe katılırdım” dedi.
Etiketler : , , ,

Bu Yazıya 9 Yorum Yapıldı.

  1. Adsız Reply

    Bu satırları okurken ağladım, sana sarıldım, cocukluguna sarıldım ağladım. Saclarını oksadım ağladım. Sen çok güçlü bir kadınsın, harika bir cocuk yetiştiriyorsun. Allah sizi birbirinize bağışlasın. Benim kızımn karsına da senin gibi muhtesem kadınların yetiştirdiği insanları cıkarsın. Sevgiler.

  2. yamukprenses Reply

    Kirginliklarini çok iyi anlıyorum. Keşke yapabileceğim, yapabilecekleri birsey olsa. Ama hiçbir Özür affettirmiyor. Ki ben hiçbir Özür duymadım kendi adıma. Bir gün gelecek belki hafifleycegiz. Ama şundan eminim ki yaşlanacagiz ama hiç buyumeyecegiz. Iyi ki…Bu arada tüm yazilarini takip ediyorum zevkle. Bana iyi geliyor moral veriyor.

  3. Adsız Reply

    Siz süper güçlü bir annesiniz, harika bir insansınız, bunu satırlarınızdan hissediyorum, oğlunuz ve size kocaman sevgi dolu, mutlu huzurlu güzel bir ömür diliyorum, dilerim bundan sonra hiç ama hiç kırılmazsınız, hayat kolaylıklar içinde yaşayanların değil sizin gibi her şeye göğüs gerip dimdik ayakta olanların sayesinde güzel, sevgiler

  4. Bekar Anne Reply

    Çok teşekkür ederim, ben bu kadar güzel dilekler okuduğum için çok ama çok mutlu oldum. Çok güzel bir yürekten dökülen, çok cömert sözler. Sevgiler.

  5. Pınar Reply

    Sevgili Mina;

    Bloğunu fark ettiğimden bu yana tüm yazılarını sırasıyla okumaya çalışıyorum. Seni ve hikâyeni merakla takip ediyorum. Ben henüz anne değilim, cok sukur ki mutlu bir evliliğim var. Seninle hayatimizdaki ortak yön ise aile içinde gordugumuz şiddet. Ah o nasıl bir acıdır, insanın içini nasıl acitir, yıllarca nasıl etki bırakır iyi bilirim. Sana tüm kalbimle sevgilerimi gönderiyorum ve seni çok seviyorum. Sen çok güçlü bir anne ve çok güçlü bir kadinsin. Her zorluğu Allah in izniyle basaracagina inanıyorum.seni ve oğlunu opuyorum.

    • admin Reply

      Okuduğun için çok teşekkür ederim Pınar :)Beni çok mutlu ettin. Ben de sana buradan kocaman sevgiler ve mutlu ve huzurlu günler dilerim.

  6. emine Reply

    keşke bu yazıyı tesadüfen okuduğumda yanımda olsaydın. o tüm kıranların seni tüm kırdıkları yerlerine sarılsaydım, sıkıca sarılsaydım. o tüm kıranları birileri karşıma çıkarsa ben de kırsaydım, seni kırdıkları yerlerini. Allah birilerinin bir yerlerini kıranları, o yerlerinden kırılmadan canlarını almasın. bir tek kadının dahi bir daha canı acımasın diyeceğim ama hepimiz biliyoruz ki hep devam edecek, artacak devam edecek…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir