Mayo

Geçen sene denize girememiştim. Bu sene de bir şekilde, zamanı ayırıp, şartları zorlayıp, bir sahilde, güneşlenip, bir su birikintisine gireceğime dair kendime söz verdim. Dahası bunu gerçekleştirme ihtimalimin şerefine, 10 yıllık mayomu bir kenara fırlatıp kendime yeni bir mayo bile aldım.

Sırtı çapraz ipli bir mayo seçtim kendime. Basit, bence çok tatlı ve eğlenceli… Ama bir sorun var.

Mayonun ipleri birbine dolanıp, durması gerektiği gibi durmuyor. Çok fazla kullanılan kablolu telefonların ahize kablosu gibi dolana dolana arap saçına dönüyor, annesi giydirirken yerinde durmayan ilk okul çocuğunun mayosu gibi duruyor üzerimde. Her ne kadar esnek bir insan olsam da, üzerimdeyken mayonun iplerini düzeltmem imkansız. Kollarım yetişse de, bir yerden düzelttiğim bir ip, başka bir yerden yeniden spiral spiral dolanıyor. Aynı şekilde siyah elbisemin fermuarı sıkışınca da krize girmiştim, fermuarı yırtarak çıkabilmiştim içinden.

Peki bu durumdan çıkarımımız ne?

Yalnızım abi! “Şu sırtımı düzeltebilir misin, fermuarı çekebilir misin” diye sorabileceğim kimse yok etrafımda. Peki bu bir sorun mu? Tam olarak değil… Şimdilik böyle bir gerçek. Sinir bozucu, moral bozucu ve biraz delirtici bir gerçek. Kendi fermuarlarımı kendim çekeceğim, bilekliğimi tek elle kendim takıp çıkaracağım, belim tutuk yerimden kalkamıyorken de… yattığım yerden geçmesini bekleyeceğim!

Sırtında şık bir çapraz yerine, karmakarışık çizgili güneş yanığı izi olan birini görürseniz, o benim… Özgür, bağımsız ve bir tekstil parçasına yenilmeyi rededen, yaşamını olduğu gibi kabul eden bekar anne.

Huummpfhhh…

Etiketler : , ,

Bu Yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  1. Semin Reply

    İnan herkes yalnız o mükemmel görünen hayatlarında. Bu dünyada kimse kimseye güvenmiyor, güvenilmiyor da zaten. İnsan bi evladına sarılıyor o da ileride kendisine yabancılaşır mı nankörlük eder mi diye korka korka… Live together, die alone…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir