2016 Yılı

2016 Yılı

Aldıkları ile verdikleri ile bir takvim yılı daha geçti bitti. 2011 yılında boşandığımdan bu yana yazmaya başladığım bu blogda, sanıyorum her sene "bu yıl ne öğrendim" konulu yazılar yazıyorum. Ümit ederim ki seneye bu zamanlar, böyle bir yazı daha yazmam. Blogu kapatmayı düşündüğüm içim demiyorum bunu, zamanla kavga etmeyi bıraktığım için diyorum. Hem belki daha sık yazarım öğrendiklerimi, yıl sonuna biriktirmem. Son 12 ay benim için bundan önceki onlarca 12 aylar kadar dönüştürücü oldu. Otuzlu yaşlarımın başından bu yana her tecrübemden ders çıkarıp bilinçli, çok kavgalı, kendime kızmalı-acımalı dönüşümler yaşadığım için, geçtiğimiz takvim yılı da farklı olmadı. Kişisel dünyamda zorluğundan çok mutlu anlarımın olduğu bir yıl oldu, ne şanslıyım ki. Bir…
Devamını okumak için tıklayın >>
Aileye bir tane daha…

Aileye bir tane daha…

Bu yazıyı bir süredir yazmayı planlıyorum ama bir türlü beceremedim. Sebebi ise ne konunun zorluğu veya karmaşıklığı ne de konuya karşı beslediğim duygular. Sanırım sebebi hayatımızdaki bu yeni gelişmeye karşı duygu, düşünce ve tutumumun anlaşılmayacak olma hissi ama zamanı geldi... Başlıyorum. Bir bekar anne macerası daha! Ailemize yeni biri katıldı... Oğlumun babası geçen hafta evlendi. Sürekli kız arkadaşları oluyordu, ben de bazısından haberdar oluyordum elbette ama bu seferki kız arkadaşından geç haberim oldu. Oğlum büyüdükçe, her ergen gibi biraz ketumlaştı sanırım. Benimle paylaşımları genellikle yeni öğrendiği şeyler hakkında, izlediği komik videolar ile ilgili oluyor. Yetişkinlerin karmaşık duygu dünyası, ilişkiler yumağı…
Devamını okumak için tıklayın >>
Belki kar yağar…

Belki kar yağar…

Dün gece, yatmaya yakın ben bilgisayardan dizi izliyordum, oğlum odasında bir yandan arkadaşları ile whatsapp'de mesajlaşıyordu. Bir ses duyduk, çocuk geldi "Anne gök gürledi; Etiler, Levent, Gültepe... herkes duydu, Ali de evde yalnızmış, Ayça dalga geçiyor korktun mu diye" dedi. Koltuğuma yerleşmiş olmanın rahatlığı ve sabah Erenköy'de hafif bir yağmurla karşılaşmış olmanın eminliği ile, "Gök gürültüsüdür, baksana pencereden. Belki yağmur yağar, sabah kara uyanırız" dedim. Gençlik işte, pencereye değil önce telefona baktı "Taksim de bomba patlamış!" Biz ikimiz evdeyiz tamam ama aklıma bu tip durumlarda son zamanlarda ilk aklıma gelen kişi için korktum; cumartesi akşamı, ya oralardaysa... Evindeymiş. "Handanların evi…
Devamını okumak için tıklayın >>
Yalnız Anne Günlerinden Bir Gün

Yalnız Anne Günlerinden Bir Gün

En çok bugün hissettim yalnızlığı sanırım... Bir dakika, düşüneyim.... Evet, çok yalnız hissettiğim günlerden biriydi bugün demek daha doğru. Bundan neredeyse 4 sene evvel henüz ilkokulu yeni bitiren oğlumun elinden tutup İstanbul'a bir bavul eşya ile, evsiz bir şekilde geldiğimde, bugünü esasında öngörmüştüm. Bugün oğlumun ortaokulu bitireceği güne inen merdivenlerin ilk adımı idi. Bir basamağı bugün indi, yarın ikincisini inecek. Nisan ayında 3 ve 4 derken, bir bakacağım kendini yeni bir denize bırakmış. Bugünü öngörmüştüm. Bir elimde oğlumun o zamanlar henüz avcumun içine sığan eli, diğerinde de birkaç parça eşyamızın bulunduğu küçük bavulumla bugün okuduğu okulu ilk gördüğümde öngörmüştüm bunu.…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bekar Anne bir de TEOG Annesi mi oldu yoksa???

Bekar Anne bir de TEOG Annesi mi oldu yoksa???

Bu haftanın Hürriyet Pazar ekinde Banu Tuna imzalı "Genç TEOG anneleri rahatsız" konulu yazıyı okuyabilirsiniz. Benim oğlum gibi çocukları yakın zamanda TEOG sınavına girecek annelerin (ve benim) Banu Hanım'ın sorularına verdiği cevaplar var. Bu konu ile ilgili yazıya ek olarak düşüncelerimi bir de buraya yazayım dedim... Belki birilerine faydası olur. TEOG annesi mi!!! Anne anne değil midir ki... Tabii kadın anneliğini yaparken hayat şartlarının getirdiği ek sıfatlar var. Bir örnekle açıklamak gerekirse, ben önce anneyim ve sonra bekar bir anneyim. Beni bekar anne yapan oğlumu tek başıma babasının desteği olmadan büyütüyor olmam. Bu açıdan bakarsak da TEOG annesi, TEOG sınavının…
Devamını okumak için tıklayın >>