“Sakin ol Anne!” – Bağırmayan Anne Baba Olmak

Evliliğimin en kötü dönemleri ile ilk boşandığım dönemler çok iyi bir anne değildim ben. Bunu ne günah çıkarmak için ne de kendimi aklamak için yazıyorum. Gerçek bu! Elbette ki çocuğumu çok seviyordum, tabii ki elimden geleninin en iyisini yapıyordum, muhakkak çok zor günlerde çok ağır şeyler yaşıyordum ama ne olursa olsun gerçekler ortada. Olmak istediğim kadar var olamadım oğlum için. Fiziksel olarak orada olsam da, zihinsel olarak çok gergin ve mutsuz ve hatta çaresiz idim ve bu ister istemez anneliğimi etkiliyordu. Oğlumun normal, çocukluğun gereği davranışlarına karşı çok sabırsız ve tahammülsüzdüm ve şimdi olsa sabırla, sakinlikle hatta eğlenerek vereceğim tepkileri ya çok kızarak ya da bağırarak veriyordum.

Kolay değil… Bu cümleleri yazarken içim yanıyor, boğazım düğüm düğüm oluyor, gözlerim doluyor. “Başıma taş düşseydi de bağırmasaydım” dediğim kaç anı var zihnimde anlatamam.

Sevgili Ebrar bana tercümesini yaptığı Hal Edward Runkel’in yazdığı Bağırmayan Anne Baba Olmak kitabını yolladığında, hayatımın en kötü dönemlerine ait o fena hatıralar geri geldi. Yalan yok; hemen de okuyamadım… Kabul etmiş olsam da teoride hatalarımı, pratikte bunları uygulamasını yaşatmak çok kolay olmuyor ancak kitabı okumaya başlayınca “Ah!” dedim. Keşke bu kitap 10 sene evvel karşıma çıksaydı.

Kitap yazarın kendi çocukları ile ilgili çok komik bir anekdot ile başlıyor. Bilinçli bir tercih bence; insanın içini rahatlatıyor “Yahu, tek manyak ebeveyn ben değilim! Hepimiz hata yapabiliyormuşuz” dedirtiyor.

Ebrar’ın çok özenli tercümesi ile okuması çok keyifli olan bu kitap aslında safi bir ebeveynlik kitabı değil. En çok sevdiğimiz ve en çok sevmememize rağmen bizden bağımsız bireyler olduklarını kabullenmekte zorlandığımız çocuklarımızı tanımak, kabul etmek, eğitmek, yönlendirmek adına kendi iç mücadelemizi, kendimizi ne kadar iyi tanıdığımız, hangi kalıp ve etiketlerle büyüdüğümüz ve bunların olduğumuz kişiyi nasıl oluşturduğu araştırmasını öğreten ve bu yönde tavsiyeler ve çalışmalar sağlayan kıymetli bir kaynak. İyi bir ebeveyn olmanın en iyi yolunun, adımlarını farkındalıkla atan bir insan olmak olduğunu hatırlatan Bağırmayan Anne Baba Olmak; bence sadece ebeveynlerin değil, kurduğu ilişkilere değer veren ve daha sağlıklı ilişkiler kurmak isteyen her insanın okuması gerektiği bir kitap.

Özellikle ebeveynlik baskını 2 kat hisseden bekar ebeveynlere şiddetle tavsiye edeceğim bu kitabın benim okuduğum ve bir diğer kopyasını sizlerle paylaşmak isterim. 9 Temmuz tarihine kadar bu yazının altına yorum bırakan 2 okuyucuya kitapları seve seve hediye edeceğim. Hediye olarak alamayanların da kitabı mutlaka alıp okumasını isterim.

Ebrar’a da bu kıymetli kaynağı Türkçeleştirip daha çok okunması için bulunduğu katkı için de ayrıca teşekkür ederim. İyi ki varsın!

Etiketler : , , ,

Bu Yazıya 21 Yorum Yapıldı.

  1. Oya Reply

    Bende bu kitabı çok merak ediyorum bekar ikiz annesi olarak yanlış birşeyler yapmak istemiyorum

  2. Ozden Reply

    O zaman şansımı deniyorum. Yakın zamanda en çok ihtiyacım olan bu kitap olabilir.

  3. Fadime Reply

    Benimde merak ettiğim bir kitaptı en kısa zamanda okumak istiyorum umarım şansım açıktır 🙂 sevgiler.

  4. Bedriye Genç Reply

    Bende almak isterim bu kitaba ihtiyacım var çünkü ne kadar istemesem de bazen kendimi çığlık çığlığa bağırırken buluyorum 😦😦

  5. nisa Reply

    Bakalım belki bana da kısmet olur bagirmamak inşallah… ben türk bi yazar yazdi zannediyordum. meğer yabanciymis okumak isterim..

  6. Damla Reply

    Kuvvetle muhtemel okurken bir ben çıkarıp yerine başka bir ben yerleştireceğim…

  7. feray Reply

    Kendimi tam gözlerimi büyütmüş gardımı almış sesimi yükseltmiş bağırırken bulup virajı dönerken yumuşatıp sakinleşemesem bile onun dudak büküşü gözlerinin dolmasıyla bin pişman halde buluyorum çoğu zaman.. ve ufacık bir konuda bile böyle büyüklük taslama lüksünü kendimde buldugum için yetişkin olmaktan utanabiliyorum.. ama ögrendiğimiz bu yöntemi de bir anda bilinçaltımızdan silmek kolay değil işte.. öyle gördük öyle bildik 🙁 okuya okuya iyileşeceğiz sanırım.. Çok gördüm paylaşımlarda kısmet olmamıştı okumak.. Katılmak isterim bende..

  8. Nevsen Guler Reply

    Bağıran bir babayla geçen ömrümü, bağıran bir kocayla da surduremedim daha fazla… bağırma konusunda ben de masum değilim ama frenlemeye gayret ediyorum. Şansım yaver girsin, kitap benim olsun. 🙂

  9. Hilal Reply

    Gerçekten yeni ayrılan biri olarak ne denli tahammülsüzlüklerinizin olduğunu ve ufak şeylere bile büyük tepkiler verdiğinizi anlayabiliyorum.. çünkü şu an bende öyleyim 🙁 6 ay oldu yeni düzenimize başlayalı, zor…

  10. Birsen Reply

    Ayrıldığının ilk yılları beni cok zorladı ben gerildikçe o da çok geriliyordu dedim geçecek mi bu zamanlar dahs sakin olabilecekmiyim hee yukseliste baska bir şey öğreniyor insan

  11. Bahar Reply

    Cok haklisinizz bu kitap iyoymiss bilmeden istemeyerek de olsa knsan snirlensiyor helemi hersey annnedd bitoyor isee bemde iatoyorum bu litabii belki yolumuzz acar isik olur bana ve kizimaaa

  12. Ceren sezgin Reply

    Ah ah annemin hastalığı ve ölümü oğlumun 6. Ay ve sonrasına geldi bende o bağıran annelerden oldum biranda

  13. nurşenay ekerim çivi Reply

    Bu gün eşimi kaybedeli bir yıl oldu.bir trafik kazasında kaybettim onu ve hayatım o andan itibaren tamamıyla değişti.bir yıldır oğlumla oldukça zor zamanlar geçirdik her ne kadar yaşadığım zorlukları buhran ve bunalımları ona hissettirmemeye çalışsam da malesef bunu tam anlamıyla başaramadım. Kitabın bizim için faydalı olacağı kanısındayım.

  14. Nilgün Reply

    Ben de çok muhtac hissediyorum bu tür bir desteğe..bebekliklerinde gösterdiğim sabrı ve yumuşaklığı şimdi gösteremiyorum maalesef ve ergenligin bir adım önündeler.sanki daha az anne gibi hissediyorum 😞😞

  15. Ufuk Reply

    Bağırmamak mümkünse,incitmeden gözümüzden sakindiklarimizi korumaksa hedef ben de bu kitabı istiyorum =))

  16. Deniz Reply

    Büyük bir merakla okumak isterim umarım şans bu sefer benden yana olur!

  17. Deniz Reply

    Büyük bir merakla okumak isterim. Umarım bu sefer şanş benden yana olur! İyi ki varsınız!!

  18. emine Reply

    daha bu sabah erken den uyandığı için bağırdım ona. oysa o kadar çok seviyorum ki.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir