Geçen gün oğlumun çekmecelerine temiz çamaşırlarını yerleştirirken, daha önce görmediğim bir t-shirt ile karşılaştım. 3-4 hafta önce de üzerinde ilk defa gördüğüm bir kazak ile eve gelmişti. Bekar anne iseniz ve çocuğunuz arada baba ve baba akrabaları ziyaretine gidiyorsa, bu alışmanız gereken bir durum oluyor. 
Ben elimde, kendimin asla almayacağı ve oğlumun da sevmeyeceğinden emin olduğum t-shirt ile dururken; oğluma aldığım ilk çamaşırlar, babası ile aldığımız ilk minik çorap ve tulum takımı ile ne kadar heyecanlandığımızı hatırladım. Sonra da geldiğim noktaya baktım. Alt tarafı bir t-shirt ama oğlumun babasını ve özellikle babannesine ziyaretinden sonra gelen kirli çamaşır yığınını, bu t-shirt’e yaptığım gibi kah hüzünlü, kah kızgın bir muamele çekiyorum. Bir an geçmişe dönüyorum sonra bulunduğum noktayı hatırlıyorum. İlk heyecan ile yeni anne baba olacak çiftin heyecan ile yaptığı bebek alışverişinden, bir birlerini artık tanımayan iki insanın ortak noktalarının bir çocuk olup da, o çocuğu birbirlerinden ayrı, farklı bakış açıları ile büyüttüklerini düşünüyorum. Ortak karar ile alınan bebek tulumu, gün geliyor baba evindeki çamaşır ile anne evindeki çamaşır oluveriyor. “Yedek pijama koydum” diyorum, “bizde varpijaması” diyor. Yeterince temiz mi o pijama, kumaşı yumuşak mı ki hı?
Oğlumun dışarıdaki ziyaretlerinden sonra bize gelen çamaşırlar daha eve girer girmez çantası ile çamaşır makinesine gider ve içeriği, temiz veya kirli, makinenin içine boşaltılarak yıkanır. Kendimce negatif enerjiden arındıramadığım, yıkanıp iyice kurumayan hiç bir çamaşır oğlumun dolabına giremez. Bazen, geçen sefer olduğu gibi, çantayı boşaltma işlemini oğlum yapıyor. Hiç giymediği ve bu nedenle temiz saydığı çamşır çekmeceye tıkıştırılyor, geride ne ne varsa makineye atılıyor.
Saymak bile istemediğim kadar çok seferde de babasının bir çamaşırı çıkıyor makineden, yıkanmış ve benim asmamı bekliyor. Eskiden çok iyi tanıdığım ama artık benim ile yaşamayan bu yabancı adama ait benim ona aldığım bir eşofman altı veya oğlumun olamayacak kadar büyük olduğu için babasına ait olan ve üzerine “bekarım mutluyum”  “Viva Brezilya” v.b. sloganlar yazan hiç görmediğim t-shirt’ı makineden ıslak ıslak çıkardığımda direkt siyah bir çöp poşetinin içine koyup kapının önüne bırakıyorum. İyi günümdeysem kurutup çöp konteynırının kenarına askı ile asıyorum, ihtiyacı olan kağıt toplayıcısı alıp gidiyor.
Tamam kibarım, barışçılım da adamın çamaşırlarını yıkayıp, ütüleyip de geri yollayacak kadar değil. Koca herif! Kendi çamaşırlarını da kendi yıkasın. Neden çocuğun çantasına koyuyor ki! Ya da, daha da kötüsü, nasıl bir düzensizlik içerisinde yaşıyor ki kendi pis çamaşırı ile çocuğunkiler iç içe!
Ayrıca, oğlumun neyi giyip giymeyeceğinden hiç mi hiç anlamıyorlar. Mavi, kırmızı yakalı, bisiklet resimli t-shirtmış peh! Ben alıyorum ki zaten ona istediği gibi kuru kafalı, canavarlı t-shirtler.
Etiketler : ,

Bu Yazıya 14 Yorum Yapıldı.

  1. GüzelDuruGünler Reply

    ya bayıldım yazına gülümsettin beni 🙂
    takiptesin mina; biçok sefer yorum bırakamasamda seni okumak rahatlatıyor beni.
    benim gibi annelerin varlığını bilmek güç veriyor bana.
    içtenliğin yazından geçiyor karşı tarafa emin ol.
    ne diyim oğluşunla zevklerinizden ödün vermediğiniz tertemiz güzel güzel günler diliyorum ikinizede:)
    eski eşin kirli çamaşırlarıda layık olduğu yere aynen devam 🙂

  2. Mina Reply

    🙂 Çok teşekkür ederim. Bende analı kızlı maceralarınızı keyifle okuyorum. Resmen gün be gün büyüyor Duru, bunun çok uzaktanda olsa bir parçası olmak çok güzel. O bol yeşillikli kısırını da merak ettim 😉
    Bende sana ve Duru'ya sevgi dolu, sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum. Dualarımdasınız.

  3. GüzelDuruGünler Reply

    büyüdü ya benim bile inanamadığım oluyo öyle güzel cümleler kuruyor ki diyorum hangi arada büyüdüde dillendi bukadar 🙂
    zaman geçiyor bişekilde onlar da büyüyorlar Allaha bahtlarını güzel eylesin evlatlarımzın..
    kısıra gelince yakınlarda olsakda tadına baktırabilsem valla şahane oldu bi de bol ekşili :))
    şaka bi yana aynı güzel dilekleri duaları diliyorum senin ve oğlun için Allaha emanet olun canım benim..
    Sevgiler 🙂

  4. Mina Reply

    Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendimle dalga geçmeyi seviyorum keza çok daha büyük problemlerin olduğu bir dünyada ne kadar şanslı olduğumu hatırlatıyor 🙂

  5. Semi M.Eller Reply

    Seninle hep farklı taraflardan bakıyorum bazı şeylere. Bu anlattığın açıdan bakmak hiç aklıma gelmez normalde. İnsanların hassasiyeti zamanla değişiyor.
    Çok öpüyorum seni Mina`cım:)

  6. Falname Reply

    Bence çok doğru düşünüyorsun. İnan tiksindim birden; o çamaşırı sanki ben ellerimde tutuyormuşum gibi geldi. Biliyorum çünkü; bazen bir bakış bile nasıl insana batabiliyorken bir de hiç işin yokmuş gibi "yanlışlıkla" çantaya karışmış kirli çamaşırı yıkacayaksın! (Not: bu yorumu yazarken senin eski eşine değil, benim kendi geçmişimdeki "eski"lere kızdım yeniden.)
    😉

  7. Mina Reply

    Aman Derya benimkine de kızabilirsin gayette. Tek ses olmuşuz şurada senin'i benim'i mi var :))
    Sevgiler 🙂

  8. AnneAyça Reply

    Tek başına bir oğlan büyütmek mi ?? Okuyunca kendimi gördüm bir an 😉 Ortak yönler ne çok…Maceralı bir hayat bu bilirim 🙂 kolaylıklar..içimden geçirip de yazamadiklarimi okudum 🙂 takiptesiniz efenim 😉

  9. Mina Reply

    Çok sevindim yaw yalnız değiliz 🙂 Ben de okumaya başladım sizi, çok eğlenceli. Geçmiş doğum gününüz kutlu olsun. Sevgiler efenim :))

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir