Tam tamına 10 ay süren, acılı bir süreçten sonra blogu taşıma ve tamamlama işlemi bitti. Acılı oldu çünkü her bir yazıyı tekrar tekrar okumak zorunda kaldım ve, evet, hala çok hatası ve eksiği var ama boşandığım günden başlayarak; geçmişe döndüm. Meğer ne çok şey yaşamışım, neleri unutmuş neleri de hiç unutmamışım. Açıkçası çok defa da “acaba bıraksam mı, yazamıyorum artık” diye de çok düşündüm. İş değiştirdim; aşık oldum, aşktan düştüm; oğlum büyüdü, ergenliğin yeni bir yüzünü gördüm; babam girdi hayatıma, tekrardan çıktı; kabuslarım oldu, hayallerim yenilendi… son bir kaç ayda çok şey yaşadım ama hiç biri de kolay değildi. Meğer kolaylaşacak dediğimiz, başımıza gelen şeylerin kolaylaşması değil; aldığımız dersler ve edindiğimiz tecrübelerden dolayı baş etme yöntemlerimizin kolaylaşmasıymış.

Silmeyi öğreniyorsun mesela. Seni üzenleri, için acısa da daha fazla üzmesine izin vermeden silmeyi öğreniyorsun. Afetmeyi biliyorsun ya…öfkelenmeyi öğreniyorsun. Öfkeyi biliyorsan da afetmeyi öğreniyorsun. Aslında öğrendiğini sandığın şeylerin dersinin bitmediğini görüyorsun. Bitti dediğin bir şeyi yeniden yaşıyor ama daha çabuk sıyrılıyorsun, çamura batmadan, üstün başın daha temizken kurtuluyorsun. İnanmayı seçiyorsun, kandırılmayı da; çünkü insan olmaktan vazgeçmiyorsun. Üzülüyorsun çok…çok üzülüyorsun sonra da “yapacak bir şey yok, hata bende” diyor yoluna bakıyorsun. Bırakıyorsun; o ayrıma geldin mi herkesi yoluna bırakıyorsun, son bir kere  sarılıp kendi yoluna devam ediyorsun. Başın dik, yüreğin yansa da içini ferah tutuyorsun…asla alçalmıyorsun, sana yakışanı yapmaya devam ediyorsun…inançlarına ters düşmüyorsun. Zor olsa da, doğru olan yolu seçiyorsun.

Aman işte… öğrendiğim şeyler bir kenara halen dostlarım var ama halen yalnızım. Halen anneyim ama artık daha başka bir anneyim; bebeğim değil, genç bir oğlum var. Kalbim sevgi ile çarpabiliyor hala ama henüz kırılacağı da varmış meğer. Halen aptalım çok, halen kırık ama hepsinden de öte halen kadınım, hep anneyim. Yaptığım işten de ne yazık ki hala mutluluk duymuyor ama verdikleri için şükrediyorum.

Yaşım 36 oldu. Bazı hayaller raftan indi, diğerleri de sandığa kitlendi bir daha asla açılmamak üzere.

Sözüm var kendime; bu sene daha çok yazacağım. Belki biraz daha farklı şekillerde yardım etmeye çalışacağım, belki daha farklı anlatacağım ama vazgeçmeyeceğim. İhtiyacı olanlar için burada olmaya çalışacağım.

Yeniden merhaba…

Etiketler : , , ,

Bu Yazıya 3 Yorum Yapıldı.

  1. Semi Reply

    Oley! İlk yorum benden mi yoksa:))
    Çok güzel olmuş blogun. Benim de bir el atmam lazım bloguma. Tembelim işte.

    • admin Reply

      Eveeet 🙂 İlk yorum senden …. Çok sağol, tembellik yapma 😉 yardım ederim.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir